DİĞER HABERLERİ

29 KASIM 2016
ÖNE ÇIKANLAR

Güreli, Süper Lig ve TFF 1. Lig maçlarının yayını için geçen hafta yapılan ihalenin 500 milyon dolara alıcı bulduğunu anımsatarak, yeni dönemde kulüplerin gelirlerinde yüzde 35-40 oranında bir artış olacağını söyledi.

Kulüplerin kasalarına girecek bu parayı çok dikkatli harcaması gerektiğini vurgulayan Güreli, "İyi bir ihale oldu. TFF ile Kulüpler Birliği Vakfının müştereken oluşturduğu bir komisyon, başarılı bir ihale sonuçlandırdı. Havuz sisteminin başladığı 1996 yılından itibaren 17-18 kat artış sağlanmış oldu." diye konuştu.

TFF Başkan Vekili Hüsnü Güreli, Süper Lig kulüplerinin borçlarında son yıllarda büyük bir artış olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kulüplerin 10 yıl önce 1 milyar, 5 yıl önce 2,5 milyar, bugün de 5 milyar lira civarında borçları var. Bu rakam çok tehlikeli bir boyuta gelmiş durumda. Zira Süper Lig kulüplerimiz 500 milyon lira civarında bir zarar üretiyorlar. Yani karlı bir operasyon değil. Dolayısıyla bu zarar, borcun her sene artmasına neden oluyor. Bu borç da katlanarak büyüyor. Bu borç miktarına bir yerde 'dur' demek lazım. Bunun da tek yolu TFF olarak yürürlüğe koyduğumuz lisans talimatı. UEFA sistemi ile benzer olan bu sistemde denk bütçe prensibi var. Kulüpler bu prensibe uygun olarak hareket edip, her yıl gelirlerinin yüzde 10-20'si kadar borç kapatmaya doğru giderlerse bu iş çözüme kavuşur."

Güreli, lisans talimatı çerçevesinde TFF 1. Lig'den 6 kulübün puanının silindiğini hatırlatarak, "Lisans talimatında iki temel kural var. Birisi borçlu olmamak diğeri de denk hesap. Burada tanınan hoşgörü rakamı, giderlerin, gelirlerin yüzde 20'sini aşmamasıdır. Hiç affedilmeyen limit yüzde 35'in aşılmasıdır. Yani 100 lira geliri olan bir kulübün 135 lira üzerinde bir giderinin olması hiç bir şekilde kabul edilemiyor." ifadelerini kullandı.

"NEDENSE HEP DENİZİN BİTTİĞİNİ GÖRMEK İSTİYORUZ"
Hüsnü Güreli, kulüplerin kötü sonuçla karşı karşıya kaldıktan sonra harekete geçtiğini dile getirerek, "Maalesef nedense hep denizin bittiğini görmek istiyoruz. Nasihat ile değil, sonuçlarla hareket ediyoruz. Bu çok yanlış bir şey. UEFA lisansına tabii kulüplere, bazı yaptırımlar, cezalar ve anlaşmalar sonucunda müeyyideler uygulanıyor. Ulusal lisansımız bütün kulüpleri kapsıyor. Biz baştan önlem alarak, bunu kendimiz uygularsak UEFA ile bir ceza durumumuz kalmayacak. İnşallah böyle olur." değerlendirmesinde bulundu. 

Süper Lig ve TFF 1. Lig kulüplerinin büyük bir kısmının dernek olarak faaliyet gösterdiğini dile getiren Güreli, şunları kaydetti: "Kulüplerin yaklaşık yüzde 40'ı da Spor AŞ oldu. Fakat bu şirketlerin hepsinin sahibi yine dernekler. Derneklerin de binlerce delegesi var. Her gelen yönetim sorumlu ya da sorumsuz şekilde belirli harcamaları yapıyor, borcu bir noktaya ulaştırıyor ve kendisinden sonra gelen yöneticilere devrediyor. Burada çok basit sistemler olabilir. Örneğin aldığınız borç miktarı belli ise yasal bir tarih konur. O tarihten sonra yapılan ekstra borçlanmalardan o yöneticiler sorumlu olur. O zaman da sorumlu davranırlar. Şu anda yöneticilerimizin, bir çeki imzalarken ya da bir havale talimatı verirken şahsi hiçbir sorumlulukları yok. Sadece kulüplerini borçlandırıyorlar. Bu son derece yanlış bir sistem."

Kulüplerin sorunlarına çözüm bulmak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Güreli, "Benim 20-25 senedir söylediğim bir şey var; mali başarılarına öncelik versinler. Denk bütçeye, gelir gider dengesine dikkat etsinler. Bunu taraftarlarına, delegelerine ve kongre üyelerine iyi anlatsınlar." şeklinde görüş belirtti.

"KULÜPLERİN GEÇİCİ TEDBİRLERLE HAYATINI SÜRDÜRMESİ ÇOK ZOR"
Hüsnü Güreli, kulüplerin yaşadığı mali sorunlar nedeniyle önceki sezonlara göre, özellikle transferde daha dikkatli davranmaya mecbur kaldığına dikkati çekti.UEFA ile anlaşmaları olan kulüplerin futbolcu satmadan ya da öz kaynaklarını arttırmadan transfer yapamadığını vurgulayan Güreli, sözlerine şöyle devam etti: "Bu zaten doğal bir sonuç. Bu Türk futbolunun küçüleceği anlamına gelmez. Ekonomide küçülerek büyüme diye bir kavram var. Burada öz kaynaklara dönme, altyapılar ve daha değişik sistemler teşvik edilebilir. Amatör ve altyapılardan profesyonelliğe geçişlerin teşvikiyle, belki Türkiye çapında bir futbol akademisi projesiyle olabilir. Türk futbolunun yeniden yapılanma dönemini yaşaması şart. Kulüplerin geçici tedbirlerle hem yarışması hem de faiz yükü altında hayatını sürdürmesi çok zor. Her kulüp mecburen buraya gelecek. Gönül ister ki şartlar kulüplerimizi zorlayarak buraya getirmesin, kendimiz bilinçli olarak yapalım. TFF olarak, Kulüpler Birliği Vakfı ile bir seminer yapacağız. Lisans talimatını anlatacağız. Denizin bittiğini anlatacağız. Buradan çıkışın nasıl olması gerektiğini anlatacağız."

"BORÇLANMAYA KAPILARI KAPATMAK LAZIM"
Hüsnü Güreli, Türk futbolunun, Avrupa ya da başka bir yerden öğrenecek herhangi bir şeyi olmadığını aktararak, "Biz zaten bu işleri çok iyi bilen bir hukuk devletiyiz. Her türlü yasamız ve girişimci, akıllı, zeki yöneticilerimiz, insanlarımız mevcut. Biz sadece kendimizi biraz disipline etmeliyiz. Alınacak bir model yok. Model belli, denk bütçe. Yani sağdan soldan borçlanmanın yolunu aramamak lazım. Borçlanmaya kapıları kapatmak lazım." diye konuştu.Kulüp yöneticilerinin camialarına gerçekleri anlatması gerektiğini söyleyen Güreli, "Yöneticilerimizin, 'Evet yarışacağız ama sportif olarak yarışacağız. Bu bir spordur, bütçemiz budur. Bundan sonra önümüzdeki 3-5 yıl için bir plan yaptık. Hep birlikte bu plana uyacağız.' demesi lazım. 'Ne pahasına olursa olsun, ne kadar feci koşullar altında borçlanırsak borçlanalım illa ki bu yarışta başarılı olmak için saf tutalım.' derseniz yanılırsınız. Mali başarı olmadan sportif başarı da gelmiyor. " ifadelerini kullandı. 

"İHALENİN YARISI TÜRK LİRASI BAZINDADIR"
Hüsnü Güreli, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin yayın ihalesi sözleşmesinin Türk lirası olarak yapılması gerektiğine yönelik değerlendirmesine katıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: "Türkiye'de tüm sözleşmelerin Türk lirası ile yapılması milli bir görev olarak sağlanmalı. Belki bunun için bir kampanya bile yapılabilir. Ancak bizim ihalede, daha önce hukuken teknik şartname yazılıp yayınlandığı ve buna uygun olarak ihale sonuçlandığı için şu anda bir değişiklik yapma imkanımız bulunmamakta. Zaten doğru bulduğumuz bu taleplerin yarısını karşılamış durumdayız. 2010 yılından itibaren ihalenin yarısı Türk lirası bazındadır. Kulüplerimizin tüm transferleri ve futbolcu ödemeleri maalesef sözleşme serbestisi gereği dolar ve avro ile yapılmış. Burada kulüplerin de bir şekilde ayakta kalabilmeleri ve korunabilmeleri açısından bir kısmı dolar olması düşünülmüş. 6 sene önce bu şekilde dizayn edilmiş. Bizim TFF olarak bir dahlimiz ve tahsilatımız yok. Gönül ister ki futbolcuların sözleşmelerini, onları ikna ederek Türk lirası ile yapalım. Belki bir sonraki ihalenin tamamını Türk lirasına çevirmek çok rahatlıkla mümkün olabilir."

Hüsnü Güreli, Süper Lig maçlarının yayın ihalesini kazanan kuruluşun, Avrupa'da 40'tan fazla ülkede yayın yaptığını vurgulayarak, "Süper Lig maçları Avrupa'da yayınlanacak. Bu şekilde bir uygulama olacağından eminim." görüşünü dile getirdi.

"MİLLİ TAKIMDA HER ŞEY TATLIYA BAĞLANDI"
Hüsnü Güreli, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ile milli futbolcu Arda Turan arasında yaşanan sorunun iletişim hatalarından kaynaklandığını anlatarak, "Hepimizin gururu milli takımdır. Bu tartışmalar milli takım ile yan yana dahi getirilemez. Bana göre iletişim hataları oldu. İşin özünde bir tartışma falan da yok. Fatih hocamız futbol direktörüdür ve bu işin patronudur. Arda çok sevdiğimiz, Barcelona'da oynayan bir evladımızdır. Dolayısıyla bu işlerde baba-oğul, ağabey-kardeş, usta-çırağın arasına girilmez. Zaten her şey tatlıya bağlandı. Her şey istediğimiz gibi gidiyor. İnşallah Dünya Kupası elemelerinde de gruptan çıkarız." değerlendirmesinde bulundu. 

Türkiye'yi Avrupa kupalarında temsil eden takımların iyi bir performans ortaya koyduğunu da ifade eden Güreli, "Mesela Osmanlıspor'un başarısı çok müthiş. Beşiktaş ve Fenerbahçe gayet başarılı gidiyorlar. Avrupa'da çok önemli deplasman galibiyetleri alarak yollarına devam ediyorlar. Eskiden Avrupa'ya gittiğimizde içimizde bir korku olurdu, öyle bir korku kalmadı. Başa baş mücadele ediyorlar. İnşallah takımlarımız gruplarından çıkarak, yarı final ve finale doğru giderler." diyerek sözlerini tamamladı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300