DİĞER HABERLERİ

25 ŞUBAT 2017
ÖNE ÇIKANLAR

Nostalji yapalım mı!.. 10 yıl öncesine dönelim. Bakalım hangi maçta hangi hakem görev yapmış.
M.Başakşehir-Fenerbahçe: BÜLENT YILDIRIM Cem Satman, Süleyman Özay
Beşiktaş-Osmanlıspor: CÜNEYT ÇAKIR Serkan Ok, Aleks Taşçıoğlu
Gaziantep-Kasımpaşa: BARIŞ ŞİMŞEK İsmail Köse, Gökhan Memişoğlu
Konya-Manisa: HÜSEYİN GÖÇEK Kemal Yılmaz, Erdem Bayık
Kayseri-Antalya: FIRAT AYDINUS Süleyman Özay, Muharrem Yılmaz
Konya-Denizli: SERKAN ÇINAR Alparslan Dedeş, Aleks Taşçıoğlu
Beşiktaş-Bursa: TOLGA ÖZKALFA Muhittin Gürses, Serkan Akarca
Konya-Kayseri: HALİS ÖZKAHYA Utku Yılmaz, Nihat Samuk
Bursa-Gençlerbirliği Oftaş: SUAT ARSLANBOĞA Alparslan Dedeş, Mustafa İspiroğlu

10 yıl önce de bu hakemler görev yapıyordu. Yine bu hakemler görev yapıyor.
Düdük hakemleri aynı! Yardımcı hakemler bile neredeyse aynı. 10 yıl önce değişik haftalardan seçmece olarak aldığımız bu tablo, bazı gerçekleri net olarak ortaya koyuyor.

Hatta bırakın 10 yılı, aralarında 14-15 yıldır Süper Lig'de düdük çalanlar var.
İsim isim de yazabilirim. Tarih 29 Eylül 2001... 16 yıl önce... Süper Lig'de MalatyaRize maçı... Hakem CÜNEYT ÇAKIR... Yardımcılarından biri de Aleks Taşçıoğlu... Aleks de halen Süper Lig'de yardımcı hakemlik yapıyor.

Tarih 17 Ağustos 2003... 14 yıl önce... Süper Lig'de Elazığ- Konya maçı... Hakem FIRAT AYDINUS... Gözlemci Engin Kurt... Engin Bey de halen Süper Lig'de gözlemcilik yapıyor. Tarih 30 Ağustos 2003... 14 yıl önce... Süper Lig'de Elazığ-Adana maçı... Hakem BÜLENT YILDIRIM... Yardımcılarından biri Cem Satman... Cem de halen Süper Lig'de yardımcı hakemlik yapıyor.

Söylemeye gerek yok. Bu isimlerin her birinin en az 20-25 yıllık hakem geçmişi bulunuyor. Buralara gelmeleri kolay olmadı haliyle. Ama sıkıntı şu: Hepsi çok yıprandı. Yerlerine yeni isimler gelmedi. Getirilmedi.

YAŞLARI İLERLEDİ
Ülkemizde hakemliği bırakma yaşı 45 idi. Ama geçen yıl 47’ye çıkartıldı. Önümüzdeki sezon sonunda bazı önemli hakemlerle yollar mecburen ayrılacak. Kısa bir zaman sonra sıra hepsine gelecek. Problem şu: Gideceklerin yerini kimler, nasıl dolduracak?

VE DENİZ BİTTİ
14-15 yılda futbolcular değişirken, yöneticiler değişirken, teknik adamlar değişirken... Yıpranan hakemler hiç değişmedi. Çünkü değişebilmesi için bir düşünce ve bir eylem gerekiyordu. Genç hakem yetiştirmek gerekiyordu. Bugüne kadar... Her MHK, günü kurtarmaya çalıştığı için... Her MHK sadece üst düzey hakemlerle ilgilendiği için... Gözlemcilerle hakemler arasındaki ahbap-çavuş ilişkisi inanılmaz boyutlara ulaştığı için... Hakemler de “Nasıl olsa ben öyle de maç alıyorum, böyle de” dediği için... Sonuç acı oldu... Deniz bitti.

YILLAR YORGUN BEN YORGUN!
3 günde 1 yapılan maçlarda 25-30 yaşındaki futbolcular bile çok zorlanıyor. Hakemler için durum daha kötü tabii... 40’ına merdiven dayamış ve hatta 45’ini yakalamış hakemler haliyle bu tempoya ayak uydurmakta güçlük çekiyorlar. Hafta içi yapılan ağır antrenmanlar ve yorucu yolculukları bir kenara koyun. Her hakem her maçta 10 kilometreden fazla koşuyor. Her maçta her kararı doğru vermeleri gerekiyor. Taraftar, medya ve kulüp baskısına direnmeleri gerekiyor. Kendi bünyelerindeki müthiş rekabeti de eklemek gerekiyor. Tüm bunlar birleşince ortaya aşırı derecede yıpranan hakem profilleri çıkıyor. Süper Lig’deki hakem sayısının bir anda 22’ye düşürülmesi... MHK Başkanı Yusuf Namoğlu’nun da bu 22 hakem arasından 10-12’sine ağırlık vermesi... İnanılmaz sıkıntılar yarattı. Profesyonel hakemliğin cazibesi de tüm bunlara tuz biber ekti. “Daha fazla maç, daha fazla para” derken... Film koptu.

TFF’DEN POPÜLİST YAKLAŞIM!
Eski bir MHK Başkanı ise üstüne basa basa aynen şunu söylüyor: “Futbol Federasyonu, önceki yıl üst düzey hakemlerle profesyonel sözleşme imzaladı. Hem de her bir hakem ile 4’er yıllık... Düşünebiliyor musunuz, sürekli kavganın yaşandığı ve kişilerin değiştiği bir mecrada 4’er yıllık sözleşme... Üstelik her bir hakemle değişik ücretler karşılığında... Sonra ne oldu? O sözleşmeler kaldırıldı. “Üzgünüz” denildi. Sözleşmeler şimdi 1’er yıla indirildi. Hatta 10’ar aya... Futbol Federasyonu, hakemlere şirin gözükmek adına o günlerde öyle yapmıştı. Hakemler de TFF’ye güvenmişti. Bu güven doğrultusunda kimi hakem 10 yıllık, kimi de 20 yıllık işinden istifa etmişti. Kimi de borca girmişti. TFF’nin o günlerdeki popülist yaklaşımına alkış tutmanın sonucu işte budur.” 



KELLELER ALINDI, VERİLDİ!
Zekeriya Alp’in başkan olduğu dönemi hatırlamak gerekir. Fırat Aydınus, Halis Özkahya ve Barış Şimşek gibi üst düzey isimlerin kelleleri istendi. Ama Zekeriya Alp minnacık taviz vermedi. “Hakemime kimse dokunamaz” dedi. Gerekirse anında MHK başkanlığını bırakacağını söyledi. Peki, sonraki dönemlerde ne oldu? Üst düzey 4 hakemin kellesi gitti. Kimlerin mi?.. Deniz Ateş Bitnel, Çağatay Şahan, Süleyman Abay, İlker Meral. 

YAP-BOZ TAHTASI GİBİ!
Görevde bulunan her MHK ile bir önce MHK arasında genelde büyük görüş ayrılıkları bulunuyor. Bir MHK’nin el üstünde tuttuğu ya da “Yarınlarda çok iyi olacak” dediği pek çok isim, diğer MHK tarafından dışlanabiliyor. Bu yüzden kadrolar yap-boz tahtası haline geliyor. Mesela Kuddusi Müftüoğlu başkanlığındaki bir önceki MHK, 39 kişilik üst klasman hakem sayısını bir anda 22’ye indirdi, 22’nin dışında kalan 17 hakemi ise bir alt kategori olan A klasmanda tuttu. Fakat bu kadro belirlendikten sonra göreve gelen Yusuf Namoğlu başkanlığındaki mevcut MHK, Kuddusi Müftüoğlu’nun belirlediği 22 kişilik kadrodaki bazı hakemlere Süper Lig’de bir tek maç bile vermedi. Bazılarını ise Süper Lig’de son derece az maçta görevlendirdi. Gözlemci kadrosu için de benzer durumlar yaşanıyor.



TESTLERDEN KAÇIYORLAR
Eski bir MHK Başkanı aynen şu iddiada bulunuyor: “Halen Süper Lig kadrosunda bulunan hakemlerin çok önemli bölümü atletik testlere girmekten kaçıyorlar. Çünkü başarılı olamıyorlar. Belli isimlerin dışında kalanlar ya rapor alarak, ya da başka mazeret bularak günü kurtarıyorlar. Özellikle Yoyo testi çok ağır olduğu için çeşitli bahaneler üretiyorlar. Mesela bu ayın 8’inde Antalya’da yapılacak olan atletik teste kaç hakem katılacak? Hepsi katılacak mı? Mümkün değil. Katılmaları zorunlu ama birileri ya kaytaracak ya da kaytarmaya çalışacak. Peki kaç hakem bu testlerde başarılı olacak? Göreceğiz. Katılanların da bir bölümü dökülecek. Bu vahim tabloyu kimsenin görmemesi için atletik testler medyaya kapalı olacak.

SAKATA DA GELDİLER
Bu sezon içinde Barış Şimşek, Bülent Yıldırım, Halis Özkahya, Serkan Çınar ve Fırat Aydınus’un yanı sıra Ümit Öztürk sakatlandı. Kimi antrenmanda sakatlandı, kimi de atletik test sırasında... Hakemlerin yoğun maç, antrenman ve seyahat temposu içinde ciddi sakatlıklar yaşaması camiada çok değişik tartışmaları da beraberinde getirdi.

BÖYLE AŞI MI OLUR!
Geçen sezonun devre arasında bir gençlik aşısı yapılmaya çalışıldı. Nasıl mı? Kuddusi Müftüoğlu başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu, “Çok ümitliyiz” diyerek, 5 ismi Süper Lig kadrosuna aldı. Kim bunlar? Emre Malok, Hasbi Dede, Arda Kardeşler, Oktay Taş ve Emre Altun. Peki ne oldu? Sadece Arda Kardeşler üst düzey maç yönetiyor. Diğer 4’ünü sormayın. Kimi dışlandı, kimi koşamadı, kimi alt ligde maç yönetiyor, kimi hakkını hukuki yoldan aramaya çalışıyor. Kesin olan şu: Aşı yapmayı bile bilmiyoruz.

FIFA KOKARTI BİLE ÇOK UCUZLADI
Peki bu 10 yılda üst düzey kaç hakem yetişti? Mete Kalkavan, Ali Palabıyık... Başka? Zorlamaya gerek yok. Sermaye tükendi. Araba duvara tosladı. Zaten bu yüzden değil mi, 7 kişilik FIFA listesi için bile isim bulunamıyor. Mecburiyetten dolayı bazı isimler alınıyor. Süper Lig’de sadece 2 yıllık geçmişi bulunan isimlere FIFA kokartı takılıyor.

YARIN:
❱ Hakemler ve gözlemciler ne kadar kazanıyor?
❱ Profesyonel hakemlik gereği yapılan sözleşmeler hakemleri nasıl etkiliyor?
❱ “Daha fazla maç, daha fazla para” düşüncesi nasıl oluşuyor?
❱ Niçin bazı isimler hiç maç yönetmiyor?
❱ Hatalı rapor yazan gözlemcilere nasıl yaptırım uygulanıyor?


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300