DİĞER HABERLERİ

28 MART 2017
ÖNE ÇIKANLAR

Yaygın bir görüş var, “Bu sezon yaşanan hakem hataları, bugüne kadar hiç yaşanmadı” şeklinde. Doğru. Ama bir hatırlatma yapayım. Geçen sezon Merkez Hakem Kurulu’nun başında bulunan Kuddusi Müftüoğlu, devre arasında Antalya’da yapılan seminerde, “Evet, hatalarımız oldu ama bizden önceki MHK’de daha fazla oldu” dedi. Alkışlandı. Şimdiki tablo ise şu: Mevcut Merkez Hakem Kurulu, “Evet, ligin ilk yarısında büyük hatalar oldu ama geçen yılki MHK döneminde çok daha fazlası oldu” görüşünü taşıyor. Dilerim, yanılırım ama... Bir sonraki MHK Başkanı da benzer konuşmayı yapacak.

HAKEM CAMİASI 60-70 KİŞİ ETRAFINDA DÖNÜYOR

Ülke hakemliği yaklaşık 60-70 kişi arasında dönüyor. Koca camianın kaderini hep belli kişiler belirliyor. Bu sayının 15-20’si üst düzey hakemler... Son 15-20 yılda bu 15-20 hakem düdük çaldı zaten. Bu sayının 20-25’i üst düzey gözlemciler... Hangi MHK gelirse gelsin, hep belli gözlemciler görev yapıyor. İskelet kadro sabit kalıyor. Bu sayının 20-25’i de Merkez Hakem Kurulu üyeleri... MHK 9 kişiden oluşuyor. Ama hemen her yıl bir MHK değişiyor. Birileri gidiyor, birileri geliyor. Çark 20-25 kişilik bir grup etrafında dönüyor.

HERKES GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞTI

❱ Göreve hangi MHK gelirse gelsin günü kurtarmaya çalıştı. Yarınları kimse düşünmedi. Belli hakemlerle yola devam edildi.

❱ Son 5 yılda 5 MHK değişti. En basitinden soru şu: Yusuf Namoğlu iyiyse... Yollar daha önce niye ayrıldı? Kötüyse... 3. kez göreve niye getirildi?

❱ Tecrübeli hakemler çok yıprandı. Yıpratıldı. Hata yapsalar bile kendilerine sürekli maç verildi.

❱ Süper Lig hakem kadrosu son 10 yıl içinde 10-12 isim etrafında oluştu.

❱ Hakemlerle gözlemciler arasındaki ahbap-çavuş ilişkileri tavan yaptı.

❱ Süper Lig gözlemci kadrosunun çok önemli bölümü yetersiz isimlerden oluştu.

❱ Hakem ücretlerine yapılan müthiş zam, değişik sonuçları da beraberinde getirdi. Hakemlerin bir bölümü “Daha fazla maç, daha fazla para” derdine düştü.

❱ Büyük takımların canını yakan hakemler kara listeye gireceklerini düşündükleri için, düdük ayarları çok bozuldu. Bazı hakemler eyyamın dozajını artırdı.

❱ Camia içindeki kavgalar ve kuyu kazmalar yüzünden son derece önemli bazı isimler bir kenara itildi. İkili ilişkileri iyi tutmayı beceren kapasitesi kısıtlı belli kişiler ise camiada tutunmayı çok iyi bildi.

❱ Halen düdük çalan önemli isimler bile kendi aralarında bloklaşmaya gitti.

KARA LİSTE!

Çeşitli vukuatlar nedeniyle bazı takımların maçlarına bazı hakemler verilmiyor. Mesela Trabzonspor’un... Hangi hakemler mi verilmiyor? Cüneyt Çakır, Bülent Yıldırım, Mete Kalkavan, Tolga Özkalfa ve Volkan Bayarslan... Şöyle ki... Ligin ilk yarısında Trabzonspor’un maçlarını Ali Palabıyık 3 kez, Hüseyin Göçek, Özgür Yankaya, Serkan Çınar, Halil Umut Meler ve Fırat Aydınus 2’şer kez yönetmesine karşın, önceki vukuatlar nedeniyle Cüneyt Çakır, Bülent Yıldırım, Mete Kalkavan, Tolga Özkalfa ve Volkan Bayarslan Trabzonspor’un tek bir maçına bile verilmedi. Halen Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray da dahil olmak üzere bazı hakemlere yönelik “kara liste” var.

DÜDÜĞÜ BIRAKAN BOŞLUĞA DÜŞER

Yakın zamana kadar derbi maçlarının aranılan hakemi aynen şunları söylüyor: “Biz de iyi para kazanırdık. Ayda 2-3 maça gittiğimizde bile küçümsenmeyecek bir gelirin sahibi olurduk. Şimdiki hakemler ise bizden daha şanslı. Bu para varken hakemliği kim bırakır? Hakemlikten kopmamak ve paradan mahrum kalmamak için bazı kişilerin kafalarında tilkiler artık daha fazla dolaşmaya başladı. Bu yüzden fazla eyyam yapılmaya başlandı. Hakemliği bıraktıktan sonra bizler boşluğa düştük. Gözlemci de olamadık. Zor geçiniyoruz. Şimdiki hakemler bizi görüyor, durumu daha iyi değerlendiriyor. Büyük yatırım yaparak yüksek borca giren bu hakemler iyi bilmelidir ki... Hakemliğin garantisi yok. Sadece 1 düdüğe bakar. Hakemliği ve parayı garanti altına almak isteyen kişi... Ezilmek ve eğilmek zorunda kalır.”

TORPİLLİ HAKEMLER

Öyle hakemler var ki, baba-oğul ya da ahbap-çavuş ilişkileri sayesinde profesyonel liglerde yıllardır görev yapıyorlar. Yetenekleri kısıtlı olduğu için düdük hakemi olmalarına izin verilmiyor. Ama sonuçta ne oluyor? 4. hakemlik yaparak ve saha kenarında tabela kaldırıp indirerek iyi para kazanıyorlar.

MHK ADİL OLSUN!

Çoğu dönemde olduğu gibi bu dönemde de MHK’ye yönelik ağır eleştiriler bulunuyor. Bunların başında “Hakem atamalarında adil olunsun” sözleri geliyor.

BÜYÜKLERE DOKUNAN YANIYOR

Eski bir MHK Başkanı aynen şunu söylüyor: “Genelde Anadolu takımlarının canı yanıyor. Nasıl olsa Anadolu’nun sesi çıkmıyor. Çıksa da etkisi az oluyor. Medyada az yer buluyor. Ama büyük takımlardan biri aleyhine karar verildiği zaman ortalık yangın yerine dönüyor. Hakem yerden yere vuruluyor. MHK istifaya davet ediliyor. Federasyon yaylım ateşine tutuluyor. Hakem kara listeye alınıyor. Kara listeye girmek demek, maç alamamak demek. Maç alamamak demek, FIFA kokartını kaybetmek demek. Klasmandan düşmek demek. Ve de kariyer ve kazanç kaybı demek. Altta kalanın canı çıkıyor. İşte bu yüzdendir ki... Genelde hep büyük takımlar lehine düdük çalınıyor. Ama yine de... Büyük takımlar isyan ediyor!

OTORİTELER NE DİYOR?

BÜLENT YAVUZ: Hatasız futbol sezonu hatırlamıyorum. Lakin bu sezon bir farklı geçiyor. Birinci devrede yaşanan hakem hataları, maçların neticesine de skoruna da tesir etti. Ancak daha koca bir ikinci devre var, fazla da kötümser olmayalım. Başkan Yusuf Namoğlu’na çok güveniyorum, en kısa zamanda bu işi düzeltecektir. Devre arası semineri, hakemlere ilaç gibi gelecektir. ‘Ağır abi’ konumundaki hakemler, hataların sanki baş mimarı gibiydiler. Umarım onlar da işin farkına varmışlardır..

ERMAN TOROĞLU: Eldeki malzeme bu. Kesinlikle değişim şart. Verilen büyük paraları tekrar gözden geçirmek gerekir. Bu paraları kaçırmamak için eyyam ve hokkabazlık yapıyorlar. Yeni nesil genç hakem bulmak lazım. Bulunacak hakemlerin de kişilikli olmaları ve futbol oynamış olmaları gerekir.

AHMET ÇAKAR: Hakemlerin durumu içler acısı... Yeteneksiz ya da eğitimsiz değiller ama kafalarından 40 tilki geçtiği çok net görülüyor. Üstelik hatırı sayılır miktarda da maaş alıyorlar. Ama bu iş böyle gitmez. Yusuf Namoğlu’nun devre arasında hakemlere ciddi bir uyarı yapma zorunluluğu var.

DENİZ ÇOBAN: Türkiye’de sistem 4 büyük takım üzerine kurulu. Onlardan ses çıkmazsa diğer takımların canı cehenneme... Merkez Hakem Kurulu açısından da durum böyle. Dört büyük takımın maçında problem olmasın, gerisi hikaye. Bunca hataya rağmen Anadolu sesini duyuramıyor. MHK de hiçbir kritere bağlı kalmaksızın tepkiye göre atama yapıyor.”

SON SÖZ: Hakem camiasının göbeğinde bulunan kime sorarsanız sorun, Türk hakemliğinin duvara tosladığını söyleyecektir. Acı gerçeği herkes biliyor. Tek çözüm şu: Gençlere yatırım yapmak... Yeni isimleri ülke hakemliğine kazandırmak. Yarınları kurtarmak. Aksi takdirde... Bu daha iyi günlerimiz...


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300