MEDİPOL BAŞAKŞEHİR HABERLERİ

29 NİSAN 2017
ÖNE ÇIKANLAR

HABERTÜRK SPOR | ALİ GÜLTİKEN

Başakşehir’in flaş çıkışıyla çok renkli bir ilk yarı izledik. Doğru yapılanmanın ve istikrarın sonuç bulması ligimiz açısından çok güzel bir örnek oldu. Sakin kalabilen, uzun soluklu felsefe üretebilen istikrarlı bir yapının doğru bir teknik adamla sonuç alması, başarı olması Türk futbolunun ihtiyaç duyduğu bir nefesti. Başarının çok çarpıcı yönleri var. Lider olmanın yanında, namağlup olarak ilk yarıyı lider bitirebilmek alkışlanacak bir başarı hikayesi. Başakşehir’in bu başarılı yürüyüşünü rekabet içerisinde yakalamaya çalışan üç büyük kulübümüzün mücadelesini bu işin içerisine katmış olması da bize güzel bir ikinci yarı mesajı veriyor. İkinci yarıda daha başarılı olabilmek adına takımların yaptığı revizyonlar var. Bunların başında da oyuncu transferleri geliyor. Transfer hareketliliği, rekabetin zorladığı bir şey gibi görünse de aslında günümüz futbol endüstrisinin olmazsa olmaz baş argümanı olarak yerini almış görünüyor. Bu baskıyla bütün takımlarımızın yine ciddi bir transfer yarışına girdiğini görüyoruz. Bu takviyelerle takımlar biraz nefes, biraz da rekabet takviyesi almış olacaklar. Bu, takımlara nasıl yansır?



BAŞAKŞEHİR ŞAMPİYONLUĞA İNANMIŞ
İlk yarıda yakalamış olduğu avantajı sonuca dönüştürmek için Başakşehir’in ciddi transferler yaptığını görüyoruz. Bu hamleleri oyuncuların, teknik heyetin ve yönetimin, “Bu işi başarabiliriz. Şampiyon olabiliriz” inancı olarak okumak gerekiyor. Başakşehir sistem takımı. Birlikte hareket edebilen, taktik disipline çok sadık bir ekip. Bu, onlara büyük avantaj sağlıyor. Eldeki oyuncuların en fazla faydayla ve efektif olarak kullanımını ortaya çıkarıyor. Emre’nin liderliğinde ilk yarıyı göz kamaştırıcı bir şekilde bitirdiler. İkinci yarıda İrfan Can Kahveci’nin orta alana katılımıyla buradaki dirençleri de verimlilikleri de daha da artacaktır. Egemen’in defansa takviyesi ve bugün konuşulan gelebilecek alternatif bir santrfor transferi, Başakşehir’i ikinci yarıda bu rekabetin içerisinde istediği şekilde tutacaktır. Başakşehir’den herhangi bir kopma, istikrarsızlık veya büyük bir kırılmayı kimse beklemesin. Zirve yarışını kovalayanlar arasında Başakşehir de olacaktır.

TALİSCA 8-10 GOLE KATKI YAPAR
Geçen sezonun şampiyonu olma avantajıyla Beşiktaş, hala büyük bir fırsata sahip. İkinci yarı ortaya çıkacak şampiyonluk süreci baskısını taşıyabilecek en avantajlı takım olarak bunu kullanacaktır. İlk yarı yaşadığı sakatlıkların telafisi açısından da devre arası önemli bir zaman aralığı oldu. Özellikle Anderson Talisca’nın iyileşip geriye dönmesi, Ryan Babel’in kanatta etkili olabilecek bir oyuncu olarak transferi, Beşiktaş’ın hücum zenginliğini artırırken, daha skorer bir takım haline de getirdi.

OĞUZHAN’IN VERİMLİLİĞİ ARTAR
Anderson Talisca ikinci yarıda herhangi bir sakatlık yaşamazsa, Beşiktaş’a skor olarak 8-10 golle katkı yapar ki bu, orta alan oyuncusu için büyük katkı demektir. Talisca ile beraber Oğuzhan’ın da verimliliği tekrar artacaktır. Gelen stoperin verimliliği elbette rakamından ötürü büyük bir merak konusu. Fakat defans içerisinde yaratacağı rekabet takıma olumlu yansıyacaktır. Ersan Gülüm’ün de dönüşüyle savunma sorunları büyük ölçüde biter. Bugünlerde konuşulan bir santrfor takviyesi de doğru bir isimle gerçekleştirilebilirse Beşiktaş ikinci yarının yine en büyük favorisi olarak yerini almış görünüyor. Gelen oyuncular, Şenol Hoca’nın planladığı şekilde takım temposunu ve ritmini yükseltebilirlerse, Beşiktaş’ın şampiyonluk iddiası tüm takımların bir adım önünde gibi duruyor.

EN SIKINTILI TAKIM GALATASARAY
Zirve yarışında ilk yarıda oldukça iyi puan toplayan bir takım olarak görünse de bulunduğu konuma rağmen en sıkıntılı takım Galatasaray görünüyor. Sıkıntının sebebi; Galatasaray, ligde yol almaya çalışırken, bir yandan da kadro dönüşümünü gerçekleştirmek istiyor. Bu kolay bir iş değil. Yapılan yüksek maliyetli mukaveleler yönetimi zorluyor. Bu mukavelelerin karşılığı olan performansları da Galatasaray takımı bazı oyuncularından alabilmiş değil. Bir yandan bunları elden çıkarmaya çalışıyor, bir yandan da iç rekabeti yükseltecek, bu oyuncuları zorlayabilecek yeni transferleri kadrosuna katmaya çaba gösteriyor. Tüm bu şartlara rağmen ilk yarıda alınan puanlar Galatasaray açısından büyük avantaj... İkinci yarıda gelen oyuncuların katkısı kadar Jan Olde Riekerink’in oyun felsefesini geliştirmesi Galatasaray’ı sıçratabilir. Burada temel konu; oyuncular kadar Riekerink’in takımın direncini, mücadele gücünü ve savunmasını ne kadar arttıracağıyla da ilişkili. Bu, oyunculardan ziyade teknik direktör tarafını ilgilendiriyor. Ama Galatasaray için ikinci yarıyla ilgili hayati bir konu. Sezon başında bir dönem yaptığı, blok halinde sahanın her yerinde uygulamaya çalıştığı agresif savunma felsefesini takıma tekrar uygulatabilirse Galatasaray ikiinci yarıda çok daha verimli ve başarılı bir takım haline gelebilir. Her şeye rağmen bu potansiyeli var. Oyuncuları değiştirmekten ziyade, oyuncuların oyun felsefesini değiştirmek Galatasaray açısından daha hayati görünüyor.

ADVOCAAT FELSEFEYİ DEĞİŞTİRMELİ
Sezon başındaki şok teknik direktör değişikliği Fenerbahçe’ye ligin ilk 8 haftasını kaybettirdi. Sonrasında Dick Advocaat’ın tecrübesi, birikimi ile değişen Fenerbahçe çok etkili bir dönüşüm gerçekleştirdi. Özellikle takım savunması çok üst seviyeye çıktı.

RVP, LENS, SOW FAKTÖRÜ
Bunu yaparken Robin van Persie ve Jeremain Lens gibi iki lider oyuncuyu takıma kazandırarak Fenerbahçe’yi çok başarılı bir şekilde dönüştürdü. Moussa Sow’un bu süreçteki katkısı da alkışlanacak cinsten. Tüm bu süreçte ve geçen sezonun tamamında Fenerbahçe, defans ve ofans arasındaki geçiş oyununda zorlandı. Özellikle ‘10 numara’ pozisyonundaki forvet arkası oyuncuyu bir türlü istediği şekilde bulamadı. Bu pozisyon dışındaki tüm oyuncular şu anda Fenerbahçe’de aşağı yukarı yerini bulmuş gibi görünüyor. Devre arasında yapılacak etkili bir 10 numara transferi Fenerbahçe’yi çok daha verimli ve başarılı bir takım haline getirir.

LİDER OYUNCU ŞART
Ön taraftaki etkili oyuncular daha çok skor üretir hale gelir. Forveti etkinleştirecek, orta alanı yönetecek lider bir oyuncu Fenerbahçe’yi Beşiktaş ile beraber ikinci yarıda şampiyonluğa en aday takımlarından biri haline getirir. Burada Advocaat’ın da ikinci yarıda savunma önceliği yanında, takımın daha fazla hücum oynaması için biraz daha oyun felsefesi değişikliğine ihtiyacı var. İlk yarıda puan kayıplarının verdiği baskıyla bu oyun düzeni makul görünebilir. Ama ikinci yarıda iyi bir 10 numara transferiyle birlikte Fenerbahçe’nin bu oyun düzenine de ihtiyacı olacaktır.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000