ÖNE ÇIKANLAR

SABIR, STRATEJİ VE SONUÇ | ALİ GÜLTİKEN
Hapoel takımı enteresan bir takım. Beşiktaş’a gelene kadar Avrupa Ligi’nde yaptığı çok ekstra işler var. Önemli takımları geçip buraya kadar gelmiş. Bunları yaparken de her maçı farklı ve rakibine göre oynamış. Beşiktaş karşı Siyah-Beyazlılar’ın özelliklerine göre oynamaya çalıştı. Bu maçın olmazsa olmazı da ‘gol yemeden bu maçı geçmek’ diye düşündüler. Bunu gerçekleştirmek adına da maçın ilk yarısında çok fazla kontrollü oynadılar. Özellikle beşli defansla çıkıp orta alanla birlikte savunmada kalabalık kalmaya çalıştılar. Bu düşüncelerinden ötürü ön tarafta çok da etkili olamadılar. Beşiktaş’ı da bu temponun içerisine çektiler.

  • Cenk bir harika! Beşiktaş’ın ilk golünde rolü olan Cenk Tosun, takımının ikinci golüne adını yazdırmayı başardı. Süper Lig’de 15 kez ağları havalandıran Cenk, Şampiyonlar Ligi’nden sonra dün de sahne alarak bu sezonki toplam gol sayısını 17’ye çıkardı.

Fakat yıldız oyuncu olmak farklı bir şey. Quaresma, bu kadar durağan ve vasat giden bir maçı bir anda hareketlendirdi. Yaptığı harika ortayı Cenk de karşılıksız bırakmadı. Bu gol aslında maçı da tempo ve dinamizm olarak yeniden başlattı. Hapoel’in en etkili oyuncusu Barda, ilk yarının sonunda bu hareketliliğe karşılık verdi.

Aslında bu oyun ritmi ve temposu Beşiktaş’ın deplasman takımı olarak işine bir şey olsa da ikinci yarıda tekrar tempoyu yükselten taraf yine Siyah- Beyazlılar oldu. Oyunun bütün temposunu belirler hale geldiler. Bu kadar ‘oyunu oynatmamak’ adına kurgulayan bir takımla oynamak futbol adına çok hoş değil. Ama bazen dün Beşiktaş’ın yaptığı gibi oyun içinde sabırlı olmak gerekiyor. Bu sabrı Cenk gibi etkili oyuncularla birleştirince de emeğinin karşılığını alabiliyorsun.

Hapoel takımı ilk defa bu tur seviyesine kadar gelebilen bir takım. Bu yüzden bu maçı çok önemsediler. Gol yemeden bitirmeyi, kaybetmeden ayrılmayı planladılar. Fakat futbol planlamadan çok uygulamadan geçiyor. Beşiktaş dün Necip, Atiba, Tolgay gibi daha savunma ağırlıklı orta sahayla oyuna başladı, rakibine aynı taktikle karşılık verdi. Quaresma, Babel ve Cenk gibi silahlarıyla da farkını ortaya koydu. Deplasmanda atılan 3 gol muhteşem bir skor. Bu skor içerisinde sabır var, oyun stratejisi var, takım tecrübesi var, yetenekli oyuncular var, kazanma azmi var, alkışlanacak performanslar var. Özetinde Beşiktaş var...

  • Atiba 10 yıl sonra güldü... Beşiktaş orta sahasının sigortası Atiba Hutchinson, dün yine bildiğimiz gibi oynadı, sahada basmadık yer bırakmadı. Kanadalı oyuncunun son dakikada attığı gol ise bu maçın kendi adına daha da özel olmasını sağladı. Avrupa kupalarındaki son golünü bundan 10 yıl (29 Ağustos 2007) önce Şampiyonlar Ligi ön eleme maçında Benfica filelerine yollayan Atiba, o tarihten sonra Avrupa’daki ilk golünü kaydetti.

TUR HAYIRLI OLSUN KARTAL | KARTAL YİĞİT
Şenol Güneş’in İsrail’de sahaya sürdüğü kadro, “Biz burada kendimizi yormadan turu alalım, İstanbul’a öyle dönelim” 11’iydi... Avrupa’da sürprizler yapan Hapoel Beer Sheva’nın gücü ortadaydı. Sahadaki mantaliteye rağmen Beşiktaş sıkmadan işi bitirdi. Ev sahibi, maç boyunca Beşiktaş’ın isminden çekinerek oynadı. Genelde defans yaptılar, hücumda ise sol kanattan hızlı hücumlarla ekibimizi durdurmaya çalıştılar. Bunda özellikle ilk 45 dakikada başarılı da oldular. Ancak alınacak bir beraberlik, hatta tek farklı yenilgide dahi İstanbul’da turun geçileceğini iyi bilen Siyah-Beyazlılar, her zamanki alıştığımız temposuna ulaşmadan bile rahatça tur biletini aldı.

  • Alkışlar Necip’e Siyah-Beyazlı takımda teknik direktör Şenol Güneş’in sürpriz bir şekilde ilk 11’de oynattığı Necip Uysal, görevini başarıyla yerine getirdi. Sade ve risksiz futboluyla dikkat çeken başarılı oyuncu, rakip ataklarda ayakta kaldı ve zamanında müdahaleleriyle alkışı hak etti.

Şenol Hoca da zaten kendisine güvendiğinden, Talisca ve Oğuzhan gibi ofans özellikleri güçlü iki asını yanına oturtarak başladı. Yerlerine Necip ve Tolgay gibi daha çok koşan, savunma yapan oyuncuları tercih etmesi doğaldı. Ancak Tolgay’ın çok top kaybetmesi zaman zaman rakibe büyük avantajlar sağladı. Bu anlarda da İsrail takımında yine 2 isim ön plandaydı; golü atan Barda ve Ogu... Kısacası İsrail ekibinin bu oyuncular dışında katkı yapan ismi yoktu. Beşiktaş savunması ani ataklarda bazen hatalar yapsa da bu sezonun en flaş ismi olan kalecisi Fabri’nin varlığı takıma yetti. Cenk Tosun’un çıkışı dün de sürdü. Benfica’dan sonra Sheva’ya attığı gol de haftanın gollerine aday cinstendi. Aboubakar’ın da yokluğunda herkese inat “Ben varken başkasına gerek yok” mesajı vermeye devam ediyor. Beşiktaş’ın son 16 turuna kalmasını şimdiden kutluyorum.

SARI FIRTINA QUARESMA
Saçlarına yeni tarz veren ve rengini sarıya boyatan Ricardo Quaresma bir Avrupa maçında daha iyi işler yaptı. Portekizli yıldız, dün özellikle ilk yarıdaki performansıyla kalitesini bir kez daha gösterdi. Sağ kanattan yaptığı etkili orta sonrası Cenk Tosun’un hamlesine karşın rakibin kendi kalesine attığı golde büyük pay sahibi olan Q7, ikinci yarıda da üzerine düşeni yaptı. Quaresma, bu sezon Şampiyonlar Ligi maçlarında 3 gol atıp iki de asist yapmıştı. Quaresma, “Takımın tecrübeli oyuncularından biri olarak ihtiyaç olduğu anlarda ortaya çıkmak zorundaydım. Görevimi yaptım” dedi.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000