ÖNE ÇIKANLAR

Fatih Terim’in besleyip büyüttüğü, Arda Turan ve yancılarının alevlendirdiği, milleti; milli takımdan soğutan saçmalıklar zincirinin aslen ‘1 Numaralı Sorumlusu’ olan ve Türkiye futbolu ile ilgili her sorunu başkasına yöneltmek dışında mahareti olmayan Yıldırım Demirören’in son röportajı yine evlere şenlikti. Milli krizleri, Terim’e; tartışılan kararları, ’hesapta bağımsız’ kurullara; VAR sistemini, Göksel Gümüşdağ’a; futbola dair fikir üretimini, Kulüpler Birliği’ne; Arda Turan’ı, Evet-Hayır kampanyasına; ihaleyi, Cumhurbaşkanı’na bırakıp Riva’nın iç idaresi dışında hiçbir iş yapmayan Demirören, bu krizle ilgili önce “Teknik Karar” dememiş miydi? Serkan Korkmaz ile A Spor’da yaptığı röportajda “Terim ile Arda arasındaki olay teknik bir karardır” demişti... Olay döndü dolaştı, Arda uçakta kendi adamı üzerinden kendisine ve Fatih Hoca’sına ana avrat sövdü, Demirören ‘Ya Rabbi Şükür’ demedi mi?

Demirören’in önce “Teknik Karar” deyip kulağının üstüne yatması da sonra yediği küfürleri yalayıp yutması da bu yazının konusu değil.

Ersin Düzen dostumuzun karşısına çıktı bu kez ve dedi ki “Arda Turan bulunmaz Hint kumaşıdır. Milli takımı bırakma lüksü yoktur.” Bu iki cümle kendi fikridir. Yanlıştır ve kesin olarak katılmıyorum kendisine. Ancak Demirören’in fikridir saygı duyarım. Ve fakat “Arda yazılı kağıttan açıklamayı okuyup özür dileyecek ve iş tatlıya bağlanacaktı. Ancak basın mensupları odayı terk edince bırakma kararı verdi” dedi ve medya patronu olarak yine medyayı sorumlu ilan etme saçmalığına düştü. Ben de artık şunu anladım:

1- Yıldırım Demirören okumuyor, okuyorsa anlamamazlıktan geliyor.

2- Arda Turan ve Ahmet Bulut’u ‘yalancı’ addediyor.

3- Çok ama çok kötü bir danışman kadrosu var.

4- Danışman kadrosu iyi ama dinlemeyip hata üstüne hata yapıyor.

Birincisi “Hani teknik karardı?”, ikincisi Arda kimin anasına karısına küfretti? Bu soruların yanıtları halen cevapsız da gelelim asıl tartışma konumuza.

Arda’nın kendisi dedi ki; “Basın mensupları sabaha kadar terk etsinler. Ben zaten bırakma kararı vermiştim.” Ayrıca dün Demirören, röportajdan önce Ahmet Bulut’un açıklamaları internete düştü. Bulut diyordu ki: “Arda bıraktı ve geri dönüş yok. Zaten daha önce de düşünmüştü. Bu kez uyguladı.”

Ayrıca Arda, basın toplantısı yapmadan 20 dakika önce çok yakınındaki biriyle görüştüm ve bıraktığını basın toplantısından 20 dakika önce öğrendim. Üstelik bu kararı “Benim için en doğrusu bu” diye aldığını da biliyorum. Keza bu istihbaratı Kırmızı Çizgi programında verip “Arda’nın bırakmasının o basın toplantısında basın mensuplarının protesto amaçlı dışarı çıkmasıyla zerre ilgisi yok. Benim istihbaratım zaten bıraktığı yönünde” dediğim an Ersin Düzen’den “İstihbaratın doğru” mesajı geldi. Yani Demirören röportajdan önce Ersin’le biraz hasbıhal etse belki yine bu safsatayı önümüze koymayacaktı. Arda Turan sezon içinde zaten Milli Takım’ı bırakmıştı. Zorla geri döndürüldü. Sonra da o basın toplantısında resmen bıraktı. Demirören’in bunları bilmemesi mümkün değil. O zaman artık bizi aptal yerine koymaya çalışmayı bırakması lazım. Kendisi çok ama çok kötü görünüyor bilgisi olsun. Tekrar edelim, Arda Turan sezon içinde Milli Takımı bırakma kararı almıştı sevgili okurlarım. Son basın toplantısında basın mensuplarının haklı protestosunun bu kararı almayla uzak yakın ilgisi yoktur. Bana mı inanacaksınız, Demirören’e mi? Karar sizin.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 16 Haziran 2017 Cuma 11:51
    Şu hakemlerin başarılı olduğunu söylemesi konusundaki fikrinizi de yazsaydınız keşke.
  • Misafir 16 Haziran 2017 Cuma 11:22
    bence beşiktaş ın eski teknik direktörünü geçiyor.
  • Misafir 16 Haziran 2017 Cuma 11:21
    HER KONUYU FENERBAHÇEYLE İLİŞKİLENDİRİP KULÜBE SALDIRMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİREN BİR GALATASARAYLI ZİHNİYETİ OLUŞTU...
Tüm yorumları göster(6)
Kalan karakter : 2000