SPOR HABERLERİ

07 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
16 Ekim 2016 Pazar, 04:08:54 Güncelleme:10:10:35

Sağ bek şart

Galatasaray bu sezon evinde firesiz, ligde namağlup ve teknik direktör Jan Olde Riekerink hem kişiliği hem de oluşturduğu kurguyla "Bey" denmeyi sonuna dek hak ediyor. Sneijder'in taktik çalışmıyoruz diye tarif ettiği Hamza Hamzaoğlu ve Denizli dönemlerinde gününe ve rakibine göre oynayan bir Galatasaray vardı.

Riekerink döneminde ise çok daha proaktif, direksiyonu baştan ele almaya çalışan bir takım var. Pas trafiği güçlü, oturmuş, topa hükmeden ve zaman zaman temposu da çok yükseğe çıkabilen ve rolleri net olarak belirlenmiş bir Galatasaray izliyoruz.

Çok güçlü maç başlangıçları yapılıyor. İlk 15 dakikalarda attıkları 4 gol de bunu doğruluyor. Keza kontra atak oyunu oldukça gelişti. Geçen sezon ligde toplam 12 kontra atak golü atan Galatasaray bu sezon şimdiden hızlı hücumlarda 5 gol bulmayı başardı. Bruma'nın etkisi çok büyük. Bardağın dolu tarafındaki temel unsurlar böyle.

Öte yandan takımın iki temel sorunu yerleşik hücumdaki zenginliğin sınırlı olması ve özellikle deplasmanlarda ikinci yarıdaki düşüşler.

Soldan soldan geliyorlar

Sarı kırmızılıların tüm hücum planı sol kanattaki kombinasyonlara dayalı. Lionel Carole'den başlayan, Bruma/Yasin ve Sneijder ile devam eden ve Eren'in de sol kanada devrilmesiyle iyice bütünleşen sol kanattaki hücumlar son derece zengin oyunlar içeriyor.

Bruma ile çizgiye ya da ceza sahası paraleline inerek geriye çıkarılan toplarla ya da kanat ortalarıyla pozisyon üretiliyor. Eren'in duvar olup servisi yaptıktan sonra, ceza sahasına koşuya devam ederek kenar ortalarındaki etkisini artık sağır sultan duydu. Sneijder'in kendini gösterdiği zamanlarda, dar alanda, çok seri paslaşmalar da mevcut.

Kısacası Galatasaray kendi sol kanadında rakiplerini hem sayısal hem de taktik ve teknik açıdan ekarte ediyor. Hücumların % 44'ü soldan geliyor. Bu artık mekanik hâle gelmiş durumda fakat rakipler de bunu çözmüş durumda.

Cavanda ne işe yarıyor?

Oysa bir kanada bu kadar kümelenen bir takıma karşı rakipler de aynı yoğunlukta o kanada kayıyor. Oyunun doğası bu ve zayıf kanatta yani ters kanatta devasa alan oluşuyor. Galatasaray pas temposunu biraz yükseltip çabuk terse dönerse pozisyon bulması işten bile değil ama yapamıyor. Sneijder'in olmadığı bir günde servisin gelmemesi olağan fakat asıl sorun sağ bekten oraya koşu gelmemesi. Yasin zaten hep içeri kat ederek oynuyor.

Sabri de temposunu 90 dakika koruyamadığı için eskiye oranla daha tedbirli oynuyor ve daha az bindiriyor. Bunda açıkların defansif katkısının az oluşlarının da etkisi var. Arkası süpürülmediği için ve önden de az destek aldığı için fazla çıkmıyor fakat bu hücumda oyunun genişlemesini engelliyor. 

Riekerink ikinci yarılarda Sabri'yi genelde oyundan alıyor. Caner ve Motta gibi hücum eden bekler karşısında daha da fazla sırıtıyor zaten. Yerine Cavanda'yı sahaya sürüyor ama bu kadar verimsiz sağ bek zor bulunur. Geçen seneyi 1 asistle tamamlasa da bindiriyor ve isabetli pas yapıyordu. Galatasaray'da onu da yapmıyor ve sağ taraf işlemeyince oyun tıkanıyor. Oysa sağ tarafa dönülebilse bek orada birebir kalacak ve tehlike oluşacak. United'da Valencia'nın bu yıl ki çıkışındaki temel neden Mourinho'nun oyunu solda Pogba, Rashford üzerine yıkıp, Mata'nın da içeri kat etmesiyle terste alan bulup bindirmesi.

Ya Riekerink orada Linnes - Cavanda'yı taktik ve teknik olarak geliştirecek ya da devre arasında Galatasaray sağ beke bir transfer yapacak yoksa ikinci yarıda sonra, lig sertleştikçe tek tabanca oynayan bir takımın durdurulması, tökezlemesi daha olası.

Uyumayın Riekerink Bey

Galatasaray son 3 deplasmanın ikinci yarılarındaki oyunlarda düşüş gösterdi. Beşiktaş maçında Riekerink rakibinin hamlelerine cevap vermekte geciktiği için 2-0'ı koruyamamıştı. Kayseri maçında son değişikliği, oyun berabere gittiği halde son dakikada yapmayı uygun görmüştü.

Gençlerbirliği maçında ise taktik bir hata yaptı. Josue yerine giren Podolski takımı savunmada eksik bıraktı. Podolski ve Eren'in defansif eforu görece az, üstelik Podolski alan disiplini olan ve pozisyonuna bağlı kalan bir oyuncu da değil.

Gençlerbirliği bu nedenle ikinci yarı daha fazla alan bulup daha rahat çıktı. İbrahim Üzülmez yetinmeyip, merkezdeki Landel yerine İrfan Can Kahveci'yi sokarak iyice risk aldı. Bir ara 29-71 olan topa sahip olma yüzdesi maç sonunda 43-57'ye gelirken, Muslera da 72, 77 ve 80. dakikalarda kalesinde 3 net tehlikeyi önledi. Hamle gene gecikti.

Bu kez Riekerink değil Muslera Bey dememiz gerekiyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN!