Rahip Brunson hakim karşısında... Suçlamaları kabul etmedi
İzmir'de, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan ve 35 yıl hapis cezası istenilen ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson hakim karşısına çıktı.
GÜNDEM 16 Nisan 2018 Pazartesi

İzmir'de, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan ve 35 yıl hapis cezası istenilen ve ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan iadesini istediği ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson hakim karşısına çıktı.

Aliağa'daki Şakran Cezaevi İnfaz Kurumu kampusünde görülen dava için çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı. Jandarma, cezaevine kampüsüne ulaşmak için iki arama noktası kurdu. Davayı izlemek isteyenler bu arama noktalarından geçtikten sonra cezaevi kampüsüne ulaştı.

SENATÖR İZLEDİ

Duruşmayı izlemek için Kuzey Karolina'dan Senatör Thom Tillis ve Uluslararas ve Uluslararası İnanç Özgürlüğü elçisi Sam Brownback ve çok sayıda yabancı basın mensubu da izleyiciler arasında yer aldı. Rahip Andrew Craig Brunson'un eşi Norine Brunson da duruşma salonunda sanık yakınlarına ayrılan bölümde oturdu.

Sabah 09.30'da başlayan duruşmada İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti önce Brunson'a "Türkçe biliyor musunuz" diye sordu. Brunson'un yanıtı "Az biliyorum" oldu. "Savunmanızı Türkçe mi yapacaksınız" sorusuna da "Türkçe yapacağım. Anlamazsam sorarım" yanıtını verdi. Mahkeme Başkanı 2 yeminli bilirkişinin de temin edildiğini ve salonda bulunduğunu hatırlattı.

İddianamenin özetine geçilmeden önce kimlik tespiti yapıldı. Sanık Brunson, İzmir'de ikamet ettiğini, sabıkası olmadığını, doktora yaptığını sorular üzerine belirtti. İddianamede bulunduğu kaydedilen İspanya ve Almanya vatandaşlıklarını reddederek ABD vatandaşı olduğunu ifade etti. 45 dakikalık özet okunmasından sonra mahkeme başkanı, sanık Brunson'a savunma yapmadan önce susma hakkını kullanabileceğini, savunma için ek süre isteyebileceğini hatırlattı. Brunson, "Savunmamı şimdi yapmak istiyorum" dedi. 

'TANRI'NIN HİZMETLİSİYİM'

Andrew Craig Brunson savunmasına "Tanrı'nın bir hizmetlisiyim. İsa Mesih'in kuluyum. 1993 yılında eşimle Türkiye'ye taşındık. Tek gelme nedenim İsa Mesih'i anlatmak ve ona öğrenci yetiştirmekti. 2000'de İzmir'e taşındık ve Yeniden Doğuş Kilisesi'ni açtım. Yanlış hiçbir şey yapmadım. Devlet bizi her zaman izledi. Türkiye aleyhine hiçbir şey yapmadım. Tam tersine Türkiye'yi seviyorum. 25 senedir Türkiye için dua ediyorum" dedi.

FETÖ İLE BAĞLANTIM YOK

Sanık Brunson iddianamede kendisine yönelik suçlamaları ve gizli tanıkların beyanlarını kabul etmedi. Halen FETÖ üyesi suçlamalarıyla tutuklu bulunan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Taner Kılıç'la irtibatlarıyla ilgili şunları kaydetti:

"Benim Geri Gönderme Merkezi'nde gözaltına alındığım 7 Ekim 2016 tarihine kadar FETÖ örgüt üyeleriyle tanışıklığım olmadı. Fetullah Gülen cemaatine ilişkin kişilerle temasım yok. İlk gözaltına alındığımda 63 gün tutuldum. 9 Aralık 2016'ya kadar. O tarihe kadar hiçbir Fetullahçıyla tanışmadım. Merhaba demedim, kitaplarını hiç okumadım. Ortak çalışma içinde bulunmadım. İddianamede telefon görüşmesi yaptığım avukat Taner Kılıç'ı o zamana kadar tanımıyordum. Gözetim altında olduğum süreçte hukuki yardım için bir avukata ihtiyaç olduğu için görüştük. Telefonla görüştüğüm kişi Taner Kılıç'ı buldu. Telefon kayıtları incelendiğinde 9 görüşmenin gözaltıyla ilgili olduğu görülecektir. Zaten daha sonra da başka bir avukat ayarladılar."

Brunson iddianamede adı geçen birçok kişiyi de tanımadığını savundu. FETÖ yapılanmasının halen firarisi olan Ege Bölge Sorumlusu Bekir Baz'ı da hiç tanımadığını belirten Burunson, telefon sinyallerinin çok sayıda yakın sinyal vermesine ise Alsancak ve Konak'ta yakın yerlerde bulundukları için bunun da doğal olduğunu ileri sürdü.

DİNLERARASI DİYALOG TOPLANTILARINA KATILMADIM

Savunmasında "dinlerarası diyalog toplantıları"na hiç katılmadığını da sürekli vurgulayan Rahip Brunson, PKK yandaşlarına ilticaları konusunda yardımcı olduğu suçlamasını da reddetti. Brunson, "Hiç kimseye bu konuda yardım etmedim, mektup yazmadım" dedi.

Darbe girişimi sırasında ABD'de olduğunu da vurgulayan Brunson, "3 hafta sonra Türkiye'ye döndüm. Suçlu olan bir insan dönmez" diye konuştu. Sanık Brunson, Kürt vatandaşlarına yönelik ayin yapmasıyla ilgili suçlamalara yönelik ve mahkeme başkanının "Suruç patlamasında Suruç'ta mıydın" sorusu üzerine ise şunları söyledi:

"Hayır değildim. Son gidişim Haziran sonunda. Bizim kilisemiz her sene kampa giriyor. O zaman kamptaydık. Hendek operasyonları yapıldığında da kesinlikle orada değildim. Benim inanışıma göre Türk-Kürt-Arap farketmez. Ben onlara hizmet ediyorum. 2014'te mülteci krizi başlayınca onlara yönelik bir şeyler yaptık. Mülteciler gelmeden önce Kürtlerle ilgili hiçbir çalışmam yok. Oradaki görüşmelerim ve oralarda bulunmam gizli değil. Türkiye'nin toprak bütünlüğünden yanayım. Kimsenin etnik kökeni beni ilgilendirmez. Mülteci gurubunda Arap Türkmen de vardı. Diyarbakır'a ve Suruç'a gittim. Kobani'ye DEAŞ saldırınca mülteciler Suruç'a geldi. Ben oraya vaaza gittim. Benim ilk görevim Tanrı'ya hizmet. Casusluk ve istihbaratçılık yapsam kiliseye leke olur. Hizmetimin inandırıcılığı suya düşer. İnancıma ve Tanrı'ya hizmetlerime ihanettir."

MESAJIM İDDİANAMEDE YANLIŞ ÇEVRİLMİŞ

Brunson, iddianamede yer alan mesajlaşmasının yanlış çevrildiğini ve kabul etmediğini söyledi. Orijinal kendi çevirilerini mahkemeye sundu. Rahip Brunson "Bu mesajı darbeden 6 gün sonra yazdım. O zaman bunu kimin yaptığı henüz tespit edilememişti. Ben orada ruhsal bir şeyden söz ediyorum. Siyasi bir şeyden bahsetmiyorum. ‘Biz kazanacağız' diye çevrilmiş. Benim dediğim ise 'Sonuçta kazanan biz olacağız.' Bu ruhsal bir beklentiyi gösteren bir ifade. Tanrı mucizeler yapacak Türkiye'de ve görkemini gösterecek demek istiyorum. Örgütsel konuşma değil. Sarsıntı darbe anlamına gelmemektedir. Kitabımızda, insanların kendine gelmesi için olan olayları tanımlar" dedi.

RAHİP AĞLADI, 'TEK KİŞİLİK HÜCREDE KALIYORUM' DEDİ

Rahip Brunson, duruşmanın öğleden sonraki oturumunda ifadesine başladığı sırada gözyaşlarına boğuldu. Kısı süreli fenalık geçirip yerine oturdu. Bir süre dinlenen Brunson, mahkeme başkanının isterse devam etmeyebileceği yönündeki sözlerine karşılık, "Sorun Şakran'da değil, benim kafamda. Tek kişilik odada kalıyorum. Psikolojim bozuldu. Psikiyatri ilaçları kullanıyorum. Başka odaya alınmak istiyorum" dedi. Mahkeme başkanı da talebini değerlendirmeye alacaklarını ifade etti. Brunson daha sonra ifadesine kaldığı yerden devam etti.



'BÜTÜN AMERİKA BU DAVAYA KİLİTLENDİ'

ABD'li yetkililer duruşma sırasında açıklama yapmak üzere dışarıya çıktı. Uluslararası İnanç Özgürlüğünden Sorumlu Büyükelçi Sam Brawnback yaptığı açıklamada, "Bunun bir siyasi dava olduğunu düşünmüyoruz. Bu bir din özgürlüğü davası. Türkiye'nin tarihinde de din özgürlüğü önemli yer kaplıyor. Brunson'un suçsuz olduğunu düşünüyoruz. Bir an önce serbest bırakılacağına inanıyoruz. Ankara'ya Türk yetkililerle görüşme yapmak üzere gidiyorum. Bütün Amerika bu davaya kilitlendi. Başkan, başkan yardımcısı, Amerika halkı. Herkesin dikkati bu davada. Amerika Birleşik Devletleri yönetimi Türkiye ile daha iyi ilişkilere önem veriyor. Bu ilişkilere derinden değer veriyoruz. Ancak Andrew Brunson tutuklu kaldığı sürece zora girecek" dedi.

ABD'li senatör Tom Tillis ise yabancı bir gazetecinin Menbiç ve bu dava arasında bir anlaşma olup olmadığı sorusuna anlaşma olmadığını söyledi.