Erdoğan: BM bitmiş, tükenmiş, çökmüştür... BM Genel Sekreteri'ne ulaşamıyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze katliamıyla ilgili Birleşmiş Milletleri hedef aldı, "BM bütün bu olaylar karşısında bitmiştir, tükenmiştir, çökmüştür. Zira BM adalet tesisi için vardır. Şu anda BM Genel Sekreteri'ne hukukumuz ileri derece olmasına rağmen ulaşamıyoruz" dedi.
GÜNDEM 16 Mayıs 2018 Çarşamba

Her Ramazan ayında olduğu gibi bu Ramazan’da da ilk iftarını şehit aileleri ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

- Şehitlik ve gazilik bizim inancımızda ve kültürümüzde çok önemli kavramlar. Bir insanın kendi canını millet, ezan, bayrak, vatan gibi ulvi değerler için feda etmeyi göze almasını, bu uğurda mücadele etmesi, yaralanması ve ölmesi karşısında ancak saygı duyulabilir. Şu anda şehitlerimiz bizi izliyor, dinliyor. Siz şehit yakınlarını Rabbim inşallah cennetinde onlarla haşrücem eylesin. Ben şunu hatırlatmak isterim, sakın üzülmeyin, çünkü şehit yakını olmak üzülmeyi değil, tam aksine Hazreti Ebubekir Sıddık’ın dediği gibi ‘beni bir kez daha, bir kez daha, bir kez daha şehadete kavuştur, tekrar dirilt, tekrar bana şehadet lütfeyle.’ Şimdi biz de olaylara böyle bakacağız. Çünkü onlar sıradan bir ölü değil, onların durumu çok daha farklı. Bizim milletimiz tarih boyunca şehitlerinin ve gazilerinin açtığı yollarda ilerleyerek coğrafyalar fethetmiş, devletler kurmuş, en zor dönemlerinde bile ayakta kalmayı başarmıştır.

- Türk milleti 15 Temmuz’da tarih sayfalarında kaldığı sanılan dirayetini, cesaretini, imanını bugün de en güçlü şekilde muhafaza ettiğini göstermiştir. Rabbim o gece ülkesi ve milleti için kıyama duran, bu uğurda hayatını kaybeden, yaralanan herkesten razı olsun.

- Şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetlerinin ve gazilerin hiçbir konuda mağdur olmamaları için gereken her türlü tedbiri alıyoruz. Ancak şehit yakınlarımıza ve gazilerimize bu sıfatın yüklediği çok önemli bir sorumluluk olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Sizlerin bu sıfatın vakarına uygun hareket etmesi hem şehitlerimize olan minnetimiz hem de gazilik sıfatına olan saygımız sebebiyle çok önemlidir. Unutmayınız, şehit yakını ve gaziler olarak sizler bu ülkenin en ulvi değerlerinin sembollerini temsil ediyorsunuz. Bu sıfatla yapacağınız her hata, sergileyeceğimiz her olumsuz davranış temsilcisi olduğunuz değerlere zarar verecektir. Şehitlerimizin aziz ruhlarını muazzep etmeye, gazilik onurunu zedelemeye hiç birimizin hakkı yoktur.

- Bugün hemen yanıbaşımızdaki Filistin’de tek suçları binlerce yıldır üzerinde yaşadıkları topraklardaki haklarını savunmak olan masum insanlara yönelik büyük bir insanlık suçu ile karşı karşıyayız. İşte gördüğünüz gibi şurada 65 şehit ve 3 bini aşkın yaralı var. İsrail’in hak, hukuk, adalet, insanlık tanımayan saldırıları sebebiyle yarım asrı aşkın süredir huzur yüzü görmeyen Filistinliler bir kez daha zulme maruz kaldılar. Amerika’nın büyükelçiliğini BM ve diğer uluslararası kurumların kararlarını hiçe sayarcasına Kudüs’e taşıma kararı İsrail yönetimini adeta azdırmıştır. İsrail askerleri topraklarını savunmak dışında hiçbir amaçları olmayan, asla silaha, şiddete, zorbalığa başvurmayan masum Filistinlileri özellikle hedef göstererek çocuk, engelli, yaşlı, kadın demeden katlediyor. Dünyanın bir başka yerinde yaşansa tüm uluslararası kurumların, tüm devletlerin ayağa kalkacağı bu saldırı İsrail tarafından Filistinlilere uygulandığında maalesef büyük bir aymazlıkla karşılanmıştır. Türkiye’nin girişimleri, İslam coğrafyasındaki halkların yürek yakan isyanları ve kimi vicdanlı batılıların itirazları dışında bu trajediye sadece seyirci kalınmıştır. Biz daha 1 asır önce tıpkı şu salonda bulunan ülkemizin dört bir köşesindeki vilayetlerden vatandaşlar gibi canımızdan bir parça olan Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Tüm dünya gözünü yumsa da biz İsrail’in zulmüne rıza göstermeyeceğiz. Filistinli kardeşlerimizin sadece kalbimizde değil, tüm imkanlarımızla yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Kudüs’ün İsrail tarafından gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Uzun zamandır işgal altındaki Filistin topraklarının özgür Filistin Devletinin sınırları içinde huzura ve güvene kavuşacağı günlere kadar kardeşlerimizin mücadelesini destekleyeceğiz. Yanlarında kim olursa olsun İsrail yönetiminin uyguladığı teröre, döktüğü kana, yaptığı haksızlıklara karşı mücadele eden Filistinlilerle dayanışma içinde olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

- İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Cuma günü İstanbul’da olağanüstü zirvesini toplayacağız. Daha sonra da Yenikapı Meydanı’nda dev bir mitingi gerçekleştireceğiz. Pazar günü de Diyarbakır’da bir miting düzenliyoruz. Çeşitli şehirlerimizde bu katliamı kınamaya yönelik mitingler zaten başladı, devam edecek. Ayrıca Filistinlilerle dayanışma ve şühedaya saygı maksadıyla ülke genelinde 3 gün yas ilan ettik. Yaralıların tahliyesi için Genelkurmay Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve AFAD Başkanlığımız yoğun çaba gösteriyor. İsrail’in engellemelerine rağmen bu çabalarımızdan vazgeçmiyoruz. Amerika ve İsrail’deki büyükelçilerimizi istişare için Ankara’ya çağırdık. İsrail’in Ankara Büyükelçisine de ülkesine gitmesini tavsiye ettik ve gitti. Ramazan ayı boyunca Filistinli mülteciler için tüm İslam ülkelerini kapsayan büyük bir yardım kampanyası yürütülecek. Filistin meselesi sadece bir toplumun topraklarını ve izzetini koruma mücadelesi değildir. Bu mesele aynı zamanda tüm insanlık ve onları temsil eden uluslararası kurumlar için bir imtihandır. Maalesef şuana kadar bu imtihan çok kötü geçmiştir. İsrail’in hukuk tanımaz, hak ve adalet bilmez, şımarık, küstah, insanlık dışı uygulamalarına karşı sessiz kalınması çok tehlikeli bir kapının açılması anlamına gelecektir. Bilindiği gibi 1. ve 2. dünya savaşlarının ağır tahribatı insanlığı uluslararası kurumlar etrafında birleşerek huzuru ve güvenliği kurallara dayalı bir düzeyde aramaya yöneltmişti. İsrail’in korsanlıkları bu düzenin kökten sarsılmasına ve artık son hadiselerle birlikte açıkça yıkılmaya başlamasına yol açmıştır. Daha önce Avrupa’nın göbeğindeki Bosna’da, Afrika’nı pek çok yerinde, Somali’de, yakın zamanda Irak ve Suriye’de kötü imtihanlar veren uluslararası sistem, Filistin’deki tavrı ile adeta intihar etmektedir. İşte BM bütün bu olaylar karşısında bitmiştir, tükenmiştir, çökmüştür. Zira BM adalet tesisi için vardır. Şu anda ben BM Genel Sekreteri'ne hukukumuz ileri derece olmasına rağmen ulaşamıyoruz. Şayet İsrail zorbalığına daha fazla sessiz kalınırsa dünya hızla haydutluğun hakim olduğu bir kaosa doğru sürüklenecektir. Güçlü olanın istediğini aldığı, mazlum olanın ise hep kaybettiği böyle bir düzen insanlığın sonu demektir. Biz bu kötü gidişe itiraz ediyoruz. Bedeli ne olursa olsun sonuna kadar hakkın, hakikatin, mazlumun yanında yer alacağız. Bizim için bu tavır konjonktürel değil ilkeseldir. Aynı tavrı Suriye, Irak, Somali, Bosna, Kırım, Karabağ konusunda da gösteriyoruz. Bugüne kadar mazlumun kimliğine hiç bakmadık. Dünyanın 17. Büyük ekonomisi olmamıza rağmen insani yardımlarda milli gelire oranla dünyada birinci sırada yer almamızın sebebi budur. Canlarını ve namuslarını kurtarmak için ülkemize sığınan 3,5 milyon Suriyeliye yıllardır ev sahipliği yapmamızın sebebi bu yaklaşımdır. İstikrarsızlığın ve açlığın pençesinde kıvranın Somali’de yaklaşık 1 milyar dolarlık destekle tüm dünyaya örnek olacak bir kalkınma modelini hayata geçirmemizin sebebi işte bu insani davranıştır. Filistinli kardeşlerimizin de aynı sebeple yanındayız. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek aynı sebeple uluslararası sistemi adalete davet ediyoruz. Ecdadımız böyle yapmıştı, biz de aynı yolda ilerliyoruz. Kendimizden başlayarak tüm kardeşlerimizin, insanlığın mutluluğu ve refahını sağlayana kadar bu yoldan dönmeyeceğiz. (İHA)