Kılıçdaroğlu: Feriştahınız gelse geri adım atmam
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması üzerine Ankara Güvenpark'tan başlayarak İstanbul'da tamamladığı Adalet Yürüyüşü'nün birinci yıl dönümünde "Hak-Hukuk-Adalet" belgeselinin galasına katıldı.
GÜNDEM 14 Haziran 2018 Perşembe

Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nde ellerinde sadece üzerinde 'Adalet' yazılı bir pankart taşıdıklarını hatırlatarak, şunları söyledi:

BÜTÜN inançların kabul ettiği, evrensel, değerli bir sözcüktür. Devletin temelini kuran, insanı insan yapan, bir arada hoşgörü içinde yaşamamızı sağlayan, ekmeğimizi bölüşmemiz gerektiğini bize öğreten kavram olan adalet... Eğer bir topluma adaleti unutturursanız, baskıyı ve zulmü egemen kılarsanız toplumda büyük infiallere yol açabilirsiniz. Tarihin hiçbir döneminde baskıcılar, zulmedenler başarılı olamadı, haklılar hep kazandı.

YOKSULLUĞU SİYASİ SÖMÜRÜ ALANI HALİNE GETİRDİNİZ

ADALETİ yok edeceksiniz, sadece bir bildiri imzaladı diye üniversite hocalarını kapının önüne koyacaksınız, 17 milyonun yoksulluğunu siyasi sömürü alanı haline getireceksiniz, sorundan yararlanmaya çalışacaksınız, ülkenin en saygıdeğer gazetelerini bir anlamda cezalandıracaksınız ve yazarları neredeyse topluca hapse atacaksınız, üstelik mücadele ediyoruz dedikleri terör örgütüne yönelik en güçlü mücadeleyi çok önceden başlatan gazeteleri, gazetecileri cezalandıracaksınız ve dönüp bize diyeceksiniz ki: Sessiz kalın.

ADALET İÇİN YÜRÜMEK DIŞINDA BAŞKA SEÇENEK GÖREMEDİK

HER seferinde bardağa bir damla düştü. Ama Enis Berberoğlu'nun yürekli, nitelikli, saygın bir gazeteci, haksız, hukuksuz, adaletsiz yere hapse girmesi son damlaydı ve bayrağı taşırdı. Bizler adalet için yürümek dışında başka bir seçenek görmedik. Sesimizi sadece birileri duysun diye değil, bu ülkede adalet kavramının çok değerli olduğunu ve milyonların 'Adalet' diye haykırdığını bütün dünyaya göstermek için yürüdük. 'Yürüyemezler. Kazan'dan dönerler. Bolu Dağı'nı asla aşamaz.' dediler. Her santimini yürüdük, 81 milyonun adaleti için.

HARCAMALARIN HESABINI VERECEKSİN

MİLYARLARI harcayacaksın, sarayında oturacaksın, vatandaştan aldığın vergilerle saray yapacaksın, kaça yaptığını milletten gizleyeceksin. Bu, en büyük adaletsizliklerden birisi. Benden, geliri olmayan vatandaştan, işsizin ödediği vergiden topladığın paralarla yaptığın harcamaların hesabını vereceksin, demokrasi budur. 'Bizim tarikattan, bizim partiden, bizim cemaatten, eniştem, kayınpederim, dayım, yakınım.' deyip devleti gereksiz kadrolarla doldurursanız o devlet çöker ve adalet olmaz.

EĞER ÇEKİLMİYORSAN ONURSUZ BİR YARGIÇSIN

BİR hakim, üstelik Danıştay'da bir hakim, siyasete bulaşırsa, bir partinin kadın kolları başkanıymış gibi tweet atarsa, o hakimi orada tutanda adalet kavramı yok, adalet kavramı onun özünde ve vicdanında yoktur. Eğer o yargıç orada duruyorsa, hala görevinden istifa etmemişse, her şeyden önce en büyük zararı, yargı camiasına veriyor. Eğer erdemliyse, belleğinde toplu iğne ucu kadar erdem kavram kalmışsa, vicdanlıysa, 'Bu ülkenin adalet arayışına ben de katkı vermek istiyorum.' diyorsa, sevgili hakim kardeşim, görevini bırakacaksın, görevinden istifa edeceksin, onurunla çekileceksin. Eğer çekilmiyorsan, orada oturuyorsan, açık ve net söylüyorum, sen onursuz bir yargıçsın.

İNSANSAN BİR SAAT BİLE O GÖREVDE KALMAZSIN

BİLİYORUM, hemen tazminat davaları açacaklar. Sanıyorlar ki Kılıçdaroğlu, geri adım atacak. Sizin feriştahınız gelse geri adım atmam. Bir daha duysun diye söylüyorum, onurun varsa, insansan bir saat bile o görevde kalmaz, derhal istifa edersin. Asıl sözüm, onu oraya atayan saraya. Cumhurbaşkanı neden tarafsız olmalı? Mahkemeye hakim tayin ediyor, onun için tarafsız olmalı. Bir partinin militanlarını getirip yargıya yerleştirirsen, işte bu tabloyla karşı karşıya kalırız ve hiçbir vatandaş mahkemeye güven duymaz.