[javascript protected email address]
21 Şubat 2012 Salı, 12:16:44
Geçenlerde, birkaç yıl önce kendisine "ilişki gurusu" türünden bir unvan vererek kitaplar yazıp televizyonlara çıkan bir kadının, kendi adının yanına "Türkiye'nin en zeki kadını" yazdığını gördüm. Şaşırmadım tabii, mutlaka espridir (gerçi espri yaptığına dair bir işaret yoktu ve daha önce kendisini "dünyanın en zeki adamı" olarak pazarlayan bir zat vardı anımsayın) ama düşünmeden edemedim: Komplekssizlik mümkün mü?
Şimdi durduk yerde o hanımefendinin zekâ kompleksi olduğunu veya kibir taşması sıkıntısı bulunduğunu söylemeyeceğim ama üstüne bir ders de Twitter'dan geldi.
BEYİNSİZ KOMPLEKSSİZ
"Beyinsiz" kelimesini içeren bir nickname ile yazan bir Twitter kullanıcısının, çok sevdiğimiz bir gazeteci büyüğümüzün övgüsüyle karşılaştığına şahit oldum. Sonra da dedim ki kendi kendime: Her ne sebeple olursa olsun kendisine "beyinsiz" diyebilen biri (ki olmadığı muhakkak) kompleks konusunda seviyesin yükseltmiştir. Tam da bunu düşünürken "Komplekssiz insan kadar şahanesi var mı" diye bir tweet atma gafletinde bulundum! Atmaz olaydım. Nasıl bir isyan ile (bu arada aklıma gelmişken, hafta sonu HT Pazar'da Elif Key'in Halil Sezai yazısını okumadıysanız haberturk.com'dan bulup okuyun derim) karşılaştım anlatamam! Aman efendim herkes zaten çok kötü fena kompleksliymiş. Komplekssiz insan mı varmış. Varsa yollasaymışım ya... Aaah ah nerdeymiş bu komplekssiz insan?
MUTLULUK PARFÜM GİBİDİR
Tabii ki hiç komplekssiz insan yok. Sakin olalım. Meselenin özü de zaten bu isyandan anlaşıldı. Hepimiz birbirimizi o kadar bunaltmışız ki kendi iç meselelerimizi dışa yansıta yansıta... Herkes birbirinden "İllallah" etmiş. Oysa ne demiş büyüklerimiz efendim: "Mutluluk parfüm gibidir. Kendine sürmeden başkalarına bulaştıramazsın". Şikâyet edip duracağımıza önce kendi iç dengemizi tutturalım, gerisi kendiliğinden gelir...
Sabah sabah kuş gibi şakıyana gıcığım
Çok uğraşmama ve çok özenmeme rağmen sabahl arı tatlı tatlı gülümseyerek uyanan o güzel insanlardan biri olamadım. Büyük uğraşlarım ve telkinlerim neticesinde en azından suratsız olmamayı başardım ama pembe pembe gülümseyen biri olamadım gitti.
Twitter icat olalı "Heeyyyyyyy çok güzel bi sabah! Herkese günaydın! Günün tadını çıkarın" şeklindeki tweet'ler de beni daima düşündürmüştür. İçimden, "Yahu sabah sabah nasıl bu kadar neşeli oluyor bu insanlar? Sırrını bilen Allah aşkına paylaşsın!" diyordum.
Derken geçen gün Scientific Amerikan Mind dergisinde okuduğuma göre dünya genelinde Twitter kullanıcıları ile yapılan bir araştırmaya göre her kültürden insan için geçerli olmak üzere; herkes sabahları artık daha mutlu oluyormuş. Yani zamanla bu sabah huysuzlukları tersine dönmüş. Kesin bende bir terslik var! Herkes değişiyor, dünya değişiyor, ben hâlâ sabahları gülümsemeyi beceremedim...
Alıntı:
Zihin açıklığının formülü burda
Demiş ki Einstein: "Eğer çocuğunuzun zeki olmasını istiyorsanız ona peri masalları okuyun." Konuyla birebir örtüşen bu şahane resmi ifunny'de gördüm. O sebeple eser sahibini belirtemedim ama eline aklına sağlık!
Kedicilere özel
Karar verdim, her yazımda bir kedi köşesi ayırmaya... Niyet ettim gibi oldu:) Beğenirseniz ne âlâ; tepkilere göre devam veya tamam deriz...
Bu haftanın kedisi ünlü. Mehmet Turgut'un kedisi çünkü. Popüler fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut'un "My Son" (Oğlum) isimli fotoğrafını www.deviantart.com sitesinde gördüm. Ve tabii ki bayıldım! Oğluna da kendisine de uzun, sağlıklı, neşeli bir ömür dilerim.
Mürekkebi Kurumadan:
BU KİTAP 'TAM BENİM TİPİM'
"Tam Benim Tipim" bir font kitabı. İlk gördüğümde font kataloğu sandım ama değilmiş. El yazımızı unutmaya başladığımız bu çağda yazının efendisi fontları daha yakından tanımak ve yazıya nasıl ruh kattığını algılayabilmek için nefis bir kaynak kitap.