Vücudumuzun aydınlatılmayı bekleyen 10 gizemi

15.04.2018 - 02:17 | Güncelleme:

Vücudumuzun aydınlatılmayı bekleyen, gizemli pek çok yanı var. İşte binlerce yıldır tıp dünyasının bedenimizle ilgili anlamaya çalıştığı ve tartıştığı 10 konu...

Tamamen çözülmesi muhtemelen hiçbir zaman mümkün olmayacak kadar karmaşık bir yapıya sahip olan vücudumuz hakkında en çok kafa karıştıran meseleleri derledik. HT Pazar'dan Sema Ereren'in haberi...

1) HANGİ EL?
Sağ elini kullananların oranı yüzde 74-96 arasında. Peki neden bir elimiz diğerinden dominant? İşte bu konu vücudumuzla ilgili çözülememiş meselelerin başında geliyor. Aslında şempanzelerin dört ayakları üzerinde olduklarında bir el tercihleri söz konusu değilken, iki ayakları üzerine kalktıklarından beri bazılarının sol, bazılarının ise sağ elini daha çok kullandığına dair söylentiler var. Ancak ne oldu da bir el tercihi yapıldı? Kimi iddialara göre bu özellik, beynin iki yarısının farklı görevleri eşzamanlı yerine getirebilmek için evrildi. Örneğin beynin sol yanı yiyecek toplamak, sağ yanıysa tehlike gördüğünde reaksiyon göstermek için evrilmiş olabilir. Ne dersiniz?

2) PARMAK İZLERİMİZ NEDEN FARKLI?
Tek yumurta ikizlerinin bile parmak izleri tamamen farklı. Parmaklarımızın ucundaki bu gizem tam manasıyla çözülememiş olsa da elimizde tuttuğumuz şeylerin kaymasını engellemek için var olduğuna inanılan bu izlerin kendine has yapısını oluşturan sebepler olabilir. Parmak izlerinin bu şeklini belirleyenin derimizin en dış katmanı olan "epidermis" ile onun daha içindeki katman olan "dermis" arasındaki etkileşimin olduğu öne sürülüyor. Bu etkileşimi tetikleyen sebeplerden bazılarıysa kandaki oksijen miktarımız ve hormon seviyemiz... Bu arada tıpkı parmak izimiz gibi kendimize has dil izimizin de olduğunu biliyor muydunuz?

3) ESNEMEYİ NE TETİKLER?
Esneme üzerine araştırma yapan ilk kişi Hipokrat... Hipokrat, esnemenin ateşli hastalıklarda vücudumuzdaki, kötü havayı temizlemeye yaradığını öne sürmüştü. Nefes almaya yardımcı olduğu, vücuttan karbondioksidin atılıp kana daha çok oksijen girmesini sağladığını, aslında sadece başkalarını taklit ettiğimiz için esnediğimizi öne sürenler de oldu. Kimi uzmanlarsa esnemenin stres belirtisi ya da beynimizi soğutma çabası olduğunu savunuyor. Ancak binlerce yıldır gerçekten neden esnediğimizi çözemedik.

4) NEDEN HER GECE UYURUZ?
Kimimiz 10 saat, kimimiz günde 3 saat uyuyor. Su içmek gibi temel ihtiyaç olarak görülen uykunun yeni bellek oluşumu, akıl ve beden sağlığımız için öneminin büyük olduğu söyleniyor ama uzmanlar her gece uyumamızın ardındaki sırrı hâlâ tam anlamıyla çözebilmiş değil. Uykunun bir çeşit bağımlılıktan mı ibaret olduğu da tartışılıyor.

5) NEDEN APANDİSİTİMİZ VAR?
Kalınbağırsağa bağlı bir organ olan, uzunluğu 7-12 cm arasında değişen apandisit hakkında çok az şey biliyoruz. Çoğunlukla patlamasıyla başımızı derde sokan bu organa neden sahip olduğumuzu anlayabilmiş değiliz. Bir yandan vücuda yararlı mikrop üreterek, sindirim ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğu söylense de diğer yandan günümüz insanının bu organa ihtiyaç duymadığı hatta özellikle yetişkinlerde tamamen işlevsiz olduğu öne sürülüyor.

6) KAN GRUBU NİYE FARKLI?
Avusturyalı doktor Kari Landteiner sayesinde kan gruplarının farklı olduğunu öğrenmemizin ardından 100 yılı aşkın vakit geçmiş olmasına rağmen hâlâ ardındaki sırrı çözebilmiş değiliz. Bilim insanları, 20 milyon yıl önce farklı kan gruplarının oluşmaya başladığını tahmin ediyor. Onkoloji uzmanı Dr. Mohammad Mobayed "Kan gruplarının çeşitliliğiyle ilgili iddialar var. Ancak neden insandan insana farklılık gösterdiği açıklığa kavuşmuş değil" diyor.

7) NEDEN RÜYA GÖRÜRÜZ?
Bilim insanları uzun yıllar üzerine kafa yormalarına rağmen bir türlü neden rüya gördüğümüzü açıklayamadı. Sebebinin tamamen bilinçaltı ya da insan beyninin uydurmasından ibaret olduğunu öne sürenler olsa da bu sır da keşfedilmeyi bekliyor. Konu üzerine araştırma yapan uzmanlardan Caleb Backe "Hayatımızın 1/3'ünü uyuyarak geçiriyoruz ama hâlâ niçin rüya gördüğümüz konusunda yol kat edebilmiş değiliz" diyor. Dahası rüyaları sadece REM uykusundayken görüyoruz ve bu anlarda kalp atışımız hızlanıyor. Bu arada uyku demişken... Kimi uzmanlara göre uykusuzluk açlıktan daha öldürücü.

8) VÜCUDUMUZDAKİ MİKROPLARIN SIRRI NE?
Mikroplar sadece etrafımızda değil; vücudumuzu içinde. Vücudumuzun yaklaşık yüzde 40'ı insan değil faydalı mikrop ve bakteriler! Tam olarak neden mikroplarla yaşadığımızı çözmek hastalıklara dair pek çok kapı açabilir ancak henüz yanıtını bulabilmiş değiliz.

9) GÜLMEK BULAŞICI MI?
Gülmenin neden bulaşıcı olduğu konusu akılları karıştırıyor. Komik olayların bizi bu eyleme ittiğini düşünsek de bize kahkaha attıran olayların pek çoğuna çevre psikolojisi sebep oluyor. Yani aslında bir şeyi komik bulduğumuz için değil, yanımızdakiler güldüğü için biz de onları taklit ediyor olabiliriz. ÜCL Üniversitesi'nden nörolog Sophie Scott "Başkalarının şakalarına güldüğümüzü sanırız ama en çok gülen aslında konuşan kişidir. Üstelik bir anda gelen gülme hali, ortamdakilerle hemfikir olduğunuz izlenimi yaratır. Bulaşıcı olan gülme davranışı ilişkileri güçlendirir" diyor.

10) NEDEN ŞEMPANZELER BİZDEN DAHA GÜÇLÜ?
Indiana Üniversitesi'nden Kevin Hunt "Bir şempanzeyi tıraş edip çenesinden beline kadar fotoğrafını çekseniz, insan olmadığını ilk bakışta anlayamazsınız" diyor. Bu kadar benzer özelliklere sahip olsak da şempanzeler insanlardan 2-3 kat güçlü. Özellikle kas gücü göz önünde bulundurulduğunda, şempanzelerin insanlardan daha dirençli ve atik olduğu söyleniyor. Ancak bu güçlerinin ardındaki sır açıklanabilmiş değil.

VÜCUDUMUZLA İLGİLİ ÇARPICI RAKAMLAR...

%20
British Medical Journal'da yer alan bir araştırmaya göre, hafta başında kalp krizi geçirme olasılığımız yüzde 20 daha fazla.

1000'de bir
Her 1000 bebekten 1 'i ağzında diş ile doğuyor.

96.000 km
İnsan vücudunda yaklaşık 96 bin kilometre kan damarı olduğu tahmin ediliyor.

3
Anne karnında 3 ayımızı doldurduğumuzda parmak izlerimiz oluşmaya başlar.

100.000
Kalbimiz günde ortalama 100 bin kez atıyor. Kafamızdaki ortalama saç telinin sayısı da aynı.

22 kg
Yaşamımız boyunca döktüğümüz deri miktarı.

206
300 kemik ile doğuyoruz. Yetişkinlik dönemindeyse bu sayı 206'ya düşüyor.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ