ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Tülay Acar-HABERTURK.COM

Biyolojik babaları olduklarını kanıtladıkları halde, yıllar önce açtıkları davalar, o tarihte yürürlükte olan ilgili yasa nedeniyle; ‘mali sonuçlu” yani ‘mirasçı’ olmak talepli davalar aleyhinde sonuçlandı. Hikayeleri gibii davaları da mutsuz sonla bitiyordu. Avukat Varol Turbay, şimdi onların yüzünü güldürecek bir karara konu davayı kazandı. Kararla, babalık davasını kazanan evlilik dışı doğan çocuklar, geriye dönük olarak açtıkları davayla artık mirasçı olabilecekler. Tozlu raflara kaldırılan dosyalar raftan yeniden indirilecek.

Karara konu dava, yerel mahkemede görüldü. Davacı 22 yaşındaki üniversite öğrencisi yaşındaki A.D’nin annesi 22 yıl önce biyolojik babasının nüfusuna kaydettirilmesi için açtığı davayı kazandı. Biyolojik babası olduğu yasal olarak kanıtlanmıştı. Ancak mahkeme, annesinin açtığı davada, aleyhte bir karar verdi. Gerekçe o tarihte yürürlükte olan Medenin Kanun’un ilgili maddesiydi. Buna göre, evlilik dışı ilişkiden doğan A.D.’nin, davalı babası genç kadına evlenme teklifi etmemişti. Bu nedenle birliktelikten doğan çocuk soyadının alamaz ve ve mirasçısı olamazdı.

KARAR BİNLERCE ÇOCUĞU İLGİLENDİRİYOR

Bu yıl mezun olarak öğretmen olacak genç kız, "Manevi olarak derin üzüntü içindeyim, bakabilirim" diyerek babasının soyadını istiyordu. Babalık davalarıyla tanınan avukat Varol Turbay aracılığıyla 2014 yılında yeniden dava açtı. Yerel mahkeme, A.D.’nin babasının soyadı alması gerektiğine hükmetti. Aynı zamanda mali sonuçlu babalık davasını kazanan genç kızın davalı babanın mirasçısı olabileceğine hükmetti. Kararı davalı nüfus müdürlüğü tarafından da temyiz edilmedi. Yargıtay Hukuk Dairesi’nin de onayarak kesinleşen karar, geriye dönük davayı kaybeden binlerce çocuk için emsal niteliğinde.

“Baba evlenme teklifi etmedim diyerek kurtuluyordu”

Avukat Varol Turbay, kararın anlamını şöyle açıkladı:

“Bu dava bana geldiğinde umutsuzdum. Çünkü, davacı genç kızın annesi yıllar önce açtığı ‘babalık davasını’ kaybetmişti. Gerekçe ise; o tarihte yürürlükte olan yasaydı. O yasaya göre, “baba baba “anneye evlenme teklifi etmedim” derse ve bunu iki tanıkla da kanıtlarsa o çocuğu reddebiliyordu. Çapkınlığı yanında kar kalıyordu. Traji-komik bir yasaydı. Ve baba çocuğa yalnızca nafaka vererek kurtuluyordu. Bu arada çocuk, babasının tüm miras hakkından da mahrum kalıyordu. Daha da acısı, babanın soyadını almayan çocuk annenin nüfusunda kalarak babasının mirasçısı olamıyor, manevi olarak daha büyük zarar görüyordu”

“Karar, Yargıtay tarafından onandı ve kesinleşti”

Avukat Varol Turbay, davalı babaya ve Nüfus Müdürlüğü’ne dava açtıklarını belirterek şöyle devam etti:

“ Açtığımız davada mahkeme, geçmiş kararlara konu Medeni Kanunun ilgili maddenin yürürlükte kaldığına atıfta bulundu. Bu nedenle müvekkilimin babasının mirasçısı olabileceğine hükmetti. Aynı zamanda davacı A.D.’ye 50 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. Kararla,2002 yılında evlilik dışı doğan çocuklar, geriye dönük olarak mali sonuçlu dava açma hakkına sahip oldular. Açtığımız bu davada mahkeme davacı A.D.’nin davalı babanın mirasçısı olması gerektiğine hükmedildi"

ŞİMDİ NE OLACAK?

“Geçmişte davayı kaybeden çocuklar dava açsın”

Avukat Varol, kararın davaları nasıl etkilediğini ise şöyle anlattı.

“Daha önceki yürürlükte olan 4721 sayılı Medeni Kanunun ilgili maddesine göre, kadınla evlilik dışı ilişkiye giren adam,”Hakim bey ben bu kadına evlenme teklifi etmedim” derse doğan çocuğu reddebiliyordu. Bu davayla geçmiş yıllarda açtığı davaları kaybeden,babasına mirasçı olamayan binlerce çocuğa,mirasçı olabilmenin yolunu açtık.

Yine bu şekilde ki çocuklar içinde babalarından manevi tazminat istenmesinin yolu açıldı. Aslında bu anlattığım husus yeni medeni yasa da geçici bir madde ile yer almıştı,biz sadece oradan alıp uygulama sahasına soktuk. Şu an yeniden değişikliğe uğrayan Medeni Kanun’un ilgili maddesi gereği,bu davaların Cumhuriyet Savcılıkları tarafından da açılacağına dair hükümler var. Aile birliğinin korunması için bu çocukların biyolojik babalarının nüfusa kaydedilmesi gerekiyor. Senim baban sütçüden diyerek 'sahipsiz' bırakılan bu çoçukların maddi-manevi olarak korumması gerekir Bu nedenle mağdur çocukların haklarının devlet eliyle korunması gerekiyor.”

  • tülay acar

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000