11 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Yıllar önceydi... Mecidiyeköy’den Levent’e giderken, solda Tatko şirketinin bir binası vardı.

Çok kişi bilmez ama burası Türk futbolunun efsane mekânlarından biriydi. Büyük bir iş merkezi ve yanında resmi ölçülerde bir toprak futbol sahası... Oradan kimler geldi, kimler geçti.

Tatko bir aile şirketi. Mustafa Vacit Yalman ve kardeşleri tarafından kurulmuştu. Sofra tuzu, otomobil lastiği, deniz araçları ve iş makinelerine kadar uzanan ürün yelpazesiyle Türk ekonomisinde de futboldaki kadar önemli yeri oldu. Bir zamanlar Koç, Sabancı gibi bir markaydı. Fakat Tatko asıl şöhretini şirketin sahiplerinden Vacit Yalman’ın oğlu Alp Yalman ile yakaladı. Galatasaray’ın Ali Sami Yen’den sonraki en önemli başkanlarından Alp Yalman’ın yönetim kurulundan Faruk Süren, Özhan Canaydın, Mehmet Cansun ve Adnan Polat gibi isimler Galatasaray Kulübü’nde başkanlık yaptı. Hatta Yalman bu isimleri geleceğin başkanları olarak bizzat kendisi yetiştirdi. Dahası, UEFA Kupası ve Süper Kupa’ya giden uzun yol onun görev yaptığı dönemlerde ince ince örüldü.

O DÖNEMLERDE FUTBOLCU BÖYLE SEÇİLİRDİ

Tatko’nun yerinde şimdi Astoria Plaza var. Eskiden Galatasaray’a transfer edilecek futbolcuların, Alp Yalman’ın da oynadığı maçlarda denendiği o toprak sahadansa eser yok.

O dönemlerde Galatasaray’da futbolcu seçimleri böyle yapılırdı. Yabancı futbolcu İstanbul’a gelir, Florya’dan önce Tatko’yu ziyaret ederdi. Transfer görüşmesinden önce, Yalman ve kendi kurduğu eski futbolculardan oluşan takımı gelen futbolcuyu selam bile vermeden o toprak sahaya çıkarırdı. Bu “seçici kurul” ile çift kalede futbolcu başarılı bulunursa, yan binaya geçilip sözleşme imzalanırdı.

O toprak sahanın tozunu yutan “topçu”lar arasında Prekazi, Simoviç, Uğur Tütüneker, Savaş Koç, Muhammed gibi ne isimler vardı. Mesela Prekazi’nin o günkü şaşkınlığı hâlâ anlatılır. Belki denenmedi ama Fransız futbolcu Didier Six’in bile bu toprak sahada futbol oynamışlığı vardır. Tabii ben de birkaç kez o sahada maç yapmışımdır!

FUTBOLUN MERKEZİ

İnanılmaz bir vizyona sahip olan Alp Yalman’ın başında bulunduğu Tatko şirketi, zamanla Türk futbolunun merkezi haline gelmişti. Ayrıca Galatasaray’ın olaylı Neuchatel maçından sonra Avrupa Kupalarından men edilmesinin ardından, Tatko bir savunma merkezi olmuştu. Galatasaray’ı tekrar kupalara dahil eden efsane savunma yine Tatko binasında Alman avukat Reinhard Rauball ile birlikte hazırlanmıştı. O günlerde Galatasaray’ın cezadan kurtulması için Ali Şen ve Şenez Erzik’in de uğrak yeriydi orası. O zamanlar rekabet bu kadar sert değildi ve Galatasaray için neredeyse tüm ülke çalışmıştı; gazeteciler bile.

Konu, bugün anlaşılması zor bir milli meseleye dönüşmüştü yani.

TECRÜBE KONUŞUYOR

Ama öyle devam etmedi.

Türkiye’nin inişli çıkışlı ekonomik durumunda Tatko da ağır yaralar aldı. Bir daha eski günlerine dönemedi. Işıltılı günlerin ardından Alp Yalman da durakladı. Yine de kulüpten kopmadı. İlerleyen yaşına rağmen her kongreyi, divan toplantılarını takip etti. Hatta geçen yıllarda yeniden başkanlığa aday oldu, kazanamadı.

Sonra, hiç kimsenin, kendisinin bile beklemediği bir anda kapısı yeniden çalındı. Bugünkü Başkan Dursun Özbek birkaç ay önce Alp Yalman’ın tecrübelerinden yararlanmak için devreye girdi. Yalman teklifi kabul etti. Tek şartı, kendi ekibini kurmaktı. Ardından Florya’da futbolun tüm idaresini üstlenen Yalman, yeniden en çok sevdiği işi yapmanın heyecanını ilk günkü gibi yaşamaya başladı. Ve şimdi bu yazının konusu oldu.

Zor günleri yavaş yavaş geride bırakan Galatasaray’ın bugünkü yapısının perde arkasında, Özbek’le beraber yine Alp Yalman var. Aslında Özbek’in Şampiyonlar Ligi finali projesi de Yalman ile birlikte yapılan bir proje. Yalman geleceğin “güçlü Galatasaray”ını kurmak için gece gündüz çalışıyor.

DEMBELE SON ANDA KAÇTI!

Scout ekipleriyle birlikte İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer önemli ligleri yakından takip ediyor ve sürekli rapor hazırlıyor. Bugün başarılı, gelecek için de ümit vaat eden kadrodaki futbolcuların transferleri onun gözetiminde yapıldı. Celtic’de oynayan ve gelecek yıllarda Barcelona gibi takımlara gitmesi beklenen 20 yaşındaki Moussa Dembele’nin bile transferini çözmüştü. Ancak Yalman’ın elinde olmayan bir anlık gecikme nedeniyle Galatasaray büyük bir balığı elinden kaçırdı.

Bazı transferler de Yalman engeline takıldı, yapılmadı! Şimdi Fenerbahçe’de oynayan Neustadter, mayıs-haziran aylarında Galatasaray’ın yakın takibindeydi. Galatasaray yönetimi futbolcuyla bir görüşme bile yapmıştı. Fransa’daki Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ardından oyuncu imza atacaktı. Ancak Yalman, Rus oyuncunun Fransa 2016’daki ilk maçını izleyince yöneticilere “Almayın, bize yaramaz” dedi. Görüşmeler sonlandırıldı. Ardından Fenerbahçe Rus oyuncuyu kadrosuna dahil etti. Şu ana kadar da Yalman’ın haklı olduğu anlaşılıyor.

Galatasaray’ın UEFA Kupası’na giden yolun haritasını, vaktiyle Alp Yalman çizmişti. Onun yönetiminde de bulunan Faruk Süren ile o hedefe ulaşıldı. Şimdi Dursun Özbek’in elinde yeni bir harita var. Eğer Sayın Özbek ve ondan sonraki başkanlar Yalman’ın haritasını takip ederse, büyük başarıların geleceğinden kuşkum yok.

'NE İMZASI? İMZA FİLAN YOK'

Alp Yalman ilginç bir kişiliğe sahiptir. Sıcakkanlı biri değildir. Gerektiği zaman konuşur. Başkanlığı döneminde gazeteciler çok sıkıntı çekmiştir. Haber tüyosu ya da bilgi vermez. Öyle ki, bir gün Kuruçeşme Adası’nda bir oyuncuyla sözleşme imzalanıyordu. Gazeteciler imza anını camdan rahatlıkla izleyebiliyordu. Derken Yalman dışarı çıktı ve gazetecilere “Çocuklar burada ne arıyorsunuz?” diye sordu. Gazeteciler “Sayın başkan hayırlı olsun. İmza attınız” deyince Yalman “Ne imzası? İmza filan yok” yanıtıyla medyanın efsane başkanları arasına girmiş oldu...

Galatasaray muhabiri olduğum dönemde kendisiyle Tatko binasında 3 saat kadar süren bir röportaj yapmıştım. Hayatımın en zor röportajlarından biriydi. Röportajda iddialıydım. Ancak o gün gazeteye döndüğümde Yalman ile söyleşiden elimde 6 satırlık 3 spot yazacak malzeme dahi yoktu. Bu yazıyı yazacağımı duysa, inanın ne yapar eder engellemeye çalışırdı! Reklamı hiç sevmez ama Türkiye’nin en verimli başkanlarından biridir.

Bugün de Galatasaray’da Dursun Özbek’e gösterilen tepkiler, Alp Yalman’ın görev almasıyla giderek azalmaya başladı. Sürekli uyaran, yol gösteren, tecrübesini herkese aktarmaya çalışan ve futboldan gerçekten anlayan Yalman, beyniyle bu yaşında bile Galatasaray için mücadelesini sürdürüyor.

2 TUTKUSU VAR: FUTBOL VE SİNEMA 

Alp Yalman, 1940’ta İstanbul’da doğdu. İlkokulu 1946’da Özel Aydın Okulu’nda bitirdi. Orta öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Daha sonra İngiltere’ye mühendislik okumaya gitti. Ancak sıkıcı bulduğu için vazgeçti. Yüksek öğrenimini İsviçre Lozan’da siyasal ve sosyal ilimler okuyarak tamamladı. Amcası Ahmet Emin’in Vatan isimli gazetesinde yazılar yazdı. Ancak gazeteciliğe ilgi duymadı. Askerlikten sonra 1967’de ABD’de Chrysler’de staj yaptı. Dönüşte Tatko’nun yatırım koordinatörü olarak göreve başladı. Yalman, 1961’de Kahraman Sadıkoğlu’nun ablası Varlık Hanım’la evlendi. Bu evlilikten Kerem ve Mehmet isimli 2 çocuğu dünyaya geldi. İlk defa 1973’te Galatasaray yönetim kurullarında görev aldı. 1990’dan 1996’ya kadar Galatasaray Kulübü Başkanlığı yaptı. 25 Ekim 2014’te başkanlığa yeniden aday oldu. Ancak seçimi Duygun Yarsuvat kazandı. Yalman İngilizce, Fransızca ve Almanca bilir. Ayrıca büyük bir sinema tutkunudur. 2 bine yakın filmden oluşan bir koleksiyonu vardır.

HALİL ÖZER - HABERTÜRK PAZAR 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300