Annesinin kaleminden Atatürk'ün akrabaları

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın bağış belgesi, ailesi ile ilgili bilinmeyenleri de ortaya koyuyor. Murat Bardakçı yazdı.

24 Mayıs 2009 Pazar, 11:51:00Güncelleme: 11:51:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Darüşşafaka Cemiyeti, arşivinde yeni bulduğu bir belgeyi basına dağıttı. Belgeye göre, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, 28 Ekim 1921 tarihinde Darüşşafaka’ya 20 bin kuruş bağışlamış ve bu bağış karşılığında ailesinin bazı mensuplarının ruhlarına Kadir Geceleri hatim indirilmesini istemişti. Zübeyde Hanım’ın ruhları için dua edilmesini arzu ettiği kişiler, Atatürk’ün bugüne kadar hiç bilinmeyen akrabaları idi ve liste dikkatle incelendiğinde, Zübeyde Hanım’ın altı çocuk sahibi olduğu görülüyordu.

GAZETE HABERTURK - MURAT BARDAKÇI

Haberi, ilkönce Balçiçek Pamir yaptı: Darüşşafaka Cemiyeti’nin arşivinde devam eden düzenleme çalışmaları sırasında, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın 1921’de yaptığı bir bağış sözleşmesi bulunmuş ve Darüşşafaka’ya o günün parasıyla 20 bin kuruş verdiği görülmüştü. Zübeyde Hanım, bu bağışı yaparken, her sene Kadir Gecesi’nde Darüşşafaka öğrencilerinin hatim indirmesini istiyor, hatimin sevabının kimlere gönderileceğini yazıyor ve yine her yıl öğrencilere taze mevsim meyveleri dağıtılmasını şart koşuyordu.
RUHLARINA DUA İSTEDİ
Haber daha sonra başka gazetelerde de yeraldı ve gazeteler bağışın miktarını öne çıkardılar. Yorumlar, o zamanın 20 bin kuruşunun bugünün parasıyla 2
milyon lira ettiği, hesaplamanın İş Bankası hisselerinin değeri üzerinden yapıldığı ve meblâğın ciddî bir servet olduğu yolundaydı. Ama, bağış vesikasındaki bazı çok önemli bilgiler pek anlaşılamadığından olacak, birkaç
satırla geçiştirildi. Zübeyde Hanım, her sene indirilecek olan hatimin kimlerin
ruhlarına gönderilmesini istediğini de yazmıştı. Ruhları için dua edilmesini arzu ettiği kişiler, bir yerde, Atatürk’ün bugüne kadar hiç bilinmeyen akrabalarının bir listesini teşkil ediyordu.

HER İKİ KOCASI DA KAYITLI

Şimdi, Zübeyde Hanım’ın verdiği isimlere dikkatle bakalım: Atatürk, yahut o zamanki ismiyleMustafa Kemal Paşa ile daha sonra “Atadan” soyadını alacak olan kızkardeşi Makbule Hanım, o tarihte hayatta bulundukları için, tabiatiyle bu “sevap listesi”nde yeralmıyorlar. Ancak, bağış vesikasında “Kızları İsmet ve Naciye,manevî kızları Rabia Hanımlar ile küçük oğulları Ömer ve Ahmed’in ruhlarına gönderilmesi şartıyla...” şeklinde bir ifade var. Bu, Zübeyde Hanım’ın
oğlu Mustafa Kemal ile kızı Makbule dışında dört çocuğunun daha olduğunu ama bu çocukların bağış sırasında hayatta bulunmadıklarını gösteriyor.
“Rabia” adındaki manevi kızı da, hayatta değil... Zübeyde Hanım, söz konusu
belgede, yaptığı iki evlilikten de sözediyor. İlk eşi ve Mustafa Kemal’in de babası olan Ali Rıza Bey’in adı, belgede “Ali” olarak geçiyor. Belgede, Atatürk’ün üvey babası Ragıp Bey’in yanısıra, Zübeyde Hanım’ın kayınbiraderi
Hüseyin Efendi ile babası Feyzullah Efendi, annesi Ayşe, büyükannesi Emetullah, anneannesi Emine ile teyzesi Fatma Hanımlar da kayıtlı. “Kayınvalide” olarak görünen Ayşe ve “görümce” Hatice Hanımlar, Zübeyde Hanım’ın, büyük ihtimalle ikinci eşi Ragıp Bey tarafından olan akrabaları...

TAM BİR CESARET İŞİ


Bağış belgesinin bir diğer özelliği, Zübeyde Hanım’ın oğlu Mustafa Kemal’den “Anadolu Kuvâyı Milliye Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri”
diye bahsetmesi... Bağışın yapıldığı 1921 yılında Mustafa Kemal Paşa ile
İstanbul Hükümeti’nin arasının son derece bozuk olduğu ve Paşa’nın İstanbul’un gözünde neredeyse “düşman” olarak göründüğü hatırlanacak olursa, o sırada İstanbul’da bulunan Zübeyde Hanım’ın hiçbir şeyden
çekinmeden kullandığı bu ifade, cesaretinin yanısıra, oğluna olan itimadının ve giriştiği mücadeleyi başaracağına dair kesin inancının da bir göstergesidir.

Hatimin sevabı peygamberin, evliyaların, dört halifenin ve akrabalarımın ruhlarına gitsin!

ZÜBEYDE Hanım’ın Darüşşafaka’ya verdiği 20 bin kuruş ile ilgili olarak hazırlanan bağış senedinde, bugünün diliyle şöyle deniyor:
“Hicrî 1340 senesi Rebiülevvel ayının 27. Pazartesi gününe rastlayan Rumî 1337 yılı Ekim ayının 28. günü, Darüşşafaka’da, Ankara Hükümeti Büyük Millet
Meclisi Reisi ve Anadolu Kuvâ-yı Milliye Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin valideleri Zübeyde ve halaları Emine Hanımlar ile Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye (İslamî Eğitim Cemiyeti) Müdürü Cemil,
Darüşşafaka Müdürü Ali Kâmi ve Dışişleri Bakanlığı Selânik Konsolosluğu memurlarından Cemal Beyler hazır bulundular. Zübeyde Hanımefendi, her sene Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde Darüşşafaka öğrencileri tarafından
Kur’anın hatmedilmesiyle sevapları önce peygamberimiz efendimiz hazretlerinin mübarek ruhlarına, daha sonra peygamberimizin ehlibeytine, enbiyâlara, ilk dört halifeye, evliyalara, bütün mü’minlere, şehidlerin temiz
ruhlarına ve Zübeyde Hanımefendi’nin pederleri Feyzullah Efendi, valideleri Ayşe ve kardeşi Hüseyin Efendiler ile teyzeleri Fatma, büyük valideleri Emetullah, anneanneleri Emine, kayınvalideleri Ayşe, görümceleri Hatice, kızları İsmet ve Naciye, manevî kızları Rabia Hanımlar ile küçük oğulları Ömer ve Ahmed’in ruhlarına gönderilmesi şartıyla, Allah için, sevabına 20 bin kuruşu, İslamî Eğitim Cemiyeti tarafından işletilmesi şartıyla teberru ettiler.
Elde edilecek gelirden, yılda bir defa öğrencilere mevsim meyveleri
dağıtılacak ve bağışın gerekleri, Darüşşafaka’da müdürlük yapacak olan kişiler tarafından yerine getirilecektir.
Sözkonusu bağış makbuz mukabilinde teslim edilmiş, Darüşşafaka Müdürü Ali Kâmi Bey bağışın şartlarını kabul etmiş, durum İslamî Eğitim Cemiyeti ile
Darüşşafaka’nın defterlerine aynen kaydedilmiş ve Zübeyde Hanımefendi Hazretleri’ne de bu belge verilmiştir. 28 Ekim 1921. Darüşşafaka Müdürü Ali Kâmi. Mustafa Kemal Paşa’nın validesi Zübeyde.
Şahitler: Dışişleri Bakanlığı Selânik Konsolosluğu memurlarından Cemal.
İslamî Eğitim Cemiyeti Müdürü Cemil.
Özel deftere kaydolması, diğer senetlerle ve mahkeme kararları ile beraber kasada saklanması için muhasebeye. 21 Aralık 1921”.