ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

HTGAZETE PAZAR/SEMA EREREN

Bu olay gerçekten yaşandı; hem de İstanbul’da. Bebeksi cildinin yerini mor halkalar almış, her gün iş çıkışı spora giden o kadından eser kalmamıştı. Kolunu kaldıracak mecali yoktu. Neşe saçan insan gitmiş, her şeye sinirlenen biri gelmişti. Kocası çareyi doktora gitmekte buldu. Ve şok! 30’lu yaşlarındaki kadın testlerin sonucunda 80’lerinde çıktı. Çinkolar, vitaminler, sağlıklı beslenme diyetleri, uzun doğa yürüyüşleri... Gerçek yaşına dönmek için denenmedik yol bırakmadı...
Aslında hiçbirimiz gerçek yaşımızı yaşamıyor, bilmiyoruz. Ya daha yaşlı ya da genciz. İstanbul Maratonu’nda arkadaşımın dedesinin bana fark atması da anneannemin cildindeki parıltının benimkiyle yarışması da işte bu yüzden. Hayat kalitemizi, nasıl göründüğümüzü, enerji düzeyimizi kronolojik yani kimlikteki yaşımız değil biyolojik yaşımız belirliyor. Buradaki mesele de öyle yaşlanma karşıtı 10 farklı krem sürmekle çözülmüyor, bizim jenerasyon hızla yaşlanıyor.

Sebeplerini tahmin etmek zor olmasa gerek: Beslenme şeklimiz, stres, çevre kirliliği, uyku düzensizliği, sigara gibi zararlı alışkanlıklar... Elbette genetik olarak şanslı olanlarımız da yok değil. Özellikle Uzakdoğulular... Ben onların gerçek yaşını kestirme konusunda daima sınıfta kalmışımdır. Yıllar önce İngiltere’de bir dil okulunda yaşıtım sanıp laubali davrandığım Japon arkadaşım kursun son gününde neredeyse annem yaşında olduğunu itiraf edince, utancımdan ne yapacağımı bilemedim. Neyse ki arkadaşım zevkten dört köşe oldu. Nasıl olmasın ki?
Kadın-erkek, hepimizin korkulu rüyası yaşlanmak. “Yaşımla barışığım” diyenin bile içi içini kemiriyor. Yaşımızı en yakınımızdan bile gizliyoruz. Yaşlanma fobimizin ardında yatan 2 sebebi en iyi özetleyenlerden biri İngiltere’deki Newcastle Üniversitesi’nden Thomas Kirkwood, “Yaşlandıkça ölüm riskimiz artıyor, doğurganlığımızsa azalıyor” diyor. İşte bu 2 ihtimal bizi ürpertiyor. Bu süreç tüm canlılar için evrensel kural değil elbette. Zira döngüye baş kaldıran canlılar da var. Mesela bir denizanası türü olan “turritopsis dohrnii”. “Ölümsüz denizanası” olarak bilinen bu tür büyük bir şiddete maruz kalmadığı müddetçe ölmüyor. Ancak ne yazık ki biz insanların şimdilik bu denizanası gibi bir lüksü yok.

SEBEP YAŞLANMA HIZIMIZ
Vücudumuzun farklı bölgelerinin bile yaşları farklı olabiliyor. Bilim insanları da bu biyolojik saati geri almanın yollarına kafa yoruyor. Prof. Robert Weale de biyolojik yaşın takvim yaşından daha fazla olabileceğini savunan uzmanlardan. Duke Üniversitesi’nden Daniel Belsky ve ekibi de “Kimliğimizde yazan yaştan daha hızlı yaşlananlar da yavaş yaşlananlar da var” diyor. Ekibin araştırmasına katılan, fiziksel ve psikolojik bir dizi testlerden geçirilen, sözde 38 yaşında olan denek 28’lik çıkıyor. Bu kişinin yaşıtı bir başka denekse 61 yaşında olduğunu öğrenince bir bardak soğuk su içiyor. Şahsen ben şanslı gruptayım. Hâlâ reşit olduğumdan emin olmak isteyen güvenlik görevlileri kimliğimi soruyor. Yaşımdan bihaber olan apartman görevlimiz ısrarla ciddi konuları konuşmak için “Baban yok mu?” diyor. Onlara bozulmuyor değilim ama 30’uma 2 kala bu durum hoşuma gitmeye de başladı. Ancak biyolojik yaşınızı ortaya koyan çok ciddi testler var. Onları yaptırmak için şimdilik cesaretim yok. 60’larımda çıkmayacağım ne malum?

BEYNİMİZ KAÇ YAŞINDA?
Bedenimiz gibi beynimiz de çeşitli sebeplerle farklı bir yaşta olabilir. Yaşam tarzı, alışkanlıklar, hedeflerimiz, elbette genlerimiz geçen yılları beynimizin aleyhinde ya da lehinde işletiyor. İngiliz Sağlık Bakanlığı’nın testi, beyin yaşınızı tahmin etmek için 25 madde veriyor. (Her evet =1 puan)
1. Her gün en az 7 saat uyurum.
2. Günde 5 porsiyon antioksidan içeren sebze-meyve tüketirim.
3. Her gün 1 porsiyon yaban mersini, ahududu ya da böğürtlen tüketirim. 4. Haftada 3 kez, omega-3 yağı içeren balık yerim.
5. Haftada 5 kez omega 3 yağ asidi içeren balık yağı hapı kullanırım.
6. Folik asit ve günlük multivitamin takviyesi kullanırım.
7. Her gün düşük dozda aspirin kullanırım.
8. Haftada 5 kez üzüm suyu ya da kırmızı şarap içerim.
9. Haftada birkaç gün 30 dakika egzersiz yaparım.
10. Haftada en az 5 kez bulmaca çözerim.
11. Ailemde uzun ömürlüler var.
12. Toplam kolesterol değerim 5.2 mmol/litrenin altında.
13. ‘Kötü’ kolestrol değerim 3.3 mmol/litrenin altında.
14. Obez değilim.
15. Akdeniz diyeti uyguluyorum.
16. Zeytinyağı tüketiyorum.
17. Hiç sigara içmedim.
18. Tansiyonum normal.
19. Şekerim normal.
20. Metabolik sendromum yok (Hipertansiyon gibi)
21. Uyku bozukluğu yaşamıyorum.
22. Stresi idare edebiliyorum.
23. Sevdiklerimle kaliteli vakit geçiriyorum.
24. Hafıza problemim yok.
25. Alzheimer’ı önlemek için elimden geleni yapıyorum.

0-11 Puan: Alzheimer riskiniz yüksek. Gerçek yaşınıza 10 yaş ekleyerek beyin yaşınızı bulun.
12-14 Puan: Orta derecede Alzheimer riskiniz var. Gerçek yaşınız ile beyin yaşınız arasında fazla fark olmasa da Alzheimer riskinizi yükselttiğinizi bilmelisiniz.
15-19 Puan: Beyin yaşınız gerçek yaşınızla eşit. Alzheimer riskiniz yine de mevcut.
20-22 Puan: Gerçek yaşınızdan 10 yaş çıkararak beyin yaşınızı bulun. Gidişatınız iyi ama yine de kat edilecek yolunuz var.
23-25 Puan: Sağlıklı yaşlanıyorsunuz. Kronolojik yaşınızdan 15 yaş çıkararak beyin yaşınızı bulun. Alzheimer riskiniz çok düşük.

BİYOLOJİK YAŞ İÇİN BİRKAÇ İPUCU

CİLT: Elinizin üzerindeki deriyi 1 dakika çekin. Bıraktığınızda normale dönmesi 2 saniye alıyorsa bedeniniz 30’lu yaşlarında, 4 saniye alıyorsa 40’lı yaşlarında, 5-10 saniye alıyorsa 50’li yaşlar, 10 saniyeden fazla sürüyorsa 60’lı yaşları çoktan geçmiş olabilirsiniz.

ZİNDELİK: 100’den geriye 8’er 8’er sayın. Saymakta zorlanıyor, 20 saniyede 0’a kadar gelemiyorsanız zihniniz 40 yaşından yorgun olabilir.

DENGE: Sağ ayağınızı 45 derece eğik tutarak sol ayağınızın üzerinde durun ve gözlerinizi kapatın. 70 saniyeden fazla durabiliyorsanız 20’li yaşlarınızdasınız, yaklaşık 60 saniye durabiliyorsanız 30’lu, 50 saniye civarında durabiliyorsanız 40’lı yaşlar, 40 saniyenin altındakiler çoktan 50’li yaşlarını geçmiş olabilir.

NE YAŞLANDIRIR?
Yaşlanmaya neden olan sayısız etken var. Birincisi çevresel faktörler. Zararlı kimyasallar ve radyasyon, DNA’mızı tahrip eder. Hücrelerimiz bu tahribatı onarır ama zamanla tahribat yayıldığı için hücrelerin mutasyon geçirerek tümörlere dönüşmesine neden olur. İkincisi, metabolizmayla ilgili sorunlar yaşarız. Hücrelerimiz enerji yakarken atık madde üretir ve bunlar zamanla birikir, biyolojik işlemleri kesintiye uğratabilir. Tahribat büyür, organizma bununla başedemez. Üçüncüsü, vücut organları yenilemede sorun yaşar. Her kromozomun ucunda telomer adında DNA grupları var. Bunlar, tahribatı ve parçalanmayı önler. Hücre bölündükçe telomerler kısalır. En son hücre bozulmaya başlar ve ölür. Bu aşınma ve yıpranma Alzheimer gibi hastalıkları tetikler.

Gelelim yaşlanma sürecinde cinsiyet kıyasına. Araştırmalar kadınların daha hızlı yaşlandığını söylese de aslında erkeklerdeki yaşlılık süreci daha ağır kendini gösteriyor. Ancak kadınlar daha uzun yaşıyor. Kadınların genç görünmesi daha büyük mesele. Çünkü biz kadınların derisi daha ince ve yaşlanma kusurlarını daha çabuk gösteriyor. Dahası kadınlar 65’ine, erkeklerse 50’li yaşlarının ortalarına kadar kilo almaya devam edip kas kayıpları başladığından kadınların vücut tahribatı daha fazla oluyor.

YAŞLANMA BELİRTİLERİ
*Bel kalınlığınız artar.
*Görme ve duyma kusurlarınız başlar.
*Kas yoğunluğunuz azalır.
*Kilo almaya başlarsınız.
*Çevreye karşı sabrınız azalır.
*Bellek problemleri başlar.
*Kolesterolünüz yükselir.
*Cinsel isteğiniz azalır.
*Kan basıncınız yükselir.
*Uyku sorunları baş gösterir.
*Daha hızlı şekilde bitkin düşersiniz.

NASIL GENÇ KALINIR?
Bıçak altına yatmaya, mucizevi kremlerden medet ummaya gerek yok. Aslında formül basit.
✔ En az 8 bardak su için, bitki çaylarının gücünden faydalanın.
✔ İyi uyuyun. 23.00’ten sonra stres ve aşırı gürültüye maruz kalmayın. Gerginliğini üzerinden atmadan uyumayın.
✔ Hareket edin. Hiçbir şey yapmıyorsanız haftada 3 gün evde 30 dakika dans edin.
✔ Yediklerinizin ölçüsüne dikkat edin. Protein, taze sebze-meyve, yağlar ve tahıl grubuyla midenize indirdiklerinizde denge kurun.
✔ Stresle mücadele edin, kafa toplamak için kendine özel vakit ayırın. ✔ Çalışma saatleri içerisinde 2 dakikalık nefes egzersizleri yapın.
✔ Sevdiklerinle vakit geçirin, kahkaha atın. Zorla da olsa kahkaha atın. Organlarımız kahkahanın yalandan olduğunu anlamaz ve kendini iyi hisseder.
✔ Yeri geldiğinde ağlayın, bağırın. Yeter ki içinize atmayın.
✔ Asla emekli olmayın! Öyle ya da böyle mutlaka sizi hayata bağlayan bir meşgaleniz olsun.
✔ Genç kalma sırları üzerine kitap yazan Dr. Michael Roizen, hızlı yaşlanmamak için besinlerin, vitaminler ya da gıda takviyeleri yoluyla değil gerçek yiyeceklerle alınması gerektiğini savunuyor.

YÜZ KUSURLARINA DİKKAT!
Çünkü yüzünüz konuşuyor. Onları kapatıcılarla kamufle etmeye çalışmayın. “Yüzünüzde olduğunuzdan daha yaşlı görünmenize sebep olan şeyler varsa altında yatan sebepleri irdeleyin” diyor Şanghay’daki Chinese Academy of Sciences’dan Jing-Dong Jackie Han ve ekip arkadaşları... Mesela yanaklarınızdaki şişlik, göz altı torbaları kötü kolestrole, göz altı morlukları böbreklerde soruna işaret olabilir.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000