ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
Amerika'da yaşları 13 ile 24 arasında değişen bin 280 gence sorulan, "Seni en çok ne mutlu ediyor?" sorusuna, katılımcıların yüzde 20'si "aileleriyle geçirdikleri zaman", yüzde 73'ü ise "anne ve babalarıyla iyi ilişkileri" olduğu yönünde cevap verdi. Arkadaşlarıyla geçirdikleri zaman ise yüzdelik oranı ilk ikisine göre oldukça düşük olmakla beraber gençleri mutlu eden üçüncü seçenek oldu.

Sonuçları değerlendiren uzmanlar, günümüzde yaşandığı belirtilen toplumsal değişimin ışığında, bazı gençlerin kendilerini seks, romantik ilişki, uyuşturucu, para, araba anahtarı ya da rock müziği gibi seçeneklerin mutlu edeceği yönünde cevap verebileceklerini; ancak 13 - 24 yaş arasındaki gençlerin bu cevabının, bütün bu önyargıları dağıtacak gibi göründüğüne vurgu yaptı.

PARA İLE SAADET OLMUYOR

'Amerikan gençleri arasında mutluluğun tabiatı' konulu araştırmanın en ilginç sonuçlarından biri de gençlerin kafasında para ile mutluluk arasındaki bağın sanıldığı kadar güçlü olmadığını göstermesi oldu. Ankete katılan gençlerden nerdeyse hiçbiri, "Seni en çok ne mutlu eder?" sorusuna "para" diye cevap vermedi. Gelir durumu yüksek ailelerin çocuklarının daha mutlu olduğu ortaya çıkmasına rağmen, araştırmayı yapanlar, bu mutluluğun gelir yüksekliğinden çok söz konusu ailelerin eğitim seviyesinin yüksekliğinden kaynaklandığı yorumunu yapıyorlar.

Araştırma ayrıca, cinsel aktivitenin de sanıldığı kadar gençler tarafından mutlu edici bir faktör olarak kabul görmediğini ortaya çıkardı. Yine alkol kullanan gençler kullanmayanlara oranla daha az mutlu. Son 7 gün içinde alkol alanlardan sadece yüzde 48'i hayatından memnun olduğunu söylerken, alkollü içki içmeyenlerde bu oran yüzde 68. Uyuşturucu kullanmış gençlerden yüzde 49'u hayatından memnun olduğunu ifade ederken, hayatında hiç uyuşturucu kullanmamış gençlerin yüzde 66'sı hayatından mutlu olduğunu dile getiriyor.

GENÇLERE GÖRE İNANÇ MUTLULUK KAYNAĞI

Gençlerin yüzde 55'i inancını ya mutluluğunun tek kaynağı ya da en önemli unsurlarından biri olarak belirtiyor. Yine gençlerin yarıdan fazlası ise, her şeyi elinde tutan bir üstün kudretin varlığına olan inancın kendilerini mutlu ettiğini ifade ediyor. Amerikalı gençler arasında, inancın ötesinde, bir dini gruba mensup olanların daha mutlu oldukları da araştırmanın bulduğu ilginç sonuçlardan.

Bir diğer çarpıcı sonuç ise, gençlerin çoğunluğunun romantik ilişkiyi mutluluk kaynağı olarak görmemesi. Ankete katılan gençlerin yüzde 92'si evlenmenin kendilerini daha mutlu kılacağına inandıklarını belirterek, bir gün evlenmek istediklerini dile getiriyorlar. Araştırmaya katılan New Yorklu bir lise öğrencisi, "Kariyer peşinde koşmaktan asla hayatını düzene sokamayan işkadınlarından olmak istemiyorum." diyerek, yaşanan değişime tercüman oluyor. Yine gençlerin çoğunluğu da çocuk sahibi olmak istediğini söyledi.

Anketin bulduğu sonuçlardan biri de evli anne ve babaların çocuklarının, boşanmış ailelerin çocuklarına göre daha mutlu olduğu. 13-17 yaş arası gençlerden anne babasıyla aynı evde yaşayanların yüzde 64'ü sabahları mutlu uyandığını söylüyor. Aynı yaş grubunun anne babası ayrı olanlarda ise sabahları mutlu uyandığını söyleyenlerin oranı yüzde 47 oldu.
Gençlere hayattaki kahramanlarının kim olduğu sorulduğunda ise, nerdeyse yarısı anne ya da babasının adını verdi. Kahramanlıkta kazanan ise burun farkıyla anneler oldu. Gençlerin yüzde 29'unun kahramanı annesi, yüzde 21'inin kahramanı ise babası.

Amerikalı gençlerin anne ve babaları dışında en çok kahraman ve rol model olarak gördükleri kişi ise Martin Luther King oldu. Araştırmanın bir başka önemli sonucu da gençlerin geleceğe yönelik iyimserlikleri ve ümitleri oldu. Ankete katılan gençlerin yüzde 62'si gelecekte bugünkünden daha mutlu olacaklarına inanıyor.

GENÇLER EVE Mİ DÖNÜYOR?

Özellikle gelişmiş ülkelerde, 1970'li yılların başında doğup 80'lerin ilk yarısında gençliğini yaşayan kuşak, popüler kültür kaynaklarında "X kuşağı" olarak anılıyor. X kuşağı, boşanma ve aile içi kavga oranlarının çok yüksek olduğu dönemde yetiştiği için evlilik karşıtı oldu. Din ve geleneğin dışlandığı ortamlarda büyüyen bu gençler, nihilizme ve anlamsızlığa yelken açtılar. Alkol, uyuşturucu ve cinsel ilişkilerden kaynaklanan biyolojik ve psikolojik rahatsızlıkların cenderesinde çıkış aradılar.

1990'lı yılların başında ortaya çıkan ve hazzı tüketimde arayan kuşak ise "Y kuşağı" olarak anılıyor. Bazı sosyologlar, hayatını ve tüketimini "reklamlarda" kendisine sunulanla belirleyen bu tüketim meraklısı kuşağı, "pazarlama çağının en parlak ürünü" diye nitelendiriyor.

Anne babalarının kendilerini anlamadığına inanan X ve Y kuşağı, mutluluğu "evin" dışında aradı. Evlilik dışı ilişkilerde düşen yaş seviyesi, yaygın uyuşturucu bağımlılığı, pop starları rol model olarak seçme, fast-food beslenme, bu kayıp kuşakların bazı belirgin özellikleri oldu. Ancak, genç kuşaklar üzerindeki etkisi göz ardı edilemeyecek MTV televizyonunun, AP ile beraber yaptığı son sosyal araştırma, 21. yüzyılın ilk kuşağının, selefleri X ve Y kuşağından radikal şekilde ayrılarak, geleneğe döndükleri yolunda işaretler taşıyor. Bu değişimin seyrini ise zaman gösterecek.

CHA

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000