Kadına şiddete son!

Her üç kadından biri şiddet görüyor ama paylaşamıyor

26 Kasım 2010 Cuma, 13:02:39Güncelleme: 13:02:39
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Kadına şiddete son! Sonra Oku

SONER ÖZCAN'IN YAZI DİZİSİ -1-

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerine 2010'un ilk 10

ayında 301 kadın öldürüldü, 500 kadın tecavüze uğradı, 1000'den fazla kadın taciz edildi. Türkiye'de her üç kadından biri şiddet görüyor ancak utandığı için bunu çevresine anlatamıyor

ŞİDDETİN SEMBOLÜ MİRABEL KARDEŞLER
Dün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü'ydü... Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için sokaklara çıktı. Kadınlar hep bir ağızdan yine töre cinayetlerinin, tecavüzlerin, tacizlerin ve aile içi şiddetin önlenmesi için haykırdı. Kadına Yönelik Şiddet Günü, varoluş nedenini Güney Amerika'da yaşanan bir saldırı öyküsünden alıyor.

25 Kasım 1960'ta Dominik Cumhuriyeti'nde Trujilo diktatörlüğü döneminde Sosyal
Değişim Hareketi üyesi Mirabel Kardeşler (Patria, Minerva ve Maria Terasa) arabalarından zorla indirildi. Mirabel Kardeşler, tecavüze uğradıktan sonra katledildi. Trujillo diktatörlüğü, Mirabel kardeşlerin araba kazasında öldüğünü açıkladı ancak bu açıklama mücadeleyi durduramadı. Mirabel kardeşlerin öldürülmesi, halkın diktatörlüğe karşı ayaklanmasının önünü açtı ve Trujillo da 6 ay sonra öldürüldü. Mirabel Kardeşler'in tecavüz edilerek öldürülmesi üzerine Latin Amerika ve Karayipler'den kadın grupları, 1981'de 25 Kasım gününü, "Kadına Yönelik Şiddete Hayır Günü" ilan eder. Bütün dünyada yankı bulan bu gelişmeler karşısında Birleşmiş Milletler, 17 Aralık 1999'da, 25 Kasım'ın "Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü" olarak benimsenmesine karar verir.

Türkiye'de yapılan araştırmalar şiddete uğrayan kadınlarla ilgili çarpıcı gerçekleri gözler önüne serdi. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre; Türkiye'de 2010'un ilk 10 ayında, 301 kadın aldatma, boşanma ve kıskançlık gibi nedenlerle vahşice öldürüldü. Aynı dönemde yaklaşık 500 kadın tecavüze uğradı, binin üzerinde kadın taciz edildi. Aile içi şiddet nedeniyle hastaneye başvuran kadınların sayısı ise 7 bini geçti.

Başbakanlık Kadının Statüsü ve Genel Müdürlüğü'nün Türkiye genelinde 24 bin 48
hanede yaptığı araştırmaya göre, kadınların yüzde 39'u hayatlarının bir bölümünde eşi veya birlikte olduğu kişiden fiziksel şiddet görüyor. Yüzde 24'ü gördüğü şiddet nedeniyle yaralanıyor. Kadınların ayrıca yüzde 15'i cinsel şiddete maruz kalıyor. Araştırmaya göre, en fazla şiddet olayı Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde yaşanıyor. Burada yaşayan kadınların yüzde 53'ü şiddete maruz kalıyor.

İNTİHAR EDİYORLAR
Çarpıcı sonuçların ortaya çıktığı araştırmaya göre, şiddete uğrayan kadınların yüzde 42'si birçok kez eşinin veya birlikte yaşadığı kişinin yakma girişimine maruz kalıyor. Yüzde 39'u silah ve bıçak gibi aletlerle tehdit ediliyor ve yaralanıyor. Kadınların yüzde 9.7'si gebeliği esnasında da fiziksel şiddete maruz kalıyor. Şiddete uğrayan kadınların yüzde 34'ü gördüğü şiddet nedeniyle hayatına son vermeyi düşünüyor. Bunların yüzde 12'si intiharı deniyor.

Araştırmaya göre, şiddete uğrayan kadınlar uykusuzluk, korkaklık, kendini sinirli, endişeli ve gergin hissetme, zihni toparlamakta sorun yaşama, daha sık ağlama, kendini değersiz hissetme, yorgunluk, karar vermede zorluk yaşama ve günlük faaliyetlerde isteksizlik gibi sorunlar yaşıyor.

EĞİTİMLİ ANLATIYOR
Şiddete uğrayan kadınların çocukları da en az kadınlar kadar etkileniyor. Şiddetin bulunduğu bir evde yaşayan çocukların yüzde 33'ü sık kabus görüyor. Yüzde 28'i yatağını ıslatıyor. Yüzde 56'sı çekingen ve içine kapanık oluyor. Yüzde 59'u hırçınlaşıyor. Yapılan çalışma, kadınların büyük çoğunluğunun gördüğü şiddeti başkalarıyla paylaşmadığını ve herhangi bir kuruma başvurmadığını ortaya koyuyor. Şiddete uğradığını söyleyen kadınların yüzde 92'si hiçbir resmi kuruma başvurmadığını söylerken, eğitimi olmayan kadınların sadece yüzde 39'u maruz kaldığı şiddeti yakın çevresine anlatabiliyor. Eğitim seviyesi yüksek kadınların yüzde 67'si yaşadığı şiddeti yakın çevresiyle paylaşıyor ve yüzde 12'si bir kurum veya kuruluşa başvuruyor.

Eşini kızgın yağ ile yaktı!
Antalya'da gündelik işlerle evinin geçimini sağlayan 2 çocuk annesi 31 yaşındaki
Zeliha Günendi, 10 yıllık kocası Ali Günendi'den (41) çalışmasını ve para
kazanmasını isteyince kızgın yağlı saldırıya uğradı. İki kolunda ve yüzünde ağır
yanıklar oluşan Zeliha Günendi, hastanede tedavi altına alındı. Cani koca Ali
Günendi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaşadığı dehşet dolu anları acı ve gözyaşı içinde anlatan Zeliha Günendi, "Antalya'nın Kepez ilçesinde yaşıyoruz. Kocam çalışmıyor ve 5 aydır İstanbul'da yaşıyordu. Ona iş buldum ve Antalya'ya gelerek çalışmaya başlamasını istedim. Ancak o kamyonlara mal yükleme işini kabul etmedi. Ona günlük 25 lira yevmiye ile evi geçindirdiğimi, ev kirasını ödediğimi, kendisinin de çalışmasını söyledim. Ardından kavga ettik. Ertesi gün sabah uzanırken üzerime kızartma yağını döktü" dedi. Genç kadına valilik sahip çıktı. (20 Eylül 2010)

Kadın yargıç da şiddet kurbanı
Danıştay'da görevli bir kadın hâkim, şiddet gördüğü gerekçesiyle eşine boşanma
davası açtı. İddiaya göre, kadın hâkim H.M., Adalet Bakanlığı'nın kampında dahi
kocası T.M.'nin şiddetine uğradı. İddiaya göre, bir keresinde koca dayağından
Danıştay daire başkanı kurtardı. Dava dilekçesine göre, iki çocuk sahibi çiftin
evliliği 2004'ten 2009'a kadar "normal" idi. Koca T.M., Ağustos 2009'da eşinin
kendisiyle evlenmeden önce bir akrabasıyla evlendirilmek istendiğini, bu kişiyle 2 ay kadar görüştüğünü öğrendi. Koca, eşine hakaret etmeye, dövmeye başladı. Çift aynı yıl Kurban Bayramı'nda kadının ailesinin yanına gitti. T.M. burada da eşini dövdü ve aile bireylerine hakaret etti. Kadın hâkim H.M., gördüğü şiddeti gün gün not tutmaya başladı. Mahkemeye verdiği boşanma dilekçesinde bunları gün gün yazdı. Rava önümüzdeki günlerde aile mahkemesinde görülecek.

Kadına şiddetten devlet sorumlu
Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi Başkanı Serap Gürbüz Gürler: 15- 40 yaş arası birçok kadın kanser, trafik kazası, sıtma yerine toplumsal cinsiyet kökenli şiddet nedeni ile ölüyor ya da yaralanıyor. Her üç kadından biri dövülüyor. Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i erkek partnerleri tarafından öldürülüyor. İşte bu korkunç tablo biz kadınları isyana çağırıyor. Uluslararası insan hakları hukukuna göre; devletler kadınların eşitlik, yaşam, özgürlük ve güvenlik haklarını sağlamalıdırlar. Devlet her türlü şiddete karşı gereken önlemleri almak zorundadır. Kadına yönelik şiddetten devlet sorumludur. (21 Kasım 2010)

YARIN: KADINLARIN YÜZDE KAÇI 'EŞİM BENİ DÖVEBİLİR' DİYOR?