2050'de kaç kişi olacağız?

Nüfus artışında tehlike sinyali...

11 Temmuz 2012 Çarşamba, 11:31:45Güncelleme: 12 Temmuz 2012 Perşembe, 12:44:10
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Türkiye nüfusu Sonra Oku

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'nin demografik yapısı ve geleceğine ilişkin kapsamlı bir çalışma yaptı. TÜİK'in araştırmasına göre 2050 yılında Türkiye'nin nüfusu 94,6 milyon olacak, dünya nüfusu ise 9 milyarı aşacak.

TÜİK, Dünya Nüfus Günü dolayısıyla gerçekleştirdiği 'Türkiye'nin Demografik Yapısı ve Geleceği' konulu araştırmanın sonucunu kamuoyuna açıkladı. TÜİK'ten yapılan açıklamada, bir ülkedeki nüfusun sosyal, demografik ve ekonomik niteliklerine ilişkin bilgi derlemesini sağlayan nüfus sayımları, araştırmalar ve idari kayıtlardan elde edilen istatistiklerin toplumun ihtiyaçlarını karşılama ve hayatlarını daha iyi hale getirmeye yönelik politika ve planların oluşturulmasında en önemli unsur olduğu vurgulanarak, politika ve planların yürütülmesinde nüfusun günümüz ve gelecekteki demografik yapısı, gençler, üreme sağlığı, göç, yaşlanan nüfus ve aile planlamasına yönelik konularda sağlıklı verilerin elde edilmesinin büyük önem taşıdığı belirtildi. İlki 1987 yılında olmak üzere her yıl 11 Temmuz tarihinde nüfusun önemli konularını ele alan bir tema ile Dünya Nüfus Günü'nün kutlandığı belirtilen açıklamada, bu yıl dünyada işlenen ana temanın “Üreme Sağlığı Hizmetlerine Tam Erişim” olarak belirlendiği kaydedildi.

Araştırmanın sonunda yayınlanan bültende ve ek tablolarda yer alan Türkiye rakamlarının ulusal nüfus projeksiyonlarına, diğer ülkelerin rakamlarının ise Birleşmiş Milletler’in tahminlerine dayalı olarak verildiği belirtilen açıklamada, ayrıca üreme sağlığı konusunda Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 5 yılda bir gerçekleştirilen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nın sonuçlarına da yer verildiği kaydedildi.

2050'DE DÜNYA NÜFUSU 9 MİLYARI AŞACAK

TÜİK'in yaptığı araştırmaya göre 2011 yıl ortası nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu yaklaşık 6 milyar 974 milyon kişi. Nüfus büyüklüğüne göre ülke sıralamasının ilk sıralarında Çin Halk Cumhuriyeti (1 milyar 348 milyon kişi), Hindistan (1 milyar 242 milyon kişi) ve Amerika Birleşik Devletleri (313 milyon kişi) yer alıyor. Dünya nüfusunun yüzde 1,1’ini oluşturan Türkiye (74 milyon kişi), nüfusuyla 187 ülke arasında 18. sırada yer alıyor. 2050 yılı nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu 9 milyarı aşacak. 2050 yılında Hindistan’ın 1 milyar 692 milyon kişi ile en fazla nüfusa sahip ülke olması bekleniyor. Nüfus büyüklüğü bakımından Hindistan’ı sırasıyla Çin Halk Cumhuriyeti (1 milyar 295 milyon kişi) ve Amerika Birleşik Devletleri (403 milyon kişi) izleyecek. Nüfusu 2050 yılında 94 milyon 585 bin kişi olarak tahmin edilen Türkiye’nin 187 ülke arasında 19. sırada yer alması bekleniyor.

TÜRKİYE'NİN NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR

TÜİK'in açıklamasına göre 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünya nüfusunun artış hızı yüzde 1,1. Bu dönemde nüfus artış hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Nijer (yüzde 3,5), Afganistan (yüzde 3,1) ve Yemen (yüzde 3) bulunuyor. Nüfus artış hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Almanya ve Romanya (yüzde -0,2), Ukrayna (yüzde -0,6), Bulgaristan (yüzde -0,7) bulunuyor. Bu dönemde Türkiye’nin nüfus artış hızı yüzde 1,3. Türkiye bu oranla 187 ülke arasında 92. sırada yer alıyor. 2045-2050 döneminde ise dünya nüfusunun artış hızının yüzde 0,4 olması bekleniyor. Bu dönemde nüfus artış hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Zambiya (yüzde 3), Nijer (yüzde 2,7) ve Somali (yüzde 2,6) bulunuyor. Nüfus artış hızının en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise Çin Halk Cumhuriyeti ve Portekiz (yüzde -0,6), Bosna-Hersek (yüzde -1) yer alıyor. Bu dönemde Türkiye’nin nüfus artış hızının yüzde 0,2 ile 187 ülke arasında 109. sırada yer alacağı tahmin ediliyor.

TÜRKİYE'NİN 2050’LERDE ORTANCA YAŞININ 40 OLMASI BEKLENİYOR

Ortanca (medyan) yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları, küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşını ifade ediyor. Buna göre nüfusun yarısı bu yaştan küçük, diğer yarısı da bu yaştan büyük. Ortanca yaşın ileri yaşlarda bir değer alması, o ülkenin daha yaşlı bir nüfusa sahip olduğunu gösteriyor. Ortanca yaşın genç yaş grubunda olması, o ülkedeki çocuk ve genç nüfusunun fazla olduğunu gösteriyor. 2010 yılı tahminlerine göre dünya nüfusunun ortanca yaşı 29,2. Ortanca yaşın en yüksek olduğu, diğer bir ifade ile en yaşlı nüfusa sahip ülkeler arasında Japonya (44,7 yaş), Almanya (44,3 yaş) ve İtalya (43,2 yaş) yer alıyor. Ortanca yaşın en düşük olduğu ülkeler arasında ise Afganistan (16,6 yaş), Mali (16,3 yaş) ve Nijer (15,5 yaş) bulunuyor. Ortanca yaşı 28,9 olan Türkiye, 186 ülke arasında 80. sırada yer alıyor. 2050 yılında dünya nüfusunun ortanca yaşının 38 olacağı tahmin ediliyor. Ortanca yaşın en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Bosna-Hersek (53,2 yaş), Japonya (52,3 yaş) ve Portekiz (52,1 yaş) yer alıyor. Ortanca yaşın en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise Nijer ve Malavi (19,6 yaş), Zambiya (17,9 yaş) bulunuyor. 2050 yılında ortanca yaşı 40,2 olarak tahmin edilen Türkiye’nin 186 ülke arasında 89. sırada yer alması bekleniyor.

TÜRKİYE'DE KABA DOĞUM HIZI 2050'LERDE BİNDE 11,5’E DÜŞÜYOR

Genellikle bin nüfus başına düşen doğum sayısı olarak ifade edilen kaba doğum hızı, 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada binde 19,2. Kaba doğum hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Nijer (binde 47,7), Zambiya (binde 46,5) ve Mali (binde 45) yer alıyor. Kaba doğum hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Almanya (binde 8,7), Japonya (binde 8,5) ve Bosna-Hersek (binde 8,2) bulunuyor. Kaba doğum hızı binde 17 olan Türkiye, 186 ülke arasında 109. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kaba doğum hızının binde 14,2 olması bekleniyor. Bu dönemde, kaba doğum hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Zambiya (binde 36,9), Somali (binde 33,6) ve Malavi (binde 33,2) bulunuyor. Bu dönemde kaba doğum hızının en düşük olacağı varsayılan ülkeler arasında ise Portekiz (binde 7,9), Bosna-Hersek (binde 7,4) ve Katar (binde 6,2) bulunuyor. Kaba doğum hızı binde 11,5 olarak tahmin edilen Türkiye’nin 186 ülke arasında 106. sırada yer alması bekleniyor.

DOĞURGANLIK HIZI 2050'LERDE 1,8 OLACAK

TÜİK'ten yapılan açıklamaya göre toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca (15-49 yaşları arasında) yaşayacağı ve belirli yaşa özel doğurganlık hızını takip edeceği varsayımı altında ortalama doğurabileceği canlı çocuk sayısını ifade ediyor. Bu değerin 2,1’in altına düşmesi, nüfusun kendisini yenileyememesi anlamına geliyor. 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 2,5. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Nijer (6,9), Somali (6,3) ve Afganistan (6) yer alıyor. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Japonya ve Avusturya (1,4), Bosna-Hersek (1,1) bulunuyor. Toplam doğurganlık hızı 2,1 olan Türkiye, 186 ülke arasında 114. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının 2,2 olması bekleniyor. Bu dönemde toplam doğurganlık hızının en yüksek olacağı varsayılan ülkeler arasında Zambiya (4,5), Somali (4,4) ve Nijer (4,2) geliyor. Toplam doğurganlık hızının en düşük olacağı ülkeler arasında ise Fas (1,7), İran (1,6) ve Umman’ın (1,5) bulunacağı tahmin ediliyor. Bu dönemde toplam doğurganlık hızının 1,8 olacağı tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 126. sırada yer alması bekleniyor.

TÜİK'in 'Türkiye'nin Demografik Yapısı ve Geleceği' başlıklı araştırmasına ilişkin açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Genellikle bin nüfus başına düşen ölüm sayısı olarak ifade edilen kaba ölüm hızı, 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada binde 8,2’dir. Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Ukrayna (binde 16,2), Çad (binde 15,5) ve Bulgaristan (binde 15,2) yer almaktadır. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Bahreyn (binde 2,8), Katar (binde 1,5) ve Birleşik Arap Emirlikleri (binde 1,4) bulunmaktadır. Kaba ölüm hızı binde 6,3 olan Türkiye, 186 ülke arasında 128. sırada yer almaktadır. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kaba ölüm hızının binde 9,9 olması beklenmektedir. Bu dönemde kaba ölüm hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Bosna-Hersek (binde 16,7), Bulgaristan (binde 16,6) ve Ukrayna (binde 16) bulunmaktadır. Bu dönemde kaba ölüm hızının en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise Irak (binde 4,4), Filistin ve Yemen (binde 4,1) yer almaktadır. Kaba ölüm hızı binde 9,7 olarak tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 83. sırada yer alması beklenmektedir.”

BEBEK ÖLÜM HIZI DÜŞÜYOR

Bebek ölüm hızı, belli bir yıl içindeki her bin canlı doğan bebek için bir yaşını doldurmadan ölen bebek sayısını gösteriyor. 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada bebek ölüm hızı binde 41,8. Bebek ölüm hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Afganistan (binde 124,5), Çad (binde 123,9) ve Somali (binde 100) bulunuyor. Bebek ölüm hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Japonya (binde 2,6), Lüksemburg (binde 2,3) ve Singapur (binde 1,9) yer alıyor. Bebek ölüm hızı binde 12,2 olan Türkiye, 186 ülke arasında 120. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada bebek ölüm hızının binde 23,4 olması bekleniyor. Bu dönemde bebek ölüm hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Afganistan (binde 66,6), Çad (binde 59) ve Somali (binde 48,1) bulunuyor. Bu dönemde bebek ölüm hızının en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise İsrail (binde 2), İzlanda ve Singapur (binde 1,9) yer alıyor. Bebek ölüm hızı binde 5,3 olarak tahmin edilen Türkiye’nin 186 ülke arasında 133. sırada yer alması bekleniyor.

TÜRKİYE’DE DOĞUŞTA BEKLENEN YAŞAM SÜRESİ 2050’LERDE 79 YILA ÇIKIYOR

Doğuşta beklenen yaşam süresi, yeni doğmuş bir bireyin yaşamı boyunca belirli bir dönemdeki yaşa özel ölümlülük hızlarına maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısını gösteriyor. 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada doğuşta beklenen yaşam süresi 69 yıl. Doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülkeler arasında Japonya (83,7 yıl), Avustralya (82,1 yıl), İtalya (82 yıl) ve İsveç (81,7 yıl) bulunuyor. Doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülkeler arasında ise Mozambik (51 yıl), Afganistan (49,3 yıl) ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (48,9 yıl) bulunuyor. Doğuşta beklenen yaşam süresi 74,6 yıl olan Türkiye, 186 ülke arasında 75. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada doğuşta beklenen yaşam süresinin 76 yıl olması bekleniyor. Bu dönemde doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olacağı varsayılan ülkeler arasında Japonya (87,4 yıl), İsviçre ve Avustralya (86 yıl) geliyor. Bu dönemde doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise Çad (63,2 yıl), Afganistan (62,8 yıl) ve Lesoto (58 yıl) yer alıyor. Doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl olarak tahmin edilen Türkiye’nin 186 ülke arasında 99. sırada yer alması bekleniyor.

KADINLARIN YÜZDE 90'I DOĞUMLARINI BİR SAĞLIK KURULUŞUNDA GERÇEKLEŞTİRİYOR

Araştırmaya göre 1993 yılında kadınların yüzde 60’ı doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirmekteyken, 2008 yılında bu oran yüzde 90’a yükseldi. Doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştiren kadınların oranı 1998 yılında yüzde 73, 2003 yılında ise yüzde 78. 2008 yılında kentsel yerleşim yerlerinde doğumların yüzde 94’ü, kırsal yerleşim yerlerinde ise yüzde 79’u bir sağlık kuruluşunda gerçekleşti. 1993 yılında doğumların yüzde 76’sı eğitimli sağlık personelinin yardımı ile gerçekleştirilmekte iken, bu oran 2008 yılında yüzde 91’e yükseldi. Sağlık personeli yardımıyla gerçekleştirilen doğumların oranı 1998 yılında yüzde 81, 2003 yılında ise yüzde 83. 2008 yılında doğumların yüzde 64’ü doktor, yüzde 27’si ise hemşire/ebe tarafından yapıldı. Kentsel yerleşim yerlerinde doğumların yüzde 96’sı sağlık personeli yardımı ile yapılırken, kırsal yerleşim yerlerinde ise bu oran yüzde 80.

SEZARYEN İLE DOĞUMLAR ARTIYOR

Türkiye’de sezaryen ile doğum oldukça yaygın. 2008 yılında doğumların yüzde 37’si sezaryen ile yapıldı. Bu oran 1993 yılında yüzde 8, 1998 yılında yüzde 14, 2003 yılında ise yüzde 21 oldu. Sezaryen ile doğum yapma oranı annenin yaşıyla birlikte artarken, sezaryenle doğum 2008 yılında kentsel yerleşim yerlerinde yüzde 42 iken, kırsal yerleşim yerlerinde yüzde 24 oldu. Eğitimi olmayan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 19 iken, lise ve üzeri eğitime sahip olan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 60. Kadınların yüzde 82’si doğum sonrası bakımı sağlık personelinden (doktor, hemşire/ebe) alıyor. Doğum sonrası anne ve bebek bakımı, doğumun sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilme oranıyla ilişkili olarak artıyor. Bebeklerin doğumdan itibaren sağlık kontrollerinin yapılması bebek ölümlerinin önlenmesi açısından önemli iken, Türkiye’de bebeklerin yaklaşık yüzde 90’ı sağlık personelinden bakım almakta olup, bu bebeklerin yüzde 67’sinin sağlık kontrolü doğumdan sonraki dört saat içinde yapılıyor.

İHA