'Türkler çok iyi caz yapıyor'
Onları izlemek için artık yurtdışına gitmeye gerek yok
Aysun ÖZ / HT CUMARTESİ
Amerika’nın en güçlü seslerinden Alicia Keys, İstanbul Caz Festivali kapsamında 2 Temmuz’da bir konser verecek. İstanbul’u keşfetmeyi heyecanla bekleyen Keys gelmeden, biz onu New York’ta bulduk...
İstanbul dünyaya öyle bir nam saldı ki her turneye çıkan İstanbul'a uğramadan geçmiyor. Madonna, Jennifer Lopez, Justin Bieber... Ancak bitmedi, İstanbul 2 Temmuz'da bu kez Amerikalı ünlü şarkıcı Alicia Keys'i ağırlayacak. Amerika doğumlu vokalist, şarkı sözü yazarı, yapımcı, oyuncu Keys, "Set The World On Fire" turnesi dahilinde Londra, Paris, Viyana, Monaco ve Münih'ten sonra Boğaz'a karşı da sahne alacak.
İstanbul Caz Festivali'nde Küçük Çiftlik Park'ta hayranlarıyla buluşacak, 2000'li yılların en başarılı R&B sanatçısı olarak anılan Keys'in 14 Grammy ödülü var. "Falling", "No One", "If I Ain't Got You" gibi şarkıları onlarca ülkede haftalarca bir numara olmuş ve dünya çapında 40 milyonun üzerinde single satmış çok başarılı bir kadın o...
Ancak çocukluğu hiç de kolay geçmemiş. Hayat kadınlarının ve uyuşturucu tüccarlarının yaşadığı Long Island'da büyüdüğü yıllarla ilgili "Küçük bir kızken yanımda yalnızca annem ve piyanom vardı" diyor. Keys, müziğini tüm dünyaya duyurmaya çalışırken bir taraftan da AIDS'le mücadele için kurduğu Keep A Child Alive adlı vakfı için çabalıyor. Güçlü sesi ve kimliğiyle dünyayı kendine hayran bırakan bu güzel kadın, çok merak ettiği İstanbul'a gelmeden sorularımızı yanıtladı...
İstanbul sizi sabırsızlıkla bekliyor. Daha önce geldiniz mi?
İstanbul'a ilk kez geleceğim. Hakkında çok şey okudum ve heyecanla keşfetmeyi bekliyorum.
İstanbul'a özel bir şovunuz olacak mı? Oğlunuzu da getirecek misiniz yanınızda? Jennifer Lopez kızlarını getirmişti ve 4 günlüğüne gelip 1 hafta ayrılamadılar İstanbul'dan.
Tüm Avrupa'yı dolaşacağım bu çok büyük turne için uzun zamandır heyecanla çalışıyoruz. Bu yüzden sürprizleri konser gününe saklamak gerek! Tüm Avrupa'yı dolaşacağım için uzun ve yorucu bir turne olacak benim için, o yüzden oğlum konusunda da henüz karar vermedim.
Türk müziği diye bildiğiniz, dinlediğiniz bir şeyler var mı?
Özellikle Türk müziği diye bildiğim bir şarkı yok ama Türklerin çok iyi caz müziği yaptığını biliyorum. Bilhassa New York East Village'de bildiğim çok iyi bir Türk caz kulübü var.
'KENDİMİ HARLEM'DEN SOYUTLAMADIM'
İtalyan-İrlandalı bir anne ve Jamaikalı bir babanın kızısınız, gelecek sizin gibi melezlerin mi?
Kültürel çeşitliliğin müziğime ve sanatıma yansıdığına inanıyorum. Küçükken Harlem'de Afrikalıların, Amerikalıların, Çinlilerin, Hintlerin olduğu bir bölgede büyüdüm. Herkes farklıydı aslında. Kendimi onlardan soyutlamak yerine onlarla birlikte olmayı seçtim. Bu da benim dünyaya çok daha geniş bir pencereden bakmamı sağladı. Bu çeşitlilikle beni sürekli beslediği için New York'u çok seviyorum.
"Long Island'da hayat kadınlarının ve uyuşturucu tüccarlarının yaşadığı bir yerde büyüdüm" diyorsunuz, oralardan buralara gelmeyi nasıl başardınız? Siz de yanlış yollara girebilirdiniz?
Evet büyüdüğüm yer dünyanın en kolay yeri değildi. Ama önümde iki seçenek vardı. Ya orada ben de kaybolacaktım ya da gerçekten iyi olduğum işi yaparak bir fark yaratacaktım. Hiçbir zaman birlikte yıllarca yaşadığım o insanları, o yeri unutmadım. Hepsi bugün Alicia Keys olmamı sağladı. Bir güven çemberim vardı, piyanom ve müziğim. Hiç bu çemberin dışına çıkmak istemedim. Sonrasında da "Evet, ben bir sanatçı olmalıyım" dedim ve bu tutkumun peşinden koştum. Hiç kolay değildi.
'KÜÇÜKKEN YANIMDA ANNEM VE PİYANOM VARDI'
Konser performansı konusunda en çok beğenilen vokallerden birisiniz. Piyano çalıyorsunuz. Oysa güzelliğiniz bile yeterdi sahne için. Güzellikle nereye kadar star olunur?
Hiçbir zaman kendimi yalnızca güzel bir kadın olarak görmedim. Dolayısıyla olduğum noktada olabilmek için yalnızca güzelliğin yeterli olduğuna inanmam. Yaptığım işte başarılı olabilmek için her zaman çok çalıştım, çalışmaya da devam edeceğim. Sürekli keşfederek beslenen bir insanım, yeni şeyler öğrenmek ve denemek beni hep çok heyecanlandırdı. O yüzden kendimi o sahnede şarkı söylemeden, piyano çalmadan düşünemiyorum. Her zaman söylüyorum, küçük bir kızken yanımda yalnızca annem ve piyanom vardı. Bazen yalnızca bu ikisi bile yetiyordu.
Güzel kadın kimdir?
Güzel kadın kendine bakan, çevresine ve insanlara saygılı kadındır.
'SEVİYORUM, ÖDÜLLENDİRİLİYORUM'
Dünya çapında tüm albümleriniz 40 milyon kopyadan fazla sattı ve 14 Grammy Ödülü sahibisiniz. Sizin alamet-i farikanız nedir?
Her zaman inandığım bir şey var, bir işte istediğiniz başarıyı sağlayabilmek için o işi sevmelisiniz, o işe kalbinizi koymalısınız. Fakat yalnızca bunlar yetmez, eğer siz o işe yeteri kadar zamanınızı ayırmazsanız başarılı olamazsınız. Bu, bir şirket kurarken de böyledir, bir şarkı yazarken de. Eğer o işe gerçekten kendinizi adamaz ve zamanınızı ayırmazsanız, başarı gelmez. Yaptığım her işi çok severek yapıyorum, çok zaman ayırıyorum ve sonrasında da ödüllendiriliyorum.
'İlham, nefes aldığımız her yerde'
Nasıl yazıyorsunuz şarkıları?
İlham, nefes aldığımız her yerde. Bazen çok meşgul olduğumuzdan ya da dalgın olduğumuzdan göremiyoruz sadece. Şu an bir anne olarak oğlumun penceresinden bakmaya çalışıyorum dünyaya. O geceleri ay gördüğünde o kadar etkileniyor ki, gözlerinde saf mutluluğu görebiliyorum. Bazen yalnızca gece ayı gördüğümüz için heyecanlanmayı öğrenmemiz gerekir.
'Güney Afrika'daki AIDS hastalarını unutamadım'
Gençler ve çocuklar için vakıflarınız var, onlar sizin için niye bu kadar önemli, zor bir çevreden geldiğiniz için mi?
2000'lerin başında ilk turneme çıkmıştım ve Güney Afrika'da bir konser verme fırsatı buldum. Daha önce hiç oraya gitmemiştim. Yeni insanlarla tanışacağım, yeni bir kültür keşfedeceğim için çok heyecanlıydım. Bu keşfi yapmam ve ülkenin bulunduğu durumu daha net anlayabilmem için bir arkadaşım beni birçok farklı yere götürdü. AIDS yüzünden hayatları değişen, yetim kalan çocukların olduğu hastaneler, benim yaşımda insanların ölümle savaştığı birçok ev de bunların arasındaydı. Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde bu insanlarla aramda bir bağ oluştu. Hiç kimse orada yaşadıklarımı ve gördüklerimi, görmezden gelmemi bekleyemezdi. Geri döndüğümde "Keep A Child Alive" (Bir Çocuğu Hayata Bağla) vakfını kurdum. Bana göre, bir insanın yalnızca parası olmadığı için hayatta kalma fırsatını kaçırması hiç adil değil.
Bu organizasyonda bir de partneriniz var.
Cilt bakım markası Kiehl's ile partnerlik yapıyorum çünkü onların da bu dünyayı daha iyi bir yer yapmak için üstlendiği projeler var. New York'taki ilk mağazalarına gittiğimde duvarda yazan misyonlarını okuduğumda çok etkilenmiştim. Kiehl'se göre bir firmanın var olma amacı yalnızca kâr elde etmek olmamalı. İçerisinde bulunduğu topluma katkıda bulunmak için çaba harcamalı. Birlikte çok önemli bir projeye imza attık. Biliyorum ki kalbimin atmasını sağlayan organizasyonum Keep A Child Alive için güçlerimizi birleştirerek daha çok çocuğun kurtulmasını sağlayacağız.
'Kadınlar tutkularının peşinde koşmalı'
Kadının güçlenmesiyle ilgili de şarkılarınız ve çalışmalarınız var... Ne öneriyorsunuz kadınlara, nedir çıkış noktası?
Tüm kadınlara iyi oldukları şeyin, tutkularının peşinden koşmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biliyorum ki bizim içimizde bu güç var. Zamanımızı, kalbimizi verdiğimiz işlerin büyük başarılar sağlaması tesadüf değil.
Başlangıç olarak nitelendiriyorsunuz son albümünüzü... Nasıl bir başlangıç bu? İnsan hayatında zaman zaman yeni başlangıçlar yapabilir mi? Bu gücü nerede aramalı, nasıl bulur?
Tutkuyla sarıldığım her işte yeni şeyler keşfediyorum. Bu albüm de benim için çok önemli. Şimdiye kadar öğrendiğim, yaşadığım her şeyi bir kenara bırakarak bambaşka bir şekilde bakıyorum. O yüzden bu albüm benim için bir başlangıç, yeni bir keşif.
İnsan kendini nasıl keşfeder?
Her insanın kendini keşfi farklıdır. Kimi hiç gitmediği bir yerde keşfeder kendini, kimi yüzlerce kez dinlediği bir şarkıda. Ama bana sorarsanız insanın kendini keşfi hiç bitmeyecek bir serüven.
'Güzelliğimi anne ve babama borçluyum'
Farklı bir güzelliğiniz var sizin. Bunu da melezliğe mi borçlusunuz?
Anneme ve babama borçluyum sanırım. Onların farklılığı sayesinde olduğum gibiyim.
Cilt bakımında nelere önem verirsiniz? Ne tür ürünler tercih ediyorsunuz?
Kullandığım ürünlerin içerikleri çok önemli. İçeriklerin sağlandığı yerler ve koşullar en az etkinliği kadar dikkat ettiğim bir konu. Cilt bakımında en çok cildimi nemlendirmeye önem veriyorum. Ayrıca cildimin onarımına katkıda bulacak gece bakımını istisnasız her gece kullanıyorum.