Ölümle yüzleşme
Ölümle aramızda sevgi-nefret ilişkisi var. Ölmek üzere olan Michael Jackson gibi bir ünlünün fotoğrafları yayınlandığında dikkat kesiliyoruz. Peki ölüm kareleri neden bu kadar ilgi çekiyor?
Raina Kelley / HT CUMARTESİ
Evet, ölmüş insanların fotoğraflarına baktığımı itiraf etmem gerek. Web'de halihazırda sürekli sergilenen ünlü cesetler mozolesi celebritymorgue.com'u bilirsiniz. Merhum Marilyn Monroe, Kurt Cobain, Elvis Presley ve daha pek çok ünlü simaya ait görüntülerle, en çok ilgi çeken sitelerden. Daha küçük benzeri sitelerden bahsetmek de mümkün. (Benzer sitelerin sayısı, bu sitenin popülerliği sayesinde artıyor...) Mesela "ölü insanlara ait resimler" diye Google'ladığımda, toplam 200 milyon sonuç çıktı. "Çıplak insanlara ait resimler" dediğimde çıkan sonuçsa sadece 20 milyon kadardı. Peki denen ölü insanların fotoğrafları yaşayanlara ilgi çekici geliyor?
ÖLÜLERİN FOTOĞRAFLANMASI TEKNİĞİ
Ölüm görüntüleri bugünlerde çoğunlukla gizli kalıyor, ancak bu hep böyle değildi. 1839'da "dagerreyotipi"nin (ölülerin fotoğraflanması tekniği) bulunması sonrasında, aileler sevdiklerini kaybedince bir anı kalsın diye onları düzenli olarak fotoğrafladılar. Şimdilerde ölümü hatırlattığı için buna burun kıvırsak da o zamanlar ölümün hayatın içindeki yeri daha genişti. Gazeteler John Dillinger (1930'larda ABD'de ünlenen banka soyguncusu) gibi kötü adamların ölü fotoğraflarını yayınlardı. Life Dergisi, Empire State binasından ölüme atlayıp bir arabanın üzerine düşen bir kadının "neredeyse huzur dolu yatışını" gösteren bir fotoğrafı basmıştı mesela. Bugün içeriğiyle oynamadan bu tür bir fotoğrafı yayınlayabilen çok az. Mesela birçoğumuz Saddam Hüseyin ve ölen oğullarının görüntülerinin yayınlanmasına karşı çıkmıştı. Ama yine de bu görüntü ve fotoğraflara çok bakıldı.
İnsanların bunlara ister istemez takılması konusunda "Kaza yapan bir arabaya bakmak için yavaşlamak gibi bir şey" diyor uzmanlar. Görünen o ki herkes en çok korkutan ama kaçınılmaz da olan o kadere bir göz atmak istiyor.
FREUD HAKLIYSA...
Freud, ölüme bakma isteğini "insanın kendi ölümsüzlüğüyle flört etme ihtiyacındaki ölüm güdüsü" olarak tarif ediyor. Freud "Yaşamın amacı ölümdür" tezinde haklıysa ünlülerin ölü beden ve yüzlerine karşı duyulan meraka şaşırmamalı. Ölü bir aktörü gözetlemek, oturma odamızın güvenli ortamında kendi ölümsüzlüğümüzü incelemenin bir yolu olsa gerek.