Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar 'Sadakat ve istikrar değerlidir'

        Alihan MESTCİ / HT PAZAR

        Sir Alex Ferguson bugün kariyerindeki 1500'üncü maçına çıktıktan sonra menajerliğe veda ediyor. Kariyerini sonlandırırken söyledikleriyse, tutkulu kişiliğini de ortaya çıkarıyor: "Bu kupayı bir daha kazanmayı geçen haftakinden daha çok istiyorum." Alex Ferguson'un hikâyesini bir de kendisinden dinleyin...

        Sir Alex Ferguson (72) 8 Mayıs'ta Manchester United kulübündeki menajerlik görevini bırakacağını açıkladı ve kariyerindeki 1500'üncü maçına çıktıktan sonra bugün emekliye ayrılıyor. 27 yıldır oturduğu koltukta 13'ü lig, 2'si Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu olmak üzere Ferguson'ın liderliğinde topladığı 38 kupa, "Kırmızı Şeytanlar"ı dünyanın en ünlü kulübü haline getirdi. Ancak Ferguson 1986'da Old Trafford'un boş tribünlerine bakarken 2013'te nerede olacağını az çok biliyordu. Zira kısa süre önce İngiliz BBC Televizyonu ve Blizzard Dergisi'ne verdiği röportajlarda hikâyesini anlatırken "Fergie"nin başarıya olan açlığını ve disiplinini görüyorsunuz.

        Dünyanın en ünlü takımını çalıştırmanın yarattığı baskıyla nasıl yaşadınız?

        Burada uzun senelerdir her sorunla başa çıkabildiğim ortaya çıkınca, bu durum normalmiş gibi algılanır oldu. Bugüne kadar ayakta kalmam, her şeyi yok sayıp kendime düşünme süresi ayırabilmem sayesindedir.

        Henüz Rangers'ta oynarken hedefinizde teknik direktörlük yapmak var mıydı? Bu yeteneğinizi ne zaman fark ettiniz?

        Profesyonel futbolcu olduğum dakika menajer olacağımı anladım. Bir daktilo imalathanesinde çıraktım. 21 yaşından sonra 1 yıl ticaret yaptım. 22 yaşında "Bir daha asla oraya dönmeyeceğim" dedim. "Bu oyunun içinde kalacağım!" Ertesi sene antrenörlük B lisansı aldım. Menajer olana kadar her yaz seminerlere gittim. Hızlandırılmış kurslar bence saçmalıktan öte gidemez. Menajerlikte başarılı olmak için uzun uzun hazırlanmanız, çırak olarak yetişmeniz lazım.

        Sahada da geleceğin menajeri gibi mi oynuyordunuz? Taktiklerin püf noktalarını öğrenip tavsiyeler veriyor muydunuz?

        Evet. Yaşlanınca bazı eski oyuncular bana, sürekli tahtanın önünde taktikleri tartıştığımı hatırlattılar. Lanet bir baş ağrısıydım. Kendime "Bunu böyle yapmazdım da şöyle yapardım" diyordum. "Aynı durumda ben de aynı hatayı yapar mıyım" diye soruyordum. Başka bir oyuncu yetiştirme modeli yaratabileceğimi düşünüyordum. 32 yaşında menajer oldum. East Stirling adında 8 oyuncusu olan küçük bir takımdı. Kaleci yoktu. Boşta oyuncularla 13-14 kişilik bir takım kurdum. Yerel bir derbi maçı oynayacaktık. Yönetime takımı öğlen yemeğine götürmek istediğimi söyledim. "Karşılayamayız" dediler. Kendim ödedim. 1974 yılıydı, 24 pound tutmuştu. Dilbalığı, tost ve bal siparişi verdim. Oyuncular da isyan ediyorlardı. Yıllar sonra futbolcular koşmadan önce yulaf püresi yemeye başladılar. Karbonhidrat, protein gibi şeylerden konuşmaya başladık. Ben henüz o yıllarda bunları düşünüyordum.

        O yıllarda gelecekteki takımınızın nasıl futbol oynaması gerektiğine dair fikirleriniz var mıydı?

        East Stirling'in başındayken kaybettiğimiz bir hazırlık maçından sonra rakip menajer bana "Çok fazla futbol oynuyorsunuz" demişti. Topa sahip olmak hep inandığım şeydi. Oyuncularıma şunu söylerdim: "Sahip olduğunuz şeyi başkaları hep ister. İnsan doğası böyledir. Ve bir yerde sabırları tükenir, kontrolü kaybederler." Genç bir menajerken teorim buydu. O yıllardan bu yana biraz değiştim elbette.

        'OYUNCULAR SAHADA BENİM GÖRMEDİKLERİMİ GÖRÜYOR'

        Bu değişikliklerin Cantona, Giggs, Ronaldo, Rooney gibi ender yeteneklere uyum sağlama gerekliliğiyle bir ilgisi var mı?

        Zamanla insanların kendilerini ifade etmelerine izin vermeniz gerektiğini öğreniyorsunuz. Eric Cantona'nın Eric Cantona olması için başka yolunuz yok. Bazı oyunculara basit oynamasını öğütlersiniz. Ama Ronaldo, Scholes, Cantona, Giggs gibi farklı seviyede oyuncular sahada benim göremediklerimi görüyorlar.

        27 yılda Old Trafford'daki rolünüz ne kadar değişti? Daha mı az iniyorsunuz idman sahasına?

        Hiçbir antremanı kaçırmadım. İşimin en önemli parçası gözlemlerim. Bir de sadakatin ve istikrarın değeri büyüktür. Bugün Manchester United'ın genç takımlarında çalışan ekip 20 yıldır benimle. Bu, iki taraf için de bir bağlılık demek.

        Sizce genç Alex Ferguson bugünün futbolunda sizinki gibi bir kariyere sahip olabilir miydi?

        Zor. İnsanlardaki beklenti seviyesi gerçek dışı... Kötü bir sezonda ben yaşlı, bitmiş bir adamım. Ertesi seneyse dahi! Alex Ferguson, değerini kendi biçmek zorundadır. Ben de öyle yaptım, realist oldum.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ