Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi ‘Demokrasi ithal edilemez’

        Elif KEY / HT CUMARTESİ

        Başbakan Erdoğan'ın ABD Başkanı Obama'yla Washington'daki zirve öncesi uçağı havalanırken; Obama hükümetine yakınlığıyla bilinen Amerikan Gelişim Merkezi (Center for American Progress) Türkiye'nin basın ve ifade özgürlüğü hakkında bir rapor yayınlandı. Raporda iki kişinin imzası var: Türkiye uzmanı Michael Werz ve Max Hoffman. New York'ta buluştuğumuz Michael Werz'le sohbetimiz Werz'in sorusuyla başladı: "Raporu nasıl buldunuz?" Önceki raporlara göre bir miktar daha sert bulduğumu söyledim. Werz ise bu rapor için son bir yılda Türkiye'ye birçok kez geldiklerini; serbest bırakılan gazetecilerle, siyasilerle görüştüklerini anlattı...

        Türkiye'ye bakınca ne görüyorsunuz?

        Çok ilginç bir ülke. Son 15-20 yılda inanılmaz bir gelişme gösterdi. Ben Avrupa'da büyüdüm. Türkiye'nin artık Almanya'ya, Fransa'ya fakir insanlarını göndermesine gerek olmadığını görmek iyi bir şey. Ekonomik olarak gelişiyor ve özellikle Anadolu büyüyor. Ve çok umut verici bir süreç olarak gördüğüm, Kürt sorununu çözmeye çalışıyor.

        Bu süreç hangi açılardan bu kadar önemli sizce?

        Bu adım; dini özgürlükler, etnik çoğulculuk, ifade özgürlüğü ve hatta belki daha uzun vadede Ermeni sorunu gibi sorunları da çözüme açabilir. Eğer Türkiye Kürt sorununu çözemezse ekonomik olarak büyümesi, demokratikleşme yolundaki reformları artırması güçleşecektir.

        Raporunuzda AK Parti'nin attığı birçok adımı övseniz de konu basın özgürlüğüne gelince tonunuz sertleşiyor...

        Konuya biraz daha geniş perspektiften bakıyoruz. İfade özgürlüğü ve basın aslında yap-bozun sadece bir parçası. İnsanlar hangi ülkede yaşıyorsa yaşasın, fikirlerini ifade edebiliyor olmalı. Türkiye son 20 yılda çok ilerleme kaydetti ve AK Parti de güçlü bir parti. Ancak son 2-3 senedir bazı gelişmelerde sıkıntı var ve bunlar ilerlemeye ters. Türk halkı çok önemli bir değişimden geçiyor; şehirler, yaşam tarzları hızla değişiyor. İnsanlar buna adapte olmaya çalışırken ne düşündüklerini ve nelerden endişe duyduklarını söyleyebilmeli. O yüzden Türkiye'de ifade özgürlüğü en önemli mesele. Örneğin karikatüristler karikatürleri yüzünden ceza alıyor. Eğer bir politikacı bu kadar yüksek oranlarla seçildiyse, böyle şakalara -ne kadar saçma bulsa da- hazır olmalı.

        'AMERİKAN BASINI DA HATA YAPTI'

        Türkiye çok tüketen bir ülke, bir tek demokrasiyi tüketemiyor galiba.

        Demokrasi ithal edilen bir şey değil. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya, İtalya ve Japonya'ya dışarıdan getirilmesi gerekmişti. Ama Türkiye'nin durumu çok farklı. Türkiye'de bazı tartışmalar kutuplaşma yaratıyor ve insanlar fikir ayrılıkları yüzünden ayrışıyor. Eğer sadece işlerini yaptıkları için gazeteciler işlerinden oluyorsa, bu güven verici bir durum değil. Türkiye bu saatten sonra 1990'lara dönemez.

        Hatay'da basın yasağı getirildi. Güvenlikle basın özgürlüğü arasında ne kadar ince bir çizgi var?

        Prensipte elbette her şeyi medyadan öğrenebilmek gerekir, ancak Reyhanlı'da hâlâ belirsizlikler var. Türkiye saniyeler içinde Suriye'deki savaşa yaklaştı, bu kadar masum insan çok dramatik bir şekilde hayatını kaybetti. Biz de 11 Eylül'de benzer bir durum yaşadık. Saldırılardan sonra her şeyi yayınlayan Amerikan basını da hata yaptı.

        Raporda, Hrant Dink cinayetinin de Türkiye'de basın özgürlüğü ve siyasi gerginliklere dair bir işaret olduğunu söylüyorsunuz. Kaldı ki iki taraf da bugünlerde 2015'i bekliyor. İki yıl sonra sizce neler olacak?

        1915'de birçok insan hayatını kaybetti ve bu olay küçümsenemez. Son yıllarda bu konuya dair dayanışma başladı, Taksim Meydanı'nda ölen insanlar anılıyor, anmaya gelenlerin güvenliğini de Türk polisi sağlıyor. Bunlar az buz şeyler değil! Türk halkı sorunun adını doğru koymaya çalışıyor. Türkler bunu Amerikan Kongresi'nden bir emir geldiği için ya da diaspora bunun böyle olmasını istediği için yapıyor denemez. Umarım Kürtlerle uzlaşma süreci başarıyla sonuçlanır ve azınlıklarla barış yolu da açılır. Ve umarım iki taraf da 2015'i siyasi bir süreç olarak ele almaz.

        'AK Parti ses ayarı yapabilir'

        Türkiye ifade özgürlükleri açısından sizce hangi ülkeye daha çok benzerlikler gösteriyor?

        Raporda altını çizdiğimiz noktalardan biri de bu. Türkiye'yi herhangi bir ülkeye benzetmenin hiçbir anlamı yok. Eğer biri kalkıp da Türkiye'yi Çin'e, Kuzey Kore'ye benzetiyorsa, Türkiye'yi hiç tanımıyor demektir.

        Raporda dikkatimi çeken cümle: "Başbakan Erdoğan ve AK Parti yeterince güçlü ve tartışmalarda yeterli meşruiyete sahip. Sansür faaliyetleri gücün değil zayıflığın göstergesidir"... Bu cümleyi açar mısınız?

        Bu raporu Türkiye Amerika'nın en yakın müttefiklerinden biri olduğu için yazdık. Dolayısıyla Türkiye'de ne olduğu bizi yakından ilgilendiriyor. Türklere siyasetin nasıl yapılacağını anlatmak bizim haddimiz değil. Tek derdimiz demokrasi varsa bunun kalıcı olması. Başbakan Erdoğan ve partisi siyasi tartışmalarda yeni bir ses ayarı yapabilir ve daha açık bir politik kültürün yerleşmesine yardımcı olabilir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ