Nuruosmaniye'nin yeni yüzü
Nuruosmaniye Caddesi'nde bir süredir farklı rüzgârlar esiyor
Nur TOPRAKOĞLU / HT CUMARTESİ
Türk kültürünü dünyaya tanıtmak ve marka değeri kazandırmak amacıyla kurulan Armaggan’ın Nuruosmaniye Caddesi’ndeki mağazası, adeta bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor. İçinde genç sanatçıların eserlerinin sergilendiği bir galeride bulunan Armaggan ve Nar Gurme’nin genel müdürü Samir Bayraktar hedeflerini anlattı...
Kapalıçarşıya uzanan Nuruosmaniye Caddesi'nde bir süredir farklı rüzgârlar esiyor. Caddenin iki tarafında sıralı turistik mağazalar adeta kimlik değiştiriyor. Bu değişim rüzgârının başrol oyuncusuysa, 2 yıl önce açılan Armaggan. 6 katlı mağazanın her katında tasarımcı ve sanatçıların imzalarını taşıyan eserler dikkat çekiyor. Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinin izlerini taşıyan, kimi yok olmaya yüz tutmuş değerler bugün genç tasarımcıların yorumlarıyla yeniden hayat buluyor. Armaggan, uzun yıllar Amerika'da yaşayan akademisyen çift Yalçın ve Serpil Ayaslı'nın Türk kültürünü dünyaya tanıtmak amacıyla hayata geçirdikleri projelerin bir parçası.
ODTÜ mezunu Ayaslı çifti, uzun yıllar önce Amerika'ya gidiyor. Yurtdışında da bilim ve teknoloji ağırlıklı önemli çalışmalara imza atan çift, Türkiye'nin ve kültürel değerlerimizin yeterince tanınmadığını düşündükleri için 2000 yılında Amerika'da Türk Kültür Vakfı adlı sivil inisiyatifi kuruyor. Vakıf bir yandan Selçuklu eserleri envanterinin hazırlanması gibi projelere destek verirken, bir yandan da Türkiye'nin bir marka olarak dünyada tanıtılması için ne tür çalışmalar yapılabileceğini araştırıyor. İşte tam da bu noktada Armaggan ve Nar Lokantası projesi beliriyor... İlk mağaza Nişantaşı'nda açılıyor onu Nuruosmaniye Caddesi'ndeki izliyor.
'AYDINLANMA GİBİ'
Armaggan ve Nar Gurme'nin Genel Müdürü Samir Bayraktar, süreci şöyle anlatıyor: "Proje iki kanalda ele alınıyor. Biri geleneksel sanatların markalaşması, bu Armaggan ismini aldı. Bir diğeri de Türkiye'nin yeme-içme kültürünün markalaştırılması ki bu da Nar ismini aldı. Armaggan'ın temel derdi, üzerinde yaşadığımız 10 binlerce yıllık tarihi ve rafine olmuş bir kültürü dünyaya anlatmak. Nar'ın amacı ise yeme-içme kültürümüzü ve lezzetlerimizi dünyaya tanıtmak. 10 yıl öncesine kadar İstanbul'da Fransız restoranları varken, şimdi ünlü lokantalar mönülerini değiştiriyor. Bu biraz da aydınlanma gibi..."
Bugün Nar Gurme markasıyla üretilen zeytinyağları katıldığı yarışmalardan altın madalya ile dönüyor; geleneksel yöntemlerle hazırlanan reçeller, yurtiçinde ve dışında tüketicilerle buluşuyor.
Deriden değerli taşlara, el dokuması halılardan saray kıyafetlerine kadar pek çok eşsiz ürünün yer aldığı mağazanın içinde bir restoran ve kafenin bulunmasının sebebi ise, Kapalıçarşı'da dolaştıktan sonra ziyaretçilere hem karınlarını doyurmak hem de soluklanmak için alternatif bir adres yaratmak. Nar Lokantası'nın duvarlarını; Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Şeker Ahmet Paşa, Devrim Erbil, Fikret Mualla, Hikmet Onat, Avni Arbaş, Ferruh Başağa gibi resamların eserleri süslüyor. Bu resimler Ayaslı koleksiyonunun en değerli parçalarından. Ayaslı çifti, kişisel koleksiyonlarını lokanta ve mağazanın duvarlarında sergileyerek bu özel resimlerin herkesle buluşmasını da sağlıyorlar. Mekân da böylece bir mağazadan çok kültür merkezine; içinde restoran ve kafesiyle bir müzeye dönüşüp sizi sarıveriyor...
Genç sanatçılar dünyayla buluşuyor
Armaggan Nuruosmaniye'de genç sanatçıların eserlerinin yer aldığı bir galeri bulunuyor. Burada, genç sanatçılarla bir tema üzerinden çalışmalar yapılıyor. Galerinin küratörü Şanel Şan... Bu arada Armaggan'da, Doğaya Saygı adlı sergi devam ediyor.
Ayvalık'ta Türk gastronomi merkezi
Nar Lokanta, esnaf lokantası geleneğini "alacarte" mönüyle birleştiren bir mekân. 2012'de 50 bin kişiyi ağırlamışlar. Nar Gurme markalı ürünler şu anda 300'e yakın noktada satışa sunuluyor. Bu rakam sene sonunda 400'ü bulacak. Kültürümüzün özel tatlarını yaşatmaya çalışan mekânın konsepti, Vedat Başaran'a emanet edilmiş... Nar Gurme'yi, lokantada yapılan çalışmaları ve yakında hayata geçecek projeleri dinlerken heyecanlanmamak mümkün değil. "Türkiye'nin muazzam bir bio çeşitliliği var. Bu çeşitlilik bir değer anlamına gelirse marka doğuyor" diyor Bayraktar. "Nar Gurme markası altında zeytinyağı, reçel, bal, sabun, sirke üretiyoruz... Ayvalık'ta 3000 ağaçlık bir bahçemiz var. Türkiye'nin bio çeşitliliğini markalaştırmak istiyoruz. Şu anda 21 farklı zeytinyağımız var. Türkiye'deki zeytin çeşitliliğiyle, balla, pastırmayla alakalı seminer ve akşam yemekleri organize ediyoruz. Yakında Ayvalık'ta bir tarihi eser restorasyonunu Nar'ın çatısı altında yapmaya başlıyoruz. Sezai Ömer Madra'nın sabunhanesini aldık. Burası, Ay Işığı Manastırı'yla beraber Ayvalık'ın simge yapılarından biri. Orayı da Türk gastronomi kültürünün deneyimleneceği bir mekân olarak planlıyoruz. Proje tamamlandığında burada konaklayıp zeytinyağı, şarap konusunda seminerler alabileceksiniz. Yöresel ürünler ve Batı Ege mutfağını deneyimleyebileceğiniz bir yer olarcak..."