'Yasak aşk meyvesi olmaktan mutluyum'
Türkleri sevmezken Türk olduğunu öğrendi
Özge Mine SARIÇAM / HT PAZAR
Geçen hafta Türk basınında “Anne ben neden esmerim’’ başlığıyla çıkan bir Der Spiegel haberinde, Türkleri sevmezken Türk olduğunu ve bebekken 2500 Mark’a Mersin’den satın alındığını öğrenen Alman Sabrina Kirsten’in hikâyesi anlatılıyordu. Hikâye oldukça dikkat çekiciydi ancak Der Spiegel’den Özlem Gezer’le temasa geçtiğimizde haberin önemli tercüme hataları içerdiğini öğrendik ve işin aslını Sabrina’dan dinlemek istedik. 24 yaşındaki Sabrina, inanılmaz öyküsünü anlattı
Sabrina aslen Mersin Silifke'ye yakın bir köyden. Annesi 17 yaşında çilek tarlasında sevgilisinden hamile kalıyor. Karnı çok büyüyünce genç kadını Mersin'deki amcasının yanına gönderiyorlar. Amca devlet hastanesinde tanıdığı bir ebeyle anlaşıyor. Genç kadın 88 yılında, bebeğini orada doğuruyor. Doğumdan sonra bebeği evlat edinmek isteyen bir Alman kadına veriyorlar. Böylece Mersin'de doğan bebek 2500 Mark karşılığında satılıp Almanya'nın yolunu tutuyor, adı da Sabrina oluyor. Der Spiegel muhabiri Özlem Gezer ve Sabrina, araştırma için geçen yıl Mersin'e gelmeden 12 gün önce ebenin vefat ettiğini öğreniyorlar. Onları Sabrina'nın annesine götürebilecek belki de tek şahidin öldüğünü, ellerinde fotoğraf bir iz ararken, tesadüfen mahalledeki terziden öğreniyorlar... Sabrina iki haftalıkken Duisburg'a getirilmiş... Hikâyenin bundan sonrasını Sabrina'nın ağzından dinleyelim...
Nasıl bir çocukluk geçirdin? Kaç kardeştiniz?
Annemin benden önce iki kızı olmuş; biri daha büyüktü, onu pek hatırlamıyorum. Ablam ve ben vardık. 12 yaşına geldiğimde annem yeniden çocuk istemeye başladı. Başta buna sevindim. Annemin Romanya'dan çocuk satın almaya çalıştığını seneler sonra polis kayıtlarından öğrendim. O dönemde sadece Romanya'ya gittiklerini hatırlıyorum, geri döndüklerinde annem bir kız çocuğunun adını sayıklıyordu. Ama kızı anneme vermemişlerdi. Bu yüzden çok sinirliydi. Sonra 2001'de erkek kardeşim geldi. Fazla soru sormadım, küçüktüm. Ablam benden 12 yaş büyük olmasına rağmen annem onun doğumunu hatırlıyordu ama benimkini hatırlamıyordu. Bugün neden hatırlamadığını biliyorum.
Kardeşinin Alman olmadığını öğrendiğin zaman mı şüpheye düşüp geçmişini araştırmaya başladın?
Erkek kardeşimi, bir ihbar üzerine annemin elinden alıp çocuk yurduna götürdüler. Çocukken 8 yıl evde hapsedildi, dünyayı tv'den öğrendi. Annem onu geri almak için dava açtı. Bu dava esnasında ben de ifade verdim. Ve bir avukat tutup davayı izlemeye karar verdim. Aslında konu kardeşimdi. Ama avukat dosyayı teslim ederken, "Bu dosyada sizinle ilgili çok şey var, lütfen yalnız okumayın" dedi. Dosyayı karıştırınca Türkiye'den geldiğimi, biyolojik annemin tecavüze uğradığını, bir ebe tarafından annem sandığım kadına satıldığımı öğrendim. Birkaç saniyede dünyam yıkıldı.
İlk tepkin ne oldu? Annenle tartıştınız mı?
Annemin gerçek annem olmadığını 16 yaşında öğrendim, ama o zaman bana Almanya'da bir hastanede terk edildiğimi, biyolojik annemin belki Bulgar, belki Romanyalı olduğunu, bu yüzden esmer olduğumu söylemişti. Bu konuşmadan sonra kendimi odama kilitledim, günlerce dışarıya çıkmadım, kimseye evlatlık olduğumu anlatamadım. Canım acıyordu. Günlerce ağladım. Bir de bana "Artık bana anne demen gerekmiyor" dedi. Ama ona "Anne" demeye devam ettim. İşte yaklaşık 3 yıl önce de o dava dosyasından aslında Türk olduğumu ve Mersin'den alındığımı öğrendim.
'ÇOCUKLARIN SATILMASINA KARŞI SAVAŞMAK İSTİYORUM'
Şu an Almanya'da nasıl bir hayat sürüyorsun?
4.5 senedir sevgilimle birlikte yaşıyorum. İşletme okuyorum.
Gelecekle ilgili beklentilerin neler?
Üniversiteyi bitirdikten sonra, büyük bir şirketin insan kaynakları bölümünde çalışmak istiyorum. Çocukların satılmasına karşı savaşmak istiyorum. Kimsenin köksüz bir hayat yaşamasını istemiyorum. Doğum günüm ne zaman? Nasıl doğdum? Annem acı çekti mi? Beni vermek istedi mi? Zorla mı aldılar? Bunları her insanın bilmeye hakkı var.
Bu olayların öncesinde ve sonrasında Alman akrabaların sana destek oldu mu?
Aslında annem iyi bir anneydi. Bana düzgün davranmayı, terbiyeli olmayı, okula gitmemi, başarının önemli olduğunu öğretti. Hayatımın yalan üzerine kurulu olduğunu tahmin bile edemezdim. Evlatlık olduğumu öğrendiğimde sanki böyle bir şey yokmuş gibi davrandık. Türk olduğumu öğrendiğimde ise annemle ilişkilerim çok kötüydü. O günden sonra onu bir daha hiç görmedim. Hesap da soramadım, buna cesaretim de yok.
Arkadaşların nasıl tepki gösterdi?
Bu konuyu arkadaşlarımla yeni yeni konuşmaya başladım. Evlatlık olmak, annemin beni bırakmış olması, çok gücüme gidiyordu.
'Annem çilek tarlasında hamile kalmış'
Hikâyede biyolojik annenin çilek tarlasında çalışırken hamile kaldığı anlatılıyor. Bu detaya nasıl ulaştın?
Mersin'de anlattılar hikâyeyi. O güne kadar ben hep tecavüz kurbanı bir kadının kızı olduğumu sanıyordum. Gerçeğin böyle olmadığını öğrenince saatlerce ağladım. Gerçek annemle babamın birbirini sevip yasak bir aşk yaşadığını öğrenmek beni mutlu etti.
Biyolojik annenle ilgili ne düşünüyorsun, kızgın mısın?
Ona kızgın değilim. Zor durumda olmasa beni bırakmazdı. Yaşadığı sıkıntıları bilmeden onu yargılayamam. Kimse o durumda nasıl davranacağını önceden kestiremez.
Onu bulduğunda ne söylemek istersin?
Onu bulmak benim için çok önemli. Ama içimde çok büyük bir korku da var. Herhalde o da kendine bir hayat kurmuştur, belki evlenmiştir, çocukları olmuştur. Yani kardeşlerim olabilir, onları da merak ediyorum. Silifke'nin köylerinde gezerken yanımdan geçenlerden birinin kardeşim olduğunu düşünmek bile çok heyecanlanmama neden oldu. Ama belki de annem eşine gençliğinde yaşadıklarını anlatmamıştır. Belki onun hayatını alt üst ederim, onu üzerim. Bunu kesinlikle istemem. Ama insan aramaktan da vazgeçemiyor. Onu gördüğümde çok şey sormak isterim. Acaba karakterimiz benziyor mudur? Beni düşünüyor mudur bazen? Size tuhaf gelebilir ama ona onu özlediğimi söylemek isterim. Ne bileyim, onun gözlerine bakmayı, beni kollarına almasını isterim. Bir annenin bakışı çok özel, çok güzel bir şeydir. 16 yaşında evlatlık olduğumu öğrendiğimden beri o bakışa hasretim.
Sadece anneni mi arıyorsun, yoksa babanı da merak ediyor musun?
Babamı da merak ediyorum. Ama açık söyleyeyim, annemi daha çok merak ediyorum.
'Annem her şeyi yanlış yapmadı'
Senin için zor bir durum olduğunun farkındayım ama olumlu yaklaşmaya çalıştığın da oluyor mu? Dünyada bir sürü yetim, öz ailesi tarafından şiddet gören, kötü bakılan çocuk var...
Tabii ki... Çok daha kötü durumda olabilirdim. Yurtta büyüyebilirdim, başka ülkeye, başka insanlara satılabilirdim. Şansım varmış, annemle büyüdüm, düzenli bir hayatım var bugün. Annem her şeyi yanlış yapmadı. Ona birçok şey borçluyum. Bana hep inandı, güvendi. Onunla senelerdir görüşmüyorum, ama onu hâlâ seviyorum...
'İçimdeki Türk'ü keşfediyorum'
Daha önce Türkiye'ye gelmiş miydin? Türkiye ilgini çeker miydi, içten içe hissediyor muydun Türklere bir yakınlık?
Türkiye'ye ilk kez geçen sene köklerimi aramak için geldim. Özlem'le Mersin'e gittik. İnsanlar çok sıcaktı, bize yardım ettiler. Herkes büyük bir aile gibiydi. Ben denizi çok seviyorum. Mersin'e âşık oldum. Almanya'da Türk düğünlerine gitmiştim. Türklerin mentalitesi farklı, canlı, güzel gelmişti. Pazarlık yapma kabiliyetim aşırı derecede güçlü. Bunun genetik olduğunu düşünüyorum. İnsanları çabuk seviyorum, çabuk kaynaşıyorum, hiç kimseden çekinmiyorum, içimdeki Türk'ü keşfediyorum.
Alman annen seni Türk düşmanı olarak mı yetiştirdi?
Türkiye'de çıkan gazetedeki haberde yazılanın tersine, hiçbir zaman ırkçı olmadım. Türk sınıf arkadaşlarım oldu. Annem Türklerle yakın olmamı görüşmemi istemiyordu. "Onlar devleti sömürüyor, peş peşe çocuk doğuruyor" diyordu. Türk bir erkek arkadaşım olması kesinlikle yasaktı. Türk olduğumu öğrendiğimde çok şaşırdım.