Kağıt parçası
SAYIN Polat ne diyor?
“Temiz bir lig olduğunu düşünmüyorum”
Ne için söylüyor bunu?
Fenerbahçe veya Bursaspor’un şampiyon olarak tamamlayacağı bu sezon için...
Ama bir taraftan da ‘Bursaspor şampiyon olsun’ istiyor.
O zaman ortaya iki soru çıkıyor.
Ya Polat “Temiz bir lig olduğunu düşünmüyorum” diyerek her ikisinin de şampiyonluğunun temiz olmadığını düşünüyor ya da “Bursa olursa temiz olur, F.Bahçe olursa kirli” demeye getiriyor işi.
Polat’ın “Temiz lig olduğunu düşünmüyorum” ifadesiyle ilgili hakem ve rakip kalecilerin performansları konusunda yaptığı açılım, G.Saray Başkanının F.Bahçe’nin şampiyon olması halinde bunun temiz olmayan, şaibeli bir şampiyonluk olacağını söylüyor olmasıdır.
Ben de ‘tertemiz’ bir lig olmadığı konusunda sayın Polat’a katılıyorum...
Hatta ve hatta 22 yıldır bu mesleğin içinde olan biri olarak Turkcell Süper Lig’de hiçbir sezonun tertemiz olmadığını düşünüyorum.
Hele hele futbolun 3-5- 2’sinden çok, bu işin siyaseti ile haşır-neşir olan bir gazeteci olarak; gördüklerim, bildiklerim, hatta bazı sezonlara ait(!) elime geçen ‘kağıt parçaları’ beni bu kanaatten daha da öteye götürüyor!
Ama burada önemli olan bu sezonun diğer sezonlara oranla ne kadar temiz, ne kadar kirli olduğudur.
Benim de merak ettiğim o.
Mutlaka sayın Polat’ın da bu sezona ait bildiği, şahit olduğu, gördüğü veya belgelediği bir şeyler vardır.
Yoksa laf olsun torba dolsun diye böyle konuşmaz.
Mesela bu sezon temizlik bakımından ‘en kirli’ sezonlardan biri midir?
Mesela bu sezon geçen sezondan daha mı temiz veya daha mı kirlidir?
Mesela, “Bu sezon G.Saray’ın şampiyon olarak tamamladığı 2005-06 sezonundan daha temiz” veya “Kirli” diyebilir miyiz?
Sayın Polat bu konuda da biraz açılım yapsa ne iyi olurdu öyle değil mi?
Bu sezonun temiz bir lig olmadığı konusunda Adnan Polat’la hemfikir biri olarak...
En azından bu sezonun, sağda solda hâlâ dedikoduları ve ufak tefek kağıt parçaları dolaşan o 2005-2006 sezonundan daha temiz olduğuna inanıyorum... Şayet ilerde bu sezona ait, o 3 sezon önceki şampiyonlukla ilgili ortalıkta dolaşan kağıt parçalarından daha büyükleri(!) ortaya çıkmazsa... ‘Şoför’, ‘çanta’ gibi sözcüklerin yer aldığı o kağıda benzeyen bir şey!
...
Oldu mu şimdi başkan...
İki gün önce ne güzel de “Başarı için sabır gerekir” demiştin.
Yöneticilik, sabrın yanında sorumluluk da istiyor sayın Polat.
Bugün Fenerbahçe’ye, yarın G.Saray’a...
Burası etme bulma dünyası çünkü...
Ne ekersen onu biçiyorsun...
Yarın G.Saray ve size karşı bir rüzgar eserse şaşırmayın başkan...
Ellere öyle Gebze’ye böyle!
Pendikspor–Sakaryaspor maçı, öncesinde başlayan ve uzun süre devam eden olaylardan dolayı yarıda kaldı... Sahaya giren taraftarlar ve çıkan olaylar nedeniyle 1 saat duran karşılaşma, 10. dakikada hakem tarafından tatil edildi...
TFF Yönetim Kurulu bu karşılaşmayla ilgili önce Sakaryaspor’un hükmen yenilgisine, ardından Tahkim Kurulu’nun bu kararı bozmasının ardından maçın tekrarına karar verdi.
Ve o mücadele tekrar oynandı.
Gelelim diğerine...
Bu kez yine herkesin malumu olan bir İstanbul BŞB-Diyarbakırspor maçı yaşandı.
Karşılaşmanın 88. dakikasında Diyarbakırsporlu taraftarlar, takımlarının gol yemesinin ardından sahaya indi ve hakemleri kovaladı. Mücadele tatil edildi.
O TFF Yönetim Kurulu maçın o anki skoruyla (1-0) tescil edilmesine karar verdi.
Karşılaşma 1-0 İstanbul BŞB’nin galibiyetiyle tescil edildi.
Ve bu sezon benzer bir olay bu kez Gebzespor- Tavşanlı Linyit maçında yaşandı.
Ne sahaya taraftar girdi, ne hakem kovalandı, ne de olaylar nedeniyle maça ara verildi...
Yaşanan tek olay; maçın 88. dakikasında, takımının beraberlik golünü kaydetmesinin ardından Gebze tribünlerinden 16 yaşındaki bir çocuğun attığı yabancı cismin hakemin başından yaralanmasına neden olmasıydı... Ve hakem maçı tatil etti.
Aynı TFF, yani o Pendikspor-Sakaryaspor maçını tekrarlatan, İstanbul BŞB-Diyarbakırspor maçını yarıda kaldığı anki skoruyla tescil eden o Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Gebzespor’un 3-0 hükmen mağlubiyetine karar verdi...
Peki niye?
Biri çıksın, benzer üç olayla ilgili verilen kararların arasındaki farkın gerekçesini anlatsın.
Sezon aynı, talimat aynı, kararlar farklı...