• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Balçiçek İlter

Balçiçek İlter

[javascript protected email address]

Rahat bırakın mini eteğimizi!

17 Eylül 2010 Cuma, 12:47:12

“TÜRKİYE büyük bir değişim yaşıyor” diyor Etyen Mahçupyan... “Kavramlar değişiyor, anlayışlar değişiyor. Örneğin, artık kime muhafazakâr diyeceğiz? İslamcı’ya mı Kemalist’e mi? Kentler kabuk değiştiriyor. İslamcı ile laikçi kesim bir arada yaşamayı öğrenmeye başlıyor.”
İki gün önce Karşıt Görüş’te Etyen Mahçupyan anlattı, Cüneyt Ülsever itiraz etti, ben dinledim. Uzun zamandır tanık olduğum en açık, düzeyli tartışmalardan biriydi. Ülsever’in de Mahçupyan’ın da ortak cümlesi düşündürücüydü: “Şimdiye kadar laik kesim, İslami kesimin hak ve özgürlükleri için kılını kıpırdatmadı. Biz kişisel olarak adımlar atmış olabiliriz ama çoğunluğa baktığımızda hiçbir şey yapılmadı.”
Tespit belki doğruydu ama yorumu farklıydı. Mahçupyan kendisi için parmağını oynatmayan laik kesime rağmen, İslamcı kesimin reform yaptığını öne sürerken Ülsever diyordu ki: “Samimiyetlerine inanmak mümkün değil. Sen bana yaptın, ben de sana aynısını, hatta daha fazlasını yaparım anlayışı yaygın.”

* * *

Ben ise Başbakan Erdoğan’ın, türban bağlama teknikleri konusunda modeller öneren Kılıçdaroğlu’na cevap yetiştirmek için yaptığı mini etek göndermesini hatırladım birdenbire. Nasıl olacak peki? Türbanlı ile mini etekliyi sürekli karşı karşıya getirmeye çalışan bir anlayış... Nereye kadar?
Dün bizim gazetenin manşetindeydi, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak’ın açıklamaları... Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Türkiye’de bazı maçlarda ponpon kızların gösteri yapmasının engellenmesi hakkında ne düşündüğü sorulmuş. O da şöyle buyurmuş: “Eğer sportif bir organizasyon yapıyorsanız, uluslararası kurallara uymanız gerekir. FIBA istiyorsa ponpon kızlar çıkmalıdır. Ben kendim, şahsen, buna karşı olsam da kurallara uymak gerekir. Her gün gazetelerde çıplak kadın fotoğrafları var. Ama ne yapıyoruz? O gazeteleri yine de okuyoruz! Mini etekli, bikinili kadınlar da başımızın tacı. Biz, önce çarşafa rozet takıp, daha sonra çarşafı ayaklar altına almıyoruz. Bizim için mayolu, çarşaflı ya da başörtülü kadın da birdir.”
Buyurun bakalım.
Nereden başlasam acaba...
Çıplak kadınlara rağmen gazeteleri okumak zorunda kalan zihniyetten mi?
Ponpon kızlardan şahsen rahatsız olma durumundan mı?
Yoksa mini etek ile başörtüsünü karşı karşıya getirme kolaycılığından mı?
Her şey erkeklerin rahatsız olma durumunun etrafında dönüp duruyor.
Mini eteğimizden rahatsız, ponpon kızların görüntüsünden rahatsız, gazetedeki çıplak kadın figüründen rahatsız...
Bu arada hangi gazete kadını çıplak basıyor, onu da merak ettim doğrusu. Yani Sayın Bakan’ın okuduğu gazete hangisi? Ya da çıplaklık seviyesi nedir? Hani kollar falan açıksa? O mudur?
Ben örneğin, hiçbir başörtülü ar ka da şı - mın, ta nı dı ğı mın, hat ta ye ni ta nış tı ğım hem cin si min mi ni ete ğim den, gö ğüs de - kol tem den ra hat sız ol du ğu nu gör me dim. Doğ ru ya doğ ru... Ne bir ba kış ya ka la dım, ne bir kaş kalk ma sı, ne de onay la ma yan bir mi mik... Yok öy le bir şey!
Kadınlar birbirlerinin görünüşlerinden rahatsız değil! Rahatsız olan erkekler...
Siyaset, spor, magazin, aklınıza ne gelirse kadınlar üzerinden yürütülüyor ve biz kadınlar maalesef sesimizi bile çıkarmıyoruz olup bitenlere. Örneğin, bir başörtülü yazar da çıkıp demiyor ki: “Ne var kardeşim, ben rahatsız falan değilim bu mini etek işinden! Yeter kaşıdığınız! Bırakın milletin eteğini!”
Not: O mahalle, bu mahalle, mahallesizler... Yarın devam edeceğim.

Diğer Yazıları

Nihayet! Hop kardeşim!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 10:04
  • [javascript protected email address]
SONUNDA biri patladı... AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik'ten bahsediyorum!Zaten ben bu patlamayı uzun süredir bekliyordum, üstelik Çelik'ten geleceğini düşünüyordum, umuyordum... Sadece biraz daha önce bekliyordum, ne yalan söyleyeyim... Zaten biraz vicdanı...
Devamını Oku

Sakıncalı fıstık!

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:53
  • [javascript protected email address]
DÜN Ahmet Altan'ın satırlarını okuyunca gülümsedim. Yolda kolumdan yakalayıp doğru yolu göstermeye çalışan emekli teyzeler, yaşını başına almış asker amcalar geldi aklıma: "Yavrum, güzel çocuğum, güzel kızım sen niye böyle yapıyorsun, Atatürk...
Devamını Oku

Ve İzmir ve Zülfü Livaneli ve CHP

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 10:04
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs Cumartesi gecesi, "Bayram tam da böyle kutlanır!" dedirtecek bir konserdeydim... Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, "Zülfü Livaneli stadyum konseri olsun, üstelik halka açık olsun" demiş, kolları sıvamış... Stadyum hıncahınç...
Devamını Oku

Kentlerin ‘Efendi’si

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:49
  • [javascript protected email address]
EVLERİNE bayıldım... Avlulu evlerine... Hemen her kapıyı çaldım. Müthiş misafir edildim. Kimi turşu kuruyordu, kimi temizlik yapıyordu... Hemen buyur ettiler, evlerini gezdirdiler, üşenmediler "helli kahve" de yaptılar... Eski bir kiliseden bozma evi...
Devamını Oku

Dil olmayınca bakışlar derin olur!

  • Yayın Tarihi: 19/05/12 08:35
  • [javascript protected email address]
"ABLA valla senden benden iyi yaşıyorlar... Yemek bedava, kalacak yer bedava, ceplerine harçlık da veriyorlar. Çocukları okula da gidiyor... Bir de bu adamlar gece sınırın öte yakasına gidip savaşıyor, sonra buraya dönüyor... Senin benim vergimden oluyor...
Devamını Oku
Tüm Yazıları