• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Balçiçek İlter

Balçiçek İlter

[javascript protected email address]

Meclis'ten çıkmasaydım darbe olacaktı!

12 Temmuz 2011 Salı, 09:22:19

DÜN Merve Kavakçı ile 11 yıl önce yaşadıklarını tekrar konuştuk. Özellikle dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e çok kırgın ve sanırım onu affetmesi zor. "Beni bir anda ajan provokatör ilan eden Demirel, aslında beni ve ailemi İsparta'dan tanırdı" diye anlattı. Kızlarının okulunda yaşananları hatırlayınca gözleri dolan Kavakçı'nın bir cümlesi beni çok etkiledi. Dedi ki: "Bir grup çocuk 'Türkiye laiktir laik kalacak' diye bağırıyor ve ben bir anne olarak inanın ne yapacağımı şaşırdım. Rüyada gibiydim, nasıl tepki vereceğimi bilemedim, karşımdakiler de çocuktu çünkü!"
Gelelim Kavakçı cephesinden haber diyebileceğim üç yeni noktaya...
1- Merve Kavakçı'nın vekilliği YSK tarafından düşürülmemişti. YSK topu Meclis'e atmıştı ve devlet sadece bir maaşını verip Kavakçı'ya adeta, "Sen var olmadın, bu olay yaşanmadı!" demişti. Ne vekilliği düşürüldü ne de başka bir işlem yapıldı ama özlük haklarından yararlandırılamadı. Ama geçen yılki Meclis albümünde Merve Kavakçı, eski vekil olarak yer aldı, fakat fotoğrafsız!
2- Yaklaşık bir yıl önce Kavakçı'yı tanıyan ve yanında yabancı misafirleri olduğunu gören havalimanı görevlileri onu VIP'e almış... Kavakçı ve konukları VIP'e girince kıyamet kopmuş. Telefon trafiği, koşuşturmalar derken apar topar dışarı çıkarılmışlar. Kavakçı şöyle anlattı: "Apar topar çıkarıldım. Hem de AKP iktidarında... Öyle panik oldular ki, hemen oradan çıkmamı istediler!"
3- "Bugün olsa o Meclis'e girer miydiniz" diye sordum, "Yani bir kadın ve anne olarak ağır bedeller ödediniz ve partiniz de arkanızda durmadı". Kavakçı'nın sözleri çarpıcıydı: "Dönemin Cumhurbaşkanı, partimin üst düzey isimlerine 'Bu kadının vekilliğinden feragat edin, yoksa darbe olacak' demiş. Yani ben Meclis'ten çıkmasaydım darbe olacaktı. Oysa bugün partim, CHP ve BDP'nin duruşunu sergileseydi, 'Kavakçı yemin etmiyor, biz de etmeyeceğiz!' deseydi, çok başka bir noktada olurduk bence!"

Canımı sıkanlar...

1 - Fenerbahçe'nin başına gelenlerden keyif alan Galatasaraylılar... Sayıları hiç de az değil. Espriler, şakalar bir yana, acaba kimse görmüyor mu mevzu Fenerbahçe değil, Türk futbolu için kara günler yaşanıyor ve kanımca "Temizlik" diye yola çıkıldıysa, ki çıkılmalı, konuyla ilgili herkes cezasını çekmeli! 2- Metin Lokumcu'nun ölüm raporu... Trabzon Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan rapora göre, Lokumcu'nun vücudunda öldürücü düzeyde kimyasal madde saptanmadı, ölümün kendisinde mevcut kalp ve akciğer hastalığı sonucu meydana geldiği belirtildi. Eee peki ön otopsi raporunu hazırlayanlar kimlerdi? Bakkal, manav mı? Ön otopsi raporunda, "Biber gazının tetiklenmesine bağlı kalp krizi" denilmemiş miydi? Yani hangisi doğru acaba?
3- CHP Parti Meclisi Üyesi Mesut Değer'in lafları... Değer, İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nu hedef alarak şöyle dedi: "Sandık sonuçlarına baktım. Aldığımız sonuçlara göre Tanrıkulu'nun anne ve babası CHP'ye oy vermedi!" Önce şunu soralım: "Mecburlar mı CHP'ye oy vermeye?" Yani siyasete atılmayı düşünürsem partiye girerken, "Aile oylarım da sizindir" diye bir sözleşme mi imzalıyorum? Nasıl bir mantıktır bu" Gelelim Tanrıkulu'nun İstanbul'dan aday olmasının eleştirilmesine... CHP yönetimi Tanrıkulu'nun Diyarbakır'dan seçileceğini düşünseydi onu İstanbul'dan aday gösterir miydi zaten? Durup dururken nasıl bir gerginlik yaratma çabasıdır bu, anlamadım gitti.

Sevindim...

BİZ yazıyoruz yüz vermiyorsunuz, elin gazetecisi yazınca Büyükada cennet mi oluyor yani? Şaka bir yana, New York Times'In gezi ekinde "Zaman Kapsülü Büyükada" başlıklı 3 sayfalık bir yazı yayınlanınca, takdir edersiniz ki müthiş mutlu oldum. Şehirden bir saatlik uzaklıkta denilmiş, düzeltelim Kabataş'tan deniz otobüsüyle sadece 35-40 dakika... Hafta içi özellikle sakin... Geceleri çekirdek çıtlayıp açıkhava sinemasında film seyretmek, saat kulesinin altında buluşma anları, dondurma yerken gelen geçeni izleme imkânı gerçekten de bir nostalji havası yaratıyor. En güzeli de akşam işten çıkışta çoluk çocuğun iskeleye karşılamaya gelmesi... Ne şahane bir his anlatamam...

Diğer Yazıları

Nihayet! Hop kardeşim!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 10:04
  • [javascript protected email address]
SONUNDA biri patladı... AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik'ten bahsediyorum!Zaten ben bu patlamayı uzun süredir bekliyordum, üstelik Çelik'ten geleceğini düşünüyordum, umuyordum... Sadece biraz daha önce bekliyordum, ne yalan söyleyeyim... Zaten biraz vicdanı...
Devamını Oku

Sakıncalı fıstık!

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:53
  • [javascript protected email address]
DÜN Ahmet Altan'ın satırlarını okuyunca gülümsedim. Yolda kolumdan yakalayıp doğru yolu göstermeye çalışan emekli teyzeler, yaşını başına almış asker amcalar geldi aklıma: "Yavrum, güzel çocuğum, güzel kızım sen niye böyle yapıyorsun, Atatürk...
Devamını Oku

Ve İzmir ve Zülfü Livaneli ve CHP

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 10:04
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs Cumartesi gecesi, "Bayram tam da böyle kutlanır!" dedirtecek bir konserdeydim... Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, "Zülfü Livaneli stadyum konseri olsun, üstelik halka açık olsun" demiş, kolları sıvamış... Stadyum hıncahınç...
Devamını Oku

Kentlerin ‘Efendi’si

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:49
  • [javascript protected email address]
EVLERİNE bayıldım... Avlulu evlerine... Hemen her kapıyı çaldım. Müthiş misafir edildim. Kimi turşu kuruyordu, kimi temizlik yapıyordu... Hemen buyur ettiler, evlerini gezdirdiler, üşenmediler "helli kahve" de yaptılar... Eski bir kiliseden bozma evi...
Devamını Oku

Dil olmayınca bakışlar derin olur!

  • Yayın Tarihi: 19/05/12 08:35
  • [javascript protected email address]
"ABLA valla senden benden iyi yaşıyorlar... Yemek bedava, kalacak yer bedava, ceplerine harçlık da veriyorlar. Çocukları okula da gidiyor... Bir de bu adamlar gece sınırın öte yakasına gidip savaşıyor, sonra buraya dönüyor... Senin benim vergimden oluyor...
Devamını Oku
Tüm Yazıları