Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “Çevreci kaygı” içeren bir eylem görüntüsüyle başladı, doğayı korumak adına yola çıkıldı.

        İdarenin sert tavrı sonrası eylemler dalga dalga yayıldı, tüm yurdu sardı.

        Eylemin boyutu büyüyünce kapsamı da genişledi.

        Toplumsal bir tepkiye dönüştü.

        Aslında kimi çevrelerin arzuladığı ve beklediği gibi “Türk Baharı” yaşandığını söylemek güç.

        Bunun en büyük nedeni de, safiyene başlayan eylemlerin bazı gruplar tarafından kullanılmasıdır.

        Her tarafin altı üstüne geldi. Camları çerçeveleri kırılan sayısız esnaf mağdur.

        Vatandaşların arabalarını taşlayanlar, ATM’leri kırıp paraları götürenler.

        Meydanlardaki yanmış, yakılmış, ters dönmüş araçlar.

        Tamam polisin yaptığı orantısız gücü de, Başbakan’ın (Özür dilemek erdemini göstermek yerine) inatla “ben yaparım” şeklinde milleti geren açıklamalarını da şiddetle kınıyorum.

        Peki, yağma yapmak sizce demokrasi midir?

        Savaş sonrasını andıran bu görüntülerin sürmesi topyekün ülkeye zarar vermez mi?

        Merkezi ya da yerel yönetimlerin dayatma ile ülkenin nereye götürüleceğinin ortaya çıktığı bu süreçte neler yaşanabileceğini herkes gördü.

        Bana göre bu aşamadan sonra en büyük görev yine CHP’ye düşüyor.

        Kılıçdaroğlu, Türk siyaseti ve demokrasisi için gerçek anlamda ‘milat’ özelliği taşıyan Gezi Parkı olaylarına bir lider gibi el koymalıdır.

        Toplumu sağduyuya davet ederek, marjinal grupların ülkeyi başka yöne taşımasına izin vermemelidir.

        Hiç geri adım atmayan Başbakan’ın aksine bence Kılıçdaroğlu bunu fırsata çevirmelidir.

        Halka ve teşkilatına “İlk hedefiniz sandık” diyebilmelidir Kılıçdaroğlu..

        Ki, CHP’nin gerçekten iktidar alternatifi olduğunu herkese gösterebilsin.

        Bu süreçte yerel siyasetçilere, belediye başkanlarına da büyük görev düşüyor.

        Hepimizin ders alması gereken bu olayların durulması adına başta Başkan Aziz Kocaoğlu ile Ege’nin tüm belediye başkanları ile ilçe belediye başkanları sokaklara inerek eylemlerin son bulması adına çalışmalıdır.

        Artık yeni bir Türkiye anlayışı ve yeni toplum algısı ile insanlar, gerektiğinde bir araya gelip tepki vermenin önemini hem öğrendiler hem de anladılar.

        Dolayısıyla ancak “değişen siyaset algısını” iyi okuyanlar sandıktan çıkacaktır.

        Diğer Yazılar