Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kabul, hava çok sıcak;

        Sokağa çıkmak eziyet.

        Alış veriş merkezleri ise püfür püfür;

        Bu bunaltıcı ortamda adeta bir ‘vaha...’

        Ama tüm şehirlerde bayilik sistemiyle aynı şeyleri satan aynı mağazaların vitrinlerine bakmaktan;

        Aynı eğitimden geçmiş personelin aynı cümlelerle size ‘müşteri‘ muamelesi yapmasından bıktıysanız başka serin alternatifler de var Başkent’te...

        Rotayı Ulus‘a çevirin mesela;

        Eski Ankara’ya...

        Daha önce de yazmıştım; Ankara bir yönüyle ‘gizli hazineler‘ diyarı... Çoğumuzun farkında bile olmadığı ‘tarihi‘ değerlere ev sahipliği yapıyor. Hiç ummadığımız yerde ‘tarih’ önümüze çıkıyor. İhmal edilmiş bir tarih... 

        Dün gazetemizin manşetinde arkadaşımız Ahmet Kıvanç‘ın haberi vardı. Ulus’taku Gümrük Bakanlığı, ‘Devlet Konukevi‘ne dönüştürülecekmiş. Gelen yabancı devlet adamları, Ankara’nın sembol yapılarından birisi durumundaki saray görünümlü bu binada ağırlanacakmış. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanlık Binası... 1925 yılında inşa edilmiş. 1950’lere kadar ‘Başvekalet‘ olarak kullanılmış; Sonrasında ise Maliye Bakanlığı... Ankara’nın tarihi dokusunu bundan daha güzel yansıtan başka bir bina sanıyorum yoktur. Hemen yanında 1897 yılında inşa edilen Ankara Valiliği, Karşısında ise Kurtuluş savaşı yıllarında İstiklal Mahkemesi‘ne ev sahipliği yapan Vergi Dairesi; Hepsinin ortasında Roma İmparatoru Julian‘ın kenti ziyaretinin anısına 362 yılında dikilen sütun... Bilmeyenlerin ilk anda gözünün önüne getirmesi zor. Çünkü bütün bu güzelim eserleri ‘modern‘ bir AVM gizliyor. 

        Binayı Mimar Ahmet Bey yapmış. Kimdir, başka hangi binaları yapmıştır bilemiyoruz. Her şeyi ‘sıkı‘ kayıt altına almayı devlet geleneği gören devletimizin maalesef tarihi olaylara tanıklık eden bu tarihi binayla ilgili kayıtları da kısıtlı. Devletin ilk ‘Hazine kasası‘ da aynı binada. En son 1980’li yıllarda açılmış. İçinden eski Başbakan Adnan Menderes’in kol saati çıkmış. Yanında kendi el yazısıyla “Bana hediye edilen saati, saklanması kaydıyla emanete bırakıyorum” yazılı notu... Kim bilir o saatle o el yazısı nerelerde. Neyse ki binanın bugünlerdeki ev sahibi Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı. Menderes’in başbakanlığı döneminde kullandığı antika telefona gözü gibi bakıyor. 

        Bu sıcak havada ‘tarih’ten sıkıldınız mı? O zaman başka bir hazine sizi bekliyor Ulus’ta... Hal’in hemen arkasında, ‘ihmal’ edilmiş Erzurum Oteli’nin ‘rezil’ halini görmezden gelin; Suluhan‘a girin. Alışılmış AVM manzaralarından ışık yılı uzakta. Merdivenleri yürümüyor, vitrinleri ışıl ışıl değil; Ama boncuk boncuk renk tacirleri sizi bekliyor. Melankolik bir ağırbaşlılık ve doğal bir serinlikle... Başkent’in gizli hazinelerinden birinde.

        Diğer Yazılar