SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Hesap kitap güç ‘MATRAK’

10 Eylül 2016 Cumartesi, 12:22:18 Güncelleme:12:22:23
Ali Esad Göksel

Ali Esad Göksel

[javascript protected email address]

Profesör Nurhan Atasoy, yeni 3 ciltlik kitabı Menazilname/ Matrakçı’yı bir akşam yemeğinde anlattı ve kendisine tekrar hayran oldum. O akşamdan notlar...

Bayram öncesi yazıları zordur. Hiç kimse sağa sola bakmaz, “Bayram hepimizin bayramı mı?” demez... Âdet yerini bulsun diye bayramlık bir eda edinilir. İşte hâlihazır halimiz budur. Takıp takıştırdığımız var ya; bundan sonrası iyi olsun çehresi denilir. Üzerimize geçirdiğimiz bayramlığımızın adı..

Günün anlam ve ehemmiyetine derler. Tam da ona uyan bir konum var. Öyle bir “kadın” var ki bayram diye gidip öpeceğim. Aslını isterseniz baştan itiraf edeyim, bayram da işin bahanesi... Bana onu mıncıklamak, öpmek için vesile lazım değil bu ruh halim her an berdevam... Eskiden daha az bilindik idi. Şimdi fevkalade meşhur bir sima oldu. Dere tepe hayranı ile bezeli. Sadece ben değil, herkes yolunu gözlemede. Kıskanıyor muyum? Elbette... Fakat kadında şeytan tüyü var. Her ne zaman yanı başına oturtsa... İşte o saat burcum aslanı terk edip munis bir kedi olduğum vakidir.

Duyuyor gibiyim: “Kim kardeşim bu kadın?” Tamamdır... Artık söyleme zamanı, Nurhan Atasoy. Nurhan Hanım ile ilgili bir muradım var...

SULTAN ve MİMARI

Kendisi bir Sultan olsa idi... Ben de işlerine bakan mimarı ola idim. Hatice Sultan ile Melling hesabı... Hani bu da fakirin rüyası! Nurhan Hanım ile 30 yıldır tanışıyorum. Ailece görüşmemizin tarihi de çeyrek asır. Yeğeni Gül, liseden tanıdığım cevval bir kızımızdır. O da akademisyen ve yazardır. Damat ise meşk erbabı.

Bu arada bizim lise ile ilgili tevatür muhtelif... İstanbul Erkek Lisesi tarihi binasını demedeyim. Son lafı baştan söyleyeyim: Avuçlarını yalarlar! Tahsisin altında M.K. Atatürk’ün 1933 tarihli imzası var... Konu dağılmasın. Nurhan Sultan’ın doğum günü hatırımda... Moda sahilinde kutlandı. Rahmi Bey ile birlikte gitmiş idik. Kaç sene oldu, kaç yaşında idi? Hiç hatırımda değil! Ama şunu iyi bilmedeyim: Nurhan Sultan bize lazım...

Nurhan Sultan bir atom karıncadır. UNESCO tarafından sene-i devriyesi ilan olunan bir “dâhimiz” var: Matrakçı Nasuh. Osmanlı İmparatorluğu’nun en ilginç simalarından. Bizim sultan yemedi içmedi, Nasuh’un kitabını yayınladı. Bir devşirme olduğu biliniyor. Saray Mektebi Enderun’da eğitilmiş. Nasuh tam bir dâhi: 1537’te çizdiği İstanbul bugünkü ile örtüşmede... Kanuni ile çıktığı Bağdat Seferi’nde resmettiği şehirleri içeren kitabı: Menazilname, tıpkıbasım olarak Nurhan Hanım tarafından yayınlandı.

Bizim mahallede, St. Regis Oteli’ndeyiz. Portekizli dostum Rui Reis’in ev sahipliğinde. Mutfak, servis fevkalade. Manzara nefes kesici... Sultan, Bernardo Porselen için “Aşk-i Osmani’yi” hazırlamış. Masamızın konusu Matrakçı. Matrak diye muhteremi muzip sanmayasınız. Kimbilir; inşallah öyle idi. Ciddi insanları sevemedim gitti... Ama buradaki matrak lafı bambaşka bir şey: Bir savaş oyunu! Romalı gladyatörlerde de benzeri görülen bir “matematik oyunu”.

Nurhan Sultan Matrakçı’yı, kitabı anlatıyor. Hız kesmiyor, ne mümkün! Gelecek kitabını da çıtlatıyor: Karamemi. Nurhan Sultan kültür-sanat tarihimiz için bir hazinedir.


BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN