ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
14 Ocak 2017 Cumartesi, 01:20:09 Güncelleme:08:50:27

Köftecinin fendi Papa efendiyi yendi mi?

 

Bizler kendimiz ile o denli meşgulüz ki: Dünyada neler neler olup bitiyor? Başımızı çevirip bakmıyoruz bile! Biliyor musunuz belki de doğrusu bu... Bizler can derdinde iken. El âlemin ihtiyari işleri: Fuzuli ve tali görünmede... Ne dersiniz yanlış mı? İsterseniz “aman ne tuhaf” deyin. Kendimi alıkoyamayıp bakınıyorum. Bizim fanusun dışında hayat nasıl? Heyecanı düşük hikâyeler! Buyrun: Kadim şehir var ya: Bizimkinin “batı” hali. Eskiden beri, oldum olası meraklısıyım. Otuz yıldır Roma’ya gider gelirim. Hız kesemedim: Keşfedecek yeri bitmez. Sadece seyrüsefer değil. Bir hikâye, haber mi var? Kulağımı kabartır, dikkat kesilirim. Üstelik bu tam Netflix dizisi “kan davası: fasıl 30”

Otuz yıl önceye gitmeliyiz. “Kan davası” o zaman başladı. Sene 1986, yer “İspanyol Merdivenleri” Burası kadim şehrin bilindik yeri... Şöhretli “Amerikan köftecisi” gelmiş. Gövde gösterisi yapmak istiyor: Roma’nın kalbinde yer açmaya... “Petrini ve Arkadaşları” sahneye çıkıyorlar! Çıkış o çıkış... Bir daha da inmediler. Çok şükür! Dostuz diye övündüğüm Petrini... Carlo Petrini, hep söylüyorum: Bir “aziz” Bir ahir zaman azizi, tarih yazdı... Elbette tarih de onu yazacak. Ama dedim ya bu bir “kan davası”. Ne “Amerikalı köfteci” pes ediyor Ne de Petrini’nin müritleri... Fasıl 30; 30 Aralık 2016 günü başladı. “Amerikalı Köfteci” bu kez hedef büyülttü. Tam da Vatikan’ın yanı başına geldi... Borgo Pio yürüyerek Vatikan’a iki dakika! Kıyamet koptu: Kıdemli kardinaller sahnede... Beklenen bundan daha fazlası mıydı? Elbette. Neden mi?

Onu da anlatmalıyız: Kısa bir ara... Floransa’ya uzanalım. Rönesans’ın başşehri, gözbebeği... Floransa’da geçen hafta bir dava açıldı: 20 milyon Amerikan Doları tazminat istenmekte... Ne diye? Dario Nardella “Yeter artık” dedi diye. Nardella kim mi? Şiir şehrin sol eğilimli belediye başkanı... Amerikan Köftecisi’ni şehrin merkezine sokmadı. Adam haklı. Sırtını güvende hissetmese yapamazdı. Piazza Duomo muhtemelen rönesansın en güzel meydanı... Bu koltuk da başbakanlık öncesi son koltuk.Yani... Şimdi amerikan köftecisi “şehir’den” tazminat bekliyor. Pekâlâ sonuç? İşte onu tahmin etmek zor. Bu hikaye çok çok bilinmeyenli bir denklem çünkü... Davanın üzerinde “baskın bir mahalle baskısı” olacak! Baksanıza, Kardinal Sgreccio yummamış gözünü, açmış ağzını: “Bu yapılan bir saygısızlıktır! Roma mutfağının yerini ne alacak?” En sıhhatlisi olmadığını iyiden iyiye bildiğimiz bir şeyler... “Hem de San Peter Katedrali Kubbesi’ne iki adım mesafede.” Açıkçası ben Vatikan’ın hız keseceğini hiç sanmıyorum. “Pilav” daha çok su kaldıracaktır. Bir tek şunu bilemiyorum. Bu mevzu bir “sententiae ferendae” hali olabilir mi? Bence evet. Bakın bu kuzey menşeeli “Amerikalı köfteci” var ya... Güney menşeli Papa Hazretleri tarafından “aforoz” edilirse... İşte o töreni Carlo Petrini ile yan yana oturup izlemeliyim. Kan Davası tam tamına otuz yıldır sürmede. Ama yetti artık! Allah aşkına söyleyin: Bundan daha iyi sezon finali olur mu?

‘SALYANGOZLU AZİZ’

Geçtiğimiz “10 Aralık 2016 cumartesi günü” bütün dünyada “Toprak Ana” yani “Terra Madre” günü olarak kutlandı. “Bu da nereden çıktı, hele bir de Latince kokan tercümesi” diye meraklananlara anlatalım!

Terra Madre; “Slow Food”, yani muhtelif burger ve cipslerin akıncılığını yaptığı Fast Food-Hızlı Atıştırma Mutfağı’na karşı, “Sakin Mutfak Hareketleri’nin kurucusu Carlo Petrini’nin” bir söylemi. Petrini, mahalli, geleneksel mutfağın elimizden kayıp gitmesine karşı uğraşan, mesai veren bir sivil toplum hareketinin çarkını döndürmeye uğraşıyor. İlk başladığında, bir Allah’ın kulu dahi bu NGO’nun (Sivil Toplum Kuruluşu) bugün ulaştığı devasa ölçeği hayalinden geçirmemişti. Petrini ve arkadaşları İtalya’da kurdukları Slow Food hareketinden küresel ölçekte bir organizasyon yarattılar... Peki ama nasıl? Fikir ve zamanın uyuşması ile! Ünlü Alman yazar ve düşünürü Goethe’nin bir lafı vardır: “Hayatta hiçbir şey zamanı gelmiş bir fikir kadar kuvvetli olamaz!” Petrini’nin salyangoz logolu Slow Food’u da bu hesap. Bu yazıyı okuyanlarda Slow Food ya da Petrini hakkında yanlış bir kanaat oluşmasını da istemem. Sakın ortalıkta uçuk bir hareket, onun da önünde saçı başı dağınık, alternatif fikirleri etrafa saçılan, hayattan kopuk liderini düşünmeyin. Karşınızda devasa bir teşkilat var. Bundan on beş sene önce üniversitelerini de kurdular. Yaşlı kıtanın gastronomi konusundaki tek üniversitesi! Torino yakınındaki Bra’da, Savoy Hanedanı’ndan kalma çok güzel bir binalar manzumesine yerleştiler. Kısacası Petrini, bence bir ahir zaman azizi! Fakat ne yazık ki Vatikan benim aziz çerçeveme itibar etmiyor. Yoksa Petrini’yi Osman Hamdi’nin “Kaplumbağa Terbiyecisi” misali salyangozlarla çevrili, “toprak ana gününü kutsarken” resmedebilir idik!


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Pazar13 MPH31°
Güneşli