Öne Çıkanlar
Son Dakika
04 Şubat 2017 Cumartesi, 01:10:03 Güncelleme:09:05:49

Uykuluk zamanı Haliç kıyısı

 

İstanbul’u en güzel anlatan yazarlardan birisi, haydi itiraf edeyim; benim için en iyisi Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. Tanpınar’ın “Beş Şehir”de sunduğu Bursa ya da Erzurum tabloları benzersizdir... Ama bana sorarsanız o aslında bir İstanbul yazarıdır. Çünkü Ahmet Hamdi sadece gördüğünü tespitle yetinmez. ‘Yaşanmış olanı’ her türlü detayıyla yeniden kurar ve bu eski-yeni dünyayı size emanet ediverir. İçine girip tadını çıkararak yaşayasınız diye...

Şayet henüz Nuran ile Boğaz’da dolaşmadıysanız, İstanbul’u yeterince tanıyamadınız derim...

Lütfen şuna bir kulak verin. Tanpınar’ın “Huzur” romanında, Nuran’ın dayısı barbunyanın sofraya nasıl geldiğini anlatıyor:

“Şu barbunyayı burada bu akşam beraberce yiyebilmemiz için kaderin asırlarca çalışmasını düşün. Evvela Yahya Kemalin dediği gibi Don ve Volga, Tuna suları Karadeniz’e akacak. Dedelerimiz kalkıp Orta Asya’dan gelecek. İstanbul’a yerleşecekler. Sonra İkinci Mahmut, Nuran’ın büyük dedesini Bektaşi’dir diye, İstanbul’dan Manastır’a nefy edilecek; orada, Merzifonlu, zengin bir binbaşının kızıyla evlenecek. Benim dedem, karısı kaçtıktan sonra kendisini teselli için yazdığı, sonra bilmem hangi paşaya hediye ettiği, bir Kur’an’ın parasiyle bu köşkü alacak... Delikanlı anlıyor musun? 750 altına bir Kur’an-ı Kerim... Yani bu köşk ve arkadaki arazi... Sonra Nuran’ın babası çocukken hastalanacak, annesi Aziz Mahmut Hüdai Efendi’ye adayacak, büyüyünce pirin dergâhına girecek, orada babamla dost olacaklar. Nuran doğacak... Siz doğacaksınız...”

İşte size barbunyanın etnik ve sosyal macerası... Çok şükür Tanpınar artık tercüme de olunuyor. Sağa sola gittiğim zaman eserlerinin taze tercümelerine rastlıyorum. İçim sevinç ile doluyor. Keşke bir gün sinemacılarımız, “Huzur”a, “Mahur Beste”ye hele hele “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”ne el atsalar diye hayal kuruyorum. Nuri Bilge Ceylan nasıl kışkırtılır? Devlet sipariş verse...

MAHUR BESTE 

Tanpınar’ca resmedilen kozmopolit âlem var ya... Sık sık Sütlüce’de Rahmi M. Koç Müzesi rıhtımında kahve içerken canlandırmaya çalışırım. Bu ‘imparatorluk mirası’ gerçekten elimizden kaydı, kayboldu gitti mi? Artık bu ümitsizce yâd ettiklerimiz müteveffa bir zamanın hikâyesi mi diye?

Belki de bu muhasebeyi yapmak için Haliç en uygun yer. Hiç kuşkusuz biliyorsunuz, dillere destan bir hayata sahipti. Lale Devri’nin ‘Haliç hayatı’ başlı başına bir yaratma kaynağı olmuştu. Hem de dönemin mimarisinden, Divan edebiyatına kadar... Açıkçası Haliç’e yönelen her türlü merak ve ilgiyi minnetle karşılıyorum. Üstelik bu Koç Müzesi’ndeki gibi büyük bir sevgi, bilgi ve özenle oluştu ise...,

Müzeyi dolaşırken nefeslenmek isteyenlere bir çay, kahve ya da yemek molası verebilmeleri için iki ayrı lokanta düzenlenmiş. Şayet sahildeki Halat Restaurant’ın rıhtımında oturursanız, İstanbul’un, imparatorluk başkentinin her şeye rağmen halen direnmekte olan kültür mozaiğini izleyebilirsiniz. Selatin camilerinden Patrikhane’ye, Fener ve Balat’ın rengârenk dokusuna kadar... Umarım Tersanelerin talihi de Lengerhane ve sahilindeki Tersane kadar açık olur, Rahmi M. Koç Müzesi kadar özenle oluşmuş yeni işlevlere kavuşurlar...

Ben bu bölgenin 24 saat ışıl ışıl yaşayan, her yaş ve gelir seviyesini birlikte ağırlayan, bir kültür ve eğlence merkezi olma şansını elinde tuttuğuna inanıyorum. Olup bitenler ve ekonomik şartlar nefes aldığında yaşadığımız şehir ve kültür ve âşıklarının geride duramayacaklarını da biliyorum...

UYKULUKSUZ OLMAZ, OLAMAZ

Şu günlerin modası sıhhileştirme, yenileme projeleri var ya... Her derde deva müteahhitlerimizin, kıymeti kendinden menkul âlemlerine teslim olunamaz. Geniş bir mutabakat paydası aranmalı... En ideali muhtelif müzeler, kültür merkezleri, galerileri, sanatçı atölyeleri. İrili ufaklı kahve ve lokantalar ve zanaat dükkânları... Elbette konutları ile kendine özgü dokusu olan bir semt olmalı...

Örneğin; şehrin özgün renklerinden birisi olan Sadrazam Mahmut, yıllardan beri, özellikle şimdilerde uykuluk zamanı tavaf ettiğim bu meyhane lokanta da buralarda... Peşinen söylüyorum: Uykuluksuz olmaz, olamaz! Sonra biliyorum karşı sahilde de esnaf lokantaları var. Fırınlar, muhtelif tatlıcılar da cabası... Şayet Haliç şimdi yeni ufuklara doğru yelken açtı ise... Ne yapıp etmeli buranın mevcut dokusunu da gözetmeliyiz. Sadece müzelerden oluşan suni bir pirüpaklık ve sezonluk sosyetik gece kulüplerinden oluşan, bir Disneyland arasında sarkaç etmemeliyiz bu semti! Önerimse şu: Haliç şeridine bir inin. Yemeğinizi bitirince sahile geçin. Kahvenizi içerken iyiden iyiye hayal edin ve kararınızı verin, hangisini tercih etmedesiniz... Bu şehrin bize kaldığı hali mi, yoksa bizim geleceğe devredeceğimiz hali mi?


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 15 MPH 23°
Az Bulutlu