Öne Çıkanlar
Son Dakika
29.04.2017 - 03:12 | Güncelleme:

Köprüye karşı Marx

 

İngiliz Gazetesi Guardian’da bir fotoğraf yayınlandı. Sahilde birikmiş insanlar az öteden geçen 45 metre yüksekliğinde bir buzdağı... Acenteler Titanic’i batıranın 5 misli irilikteki buzu göstermeye sefer düzenlemiş. İçinde yaşadığımız görsel bombardıman ‘cortizon’ gibi. Kâh uyuşturucu; bizi her şeyi kanıksamış umursamayan insanlar haline sokuveriyor, kâh faydalı; ansızın silkelenip kendimize geliyoruz.

Küresel ısınma ürkütücü bir senaryo. Kendini bilen herkes bir yutkunuyor. Farkında mısınız biz de dahil eski kıtadaki mevsim değişikliklerinin? Bu sene neredeyse kış yaşamadık. Tövbe, bu ölümden önceki son can olmaya? Pollyanna’ca olacak ama bir şey anlatayım da eğlenelim.

Tahayyül edin, 250 kilometrelik bir yol, 10 bin yaşında. Kim bilir kimlere, nelere tanık oldu: MOSEL. 5 bin yıl önce ne denli hayati idi ise, aynısını yaşamada. Öyle bir kültür coğrafyası ki, kimseler “Ne güzel akıyor” diye bakmıyor. Trier’deyim. Dolunay. Lunatikler gibiyim. O güzelim nehir, Ay ile cilveleşiyor: Bir o yana, bir bu... Kâh aydınlık, kâh loş... Gözümü yumuyorum: Kadit su yolu üstünde, ufak sessiz teknemizin hazerunu değişiveriyor.

Bir yanda sima-ı Akdeniz’in rahatlığı ile hırsı arasına yerleşmiş bir adam. Ketenlere bürünmüş bir orta yaşlı... Diğeri de saçı sakalına karışmış genç, heyecan dolu bir adam. Beyaz ketenli olanı imparator. Saçı sakalı darmadağın olan ise Trier’in en şöhretli hemşerisi.

Söyleyelim de anlaşılsın: Bugün Constantin’i bilmeyen çok! Ya Karl Marx’ı? Halen popülaritesi devamda. Elimizde Riesling kadehleri. Akıntının sessizliğine kaptırmışız. Roma İmparatoru yamaçları gösteriyor,

“İmparatorluğun en iyi beyaz şarabı bu sırtlarda...” Marx da aynı fikirde, “Yalnız bağcılar çok sıkıntı çektiler...” diye ekliyor. “Vergiler, rekabet, sonra çalışma koşulları...” nefesleniyor. “Neyse yazdık, söyledik de şimdilerde daha iyi!”

Losey’vari bir yetenek şu sürreel sahneyi bize seyrettirse. Trier’de Porta Nigra’da yazlık sarayında yaşayan Roma İmparatoru var ya... Nereden mi çıktı? Constantin’i yamaç bağlarını tavaf etmede iken hayal edin, unutmayın! Sıra geldi mi 1840 mahsulu tanığına, bağları, çalışanları gazetesinde yazan genç adama... Mosel sırtlarını yüzyılın en çok okunan, atıfta bulunulan külliyatının içine atan Marx’a...

Ah ne olurdu ikisini aynı kareye sokabilse idik! Nereden mi çıktı? Johnson’dan bir mesaj aldım. Hugh Johnson ‘Anglosakson Şarap Mahfeli Duayeni’. Dünyanın dört yanına gönderdiği mesajıyla bizleri uyarıyor. Mosel üzerindeki namütenahi inşai tasarruflara karşı durmaya davet ediyor, “Burası” diyor “İnsanlığın en önemli Riesling Bağları. İnsanlığın sahip çıkması lazım! Köprüye, otoyola tepki gösterin!” Ne diyeyim, Brexit bile Almanları kurtaramadı. ‘Malum çevreler’ yepyeni köprülerini kıskanıyor olmaya...

Gelin şunu başa saralım. Son 40 yıldır Almanlar tekrar podyumda. 90’lı yıllardan beri, Alman şarapçılığı ‘doğuş’ yaşıyor. Buna ‘yeniden doğuş’ demek daha doğru. Neden? Çünkü Alman şaraplarının yeri her zaman Eski Kıta’nın Şarap Kültürü’nde idi. Avrupa Topluluğu içinde son sözü söyleyebilecek kim var?

Bu ağırlıkta olan eski müttefikimizi iyi tanımamız önemli. Alman toplumu, insanlığın kültür tarihine ismini yazdırmış önemli ‘evlatlara’ sahip. Her alanda Batı kültürünün geçmişinde her daim önlerde yer aldılar. Müzikten edebiyata, felsefeden resme, mimarlıktan arkeolojiye...

Sonra, Batı’daki aristokrasinin, kraliyet ailelerinin çoğu ‘Alman akrabalara’ bağlanır. Almanlar Avrupa’nın önemli aristokrasi geleneklerinden birine sahip oldular. Oluşmuş bu iklimin, kültürün, günlük hayata da yansımaması düşünülemez. Velhasıl Almanların hayatını sakın ha şunlardan ibaret sanmayasınız: Oktober Fest esnasında kısa deri pantolonlar giymiş, tüylü fötr şapkalarla dolananlar sosis yiyip bira içmedeler... Vakit ilerledikçe bir o, bir bu yana kaykılmadalar... Yüksek sesle heyheylenen şarkıları çığıran Bavyeralılar... Bunları geçiniz. Çünkü bu bir haftalık yüzey resminden sonuç çıkarmak büyük hata olur...

DON VE ŞARABIN SEKSAPELİ

Ya Alman şarapçılığı? Şarap küresel ölçekte yükselen değer mi? Elbette. Küresel pazara “Bakın ben bu işte buraya kadar kadirim” demek size para kazandırır mı? Evet. Ama bütün bu resim bundan mı ibaret?

‘Şampiyonlar liginde’ oynayabilecek seviyeye sahip olanların prestiji inanılmazdır. Uluslararası otoritelerden 100 üzerinden 95’in üzerinde not almış şarabınız mı var? Şurası kesindir; itibarınız tavan yapmıştır. Mosel mahsûlleri nerede ise rakipsiz! 95-100 arasına yerleşmiş 50 şarapları var. Bilmem iyice anlaşılıyor mu? Mercedes, Porsche tamam... Ama bir de bunlar var: Klasik dönem müttefikimizin Riesling ve don mahsulü Eiswein’larının değeri?

On yıllardır orta kategorinin alt diliminde, çoğu tatlı, ucuz şaraplar üretmekte idiler. Germen coğrafyası nasıl oldu da bu SC (sweet-cheap) etiketinden kurtuldu? Elbette bağlarda... Hektar başına 150 hektolitre ürün yerine kalite için yarısına rıza gösterdiler. Üreticiler, kaliteli asma-kütüklerine yöneldiler. Tescilli şarapları öne çıkardılar. Yani ‘appellation controlle’. Hangi bölge, hangi bağ ve üzümden, ne kadar mahsul alındığını takibe başladılar. Terroir denilen toprağın önemini keşfettiler. Mosel Nehri yamaçlarındaki bağlar görüntüsü şiirseldir.

Gezenler, nehirden gördükleri şiiri unutamazlar. Dünyanın altıncı şarap üreticisi Almanlar bu zor bağlarda bir efsane yazdılar. Sanayi ve bilgi toplumu gururla tekrar tarım ülkesi sıfatını keşfediyor. Artı değeri yüksek ürünlerden biri ile!

Alman Riesling’leri’nin yanı sıra bir gözbebeğim daha var. Sadece don olan geceler -7 suhunette toplanan üzümlerin şarabı Eiswein! Bunlar Almanların rakip tanımadıkları kulvarlar. Yarım şişe bir Eiswein 300- 400 Euro’ya satılabiliyor. Başka söze ne hacet?

“Eski kıtanın biriktirdiği kültür geleceğe nasıl ayak uydurmalı?”

Günümüzün her kulvardaki can alıcı sorusu bu. Karşımda oturan ve geleneksel kültürüne sıkıdan bağlı yaşlı ev sahibim anlatıyor. Şatonun salonunda baby Steinway Piyano’nun önündeyiz. Kadehlerimizde Eiswein! “Biliyor musun?” diyor... “Artık tabakların arkasında Bone China yazmıyor.” O neden? “Çünkü Çin malı sanıyorlar.”

Nasıl? Siz değişmeyi okuyamıyor musunuz. Değişen de sizi okumayıp kendi kafasına göre değiştirebiliyor! Marx ne demişti?

Mosel donsa bile değişimin diyalektiği akıyor...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 41 MPH 12°
Yağmurlu