Öne Çıkanlar
Son Dakika
30.09.2017 - 08:17 | Güncelleme:

Simyacı ile cennete seyahat

 

Aslını isterseniz tam bir yol düşkünüyüm. Her ne zaman, her ne menzile olursa olsun, yeter ki yol olsun, dernek kurulsun. Yola koyulmaya hazır bir ruh halim var. Peki ne zaman böyle oldum? Bu yol yoluna düştüm. İşte o hatırımda değil. Kimbilir belki de böyle doğdum. Yalnız şunu da iyice bilmedeyim, bir zamanlar mükemmeliyetçi idim. Yola iyiden iyiye hazırlanılırdı. Listeler, listeler: Görülecek yerler, yapılacak işler, giyecekler, sair ihtiyaçlar... Nasıl desem, o menzile gitmek için tek defaya mahsus bir şans bulundu ya, hataya mahal yok. Eksik gedik olamaz. Katiyen! Ya şimdilerde?

Eski halimle mevcut arasında tek fark var, tevekkül. İş olacağına varır, çare bulunur. Olabilir mi bu? Olduğu, olacağı kadar. Yaş böyle bir şey, sakinleşiyorsunuz. Şimdilerde yol öncesi tek sorum oluyor: “Kim geliyor?” Bu yol yoldaşlığı mühim bir fasıldır...

Ahmet ve Zafer Toksöz’ü 1 yıldır tanıyorum. Ortak bir kumaşları var: Sakin ve sessiz işadamları. Ya da iş yapmadığımız için bana öyle geliyor, kimbilir? Birlikte bir seferimiz olmuştu. Müşkül bir yoğunlukta. Yani birbirimizi test etmişliğimiz var. Geçmişte not alınmış bariz bir sıkıntı yok benden yana. İki kardeşe eşit mesafedeyim. Biri şarap meraklısı, diğeri yemek. Ama bu demek değil ki bir öteki var! Üçümüz birlikte oturup kaynatıyoruz. Ne hakkında mı? Ne olacak, mutfak ve şarap elbette... Ama an itiraf zamanı, şarap az daha önde. Neden mi? Çünkü biraderlerin bağları var. Ve bu hikâye beni çok ilgilendiriyor. Neredeyse 1 yılı geçti. Anlatıyorlar. Nasıl yola koyuldular, nerelerden geçildi, nereye gelindi ve tabii ki gidilmek istenilen yer neresi...

Michel Rolland ile Kumköy

Yaz öncesi aradılar. “Birisi gelecek, tanışmak ister misin?” dediler. Canım bu sorulur mu? Muhteremin seferi ve fakirin takvimi uyamadı. Nasıl yanıp yakıldığımı hazirun bilmede.

Biraderler söz verdiler, gelecek sefere. Azmimiz yerindedir. Fikr-i takip? Evvelallah! Bizim eskiler demişler ya, niyet etmek işin aslıdır. Biraderlerle birbirimizi kollamadayız. Velhasıl güzü buldu ve beklenen an çattı. Haftaya buluşuyoruz. Muhterem? O da geliyor. Birlikte bağlara gidiliyor. Meteoroloji istisnai sağanak bildirmede. Hiç fark etmez. Bakın, Irma olsa gideceğim, ahdetmişim. Mazbut ya da istisnai! Arap kızına camdan baktıran var ya. Hazırlıklıyım. Gözüm muhteremin yolunda...

Frenktir; yapmaz, caymaz. Üstüne tabiat ile muhabbet fıtratlarında... Velev ki tersi? Düşünmek bile istemiyorum; eyy ezoterik taifesi! Ve nihayet şahıs Viseur’de. Bizim müdür Çağlar koluna girmiş. Askeri tabirle mevcutlu sevk halinde.

MUHTEREM KİM OLA?

Michel Rolland 70 yaşında. Son yüzyıl içinde şarap dünyasının en çok konuştuğu isim. Sadece konuştuk mu? Geçiniz... Adamın neredeyse tek tema olduğu filmler var. Bakın, iyisi ve kötüsü ile bilanço ortada. Bu adam son 30 yıla damgasını vurdu. Adam yeni dünyanın şarap içme tercihlerini eline aldı. Ve hiç kuşkusuz eski dünyanın da şarap üretim tercihlerini... Eksen değişti. Belki de lafı uzatmaya gerek yok. Önce gelinen noktayı diyelim. Sonra nasıl ve ne oldu ona bakarız...

Şimdi duyar gibiyim: Nasıl olur? Bir tek isim bu denli etkili olabilir mi? Devasa bir sektörden söz ediyoruz. Binlerce üretici, milyon kere milyonlarca tüketici. Üstüne üstlük, çok bilinmeyenli bir denklem. Önce “terroir” yani bağın bulunduğu coğrafya. Sonra iklim verileri, yani tabiat anamız. Bir de asırlar içinde üst üste inşa olunmuş gelenekler, yani yol haritamız...

Belki de denkleme çok bilinmeyenli demek sadece lafın gelişi. Aslında denklemin bilinmeyeni iklimsel veriler, sürprizler. Büyük kuraklıklar, aşırı sıcaklar, zamansız yağışlar... Bunlar dışında denklemin sağı solu belli. Roller dağıtılmış. Asırlardır. Kim ne yapacağını biliyor ve yapıyor.

Grand Cru diye adlandırdığımız şaraplar var ya, Şampiyonlar Ligi galipleri yani. Değişmiyor ki. Eski hamam, eski tas!

Yalnız, burada az soluklanmalıyız. Önemli birkaç veri daha var. Yeni ortaya çıktılar. Son 30 yıldır giderek büyümede. Bunlardan biri baskı: Nihai tüketicinin giderek büyüyen hacmi... Eskiden Bordeaux menşeli bir grand cru’yu kim içerdi? İçebilen...

Bu kapitalizmin en bilindik kuralı! Peki ne değişti? Dedik ya, iki veri daha çıktı meydana. İçmek isteyenin sayısı geometrik bir katsayı ile katlandı ve de çok para oldu ve çok el değiştirdi. Farkındayım. Sokak çocuğu gibi anlatmadayım. Ne yapalım, paraya o kadar aklım eriyor. Sonuç şu: Grand cru dediğimiz şaraplar fahiş fiyatlara ulaştı. Gelin ortalama bir marka, vasat bir seneyi ele alalım.

Bugün bir grand cru şarabın fiyatı ne kadar? Çoğu şarapsever bu rakamı bilmiyor bile... Bense bilmek dahi istemiyorum! Çünkü içim sızlıyor. Artık bu rakam bin euro gibi. Yani normal insanlar için mümkün olmayan bir seviyede. Oysa tekrar olacak, ama altını çizmeliyim, bu rakamı umursamayıp şarabı almak için didişenler var.

İşte bizim muhterem var ya; Michel Rolland... Tam bu anda sahneye çıktı. Meşhur bir laf vardır; “Hiçbir şey zamanı gelmiş bir fikir kadar kuvvetli olamaz” mealinde. Rolland doğru zamanda, doğru fikri ortaya atmıştı. Tuttu... Mademki hepimizin derdi o şarabı içmek biz de o tarz şaraplar yapalım. “Bunun nasıl olacağını ben size öğreteceğim” dedi ve öğretti. Elhak. Hem tüketiciye hem de üreticiye. Yanına birini daha aldı ki tam evlere şenlik.

Rolland’ın ekürisi kim idi? Sıkı durun. Robert Parker.

Parker önce Amerika Birleşik Devletleri sonra da dünyayı eline aldı. Onun 100 üzerinden kimi zaman sıfırcı hoca misali not verdiği şarapların satışı ne oldu? Ne olacak ya battı ya da tavan yaptı. Parker’dan aldığınız not 90 üstünde mi? Rahat bir nefes alabilirsiniz. Daha sırtınız yere gelmez. Ya 100? Bakın, artık siz bir ölümsüzsünüz. Ahfadınızın sizinle övüneceğini bilesiniz...

Ezcümle iki kafadar dehşet bir ekip olmuştular. Şarap bilmez Kuzey Amerika’ya şarabı öğrettiler. İnşallah artık gözünüzün önüne gelmiştir. İşte bizim muhterem bu: Michel Rolland.

YOL BAĞLARA

Michel ile 8 saat diz dize oturduk. 4 saat giderken, 4 de dönerken. İnsan insanı yolda tanırmış. Doğru olabilir. Artık Michel’in anahatları bende. Michel diye naklediyorum çünkü öyle karar aldık. Teşrifat yok: Akdeniz usulü... O da bana “Alies” diyecek.

“Bak Alies” diyor “İyi şarap herkesin hakkı. Bordeaux tarzı çok iyi bir şarap için Kumköy çok çok uygun. Gerisi doğru yolda azim ve sabır...”

Aslında Michel Rolland ile 48 saat geçirdik. Ama 8 saat yol dışında yanımızda biraderler de oldular. Bağcı biraderler var ya, mevzuun sahipleri. Bağların ortasına bir de otel yapmışlar. Ama bunu tam anlatmalıyım. Tarihi yarımadaya girdikten bir süre sonra kıyıdan ayrılıyorsunuz. İstikamet Eceabat Kumköy. Resim gibi bir ormanı geçiyoruz. Tam ortaya yerleşmiş bağlar. Neredeyse 2 milyon metrekare...

Ahmet anlatıyor, “Bu bağları kardeşim Zafer’e borçluyuz. O buldu, yaptı.” Babaları Eczacı Erol Toksöz yaşarken bu işe karar verilmiş. Zafer bütün Türkiye’yi dolaşmış, “Yaptırdığım arazi zemin etütleri var ya” mahcupça gülerek; “Ciltletirsem Britannica’yı sollarız” diye takılıyor...

Ertesi sabah bağları dolaşıyoruz. Lazerle dikilmişler. O çok sık asma çizgileri uzadıkça uzuyorlar. Üstüne bağbozumu zamanı. Önümüzdeki bu dünya o kadar güzel ki. Hotel Caeli 20 oda süitten ibaret. Bir butik otel. Ahmet’in eşi Merve yapmış. Her detayı takipte. Kutluyorum. Akşam oturmuş yemek sonrası kahve keyfi yapılıyor. Aşçı Açıl, Saros Körfezi’nden kalamar ve bahçeden ızgara kabak çiçeğinde çok başarılı. Yakın, uzak ormana yağmur düşüyor. O kadar güzel ki. Biliyor musunuz ressam olmalı idim.

“Michel” diyorum, “Şaraplar oldu mu?

“Evet, az kaldı” diye başını sallıyor. Bir bağlara, bir de gökyüzüne bakıyor “Hele şu yağmur dursun” deyip ekliyor. “Şu anda bize lazım değil, daha işimiz var da”. Bordeaux’lu yaman adam. Biraderler? Daha da yamanlar!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 18 MPH 17°
Az Bulutlu