Son Dakika
06.01.2018 - 06:35 | Güncelleme:

Esasen hormonluyuz bize çalışır mı?

 

Bütün dünya konuşuyor, tartışıyor. Hem sıhhatini koruyor hem de bu büyük pazardan ekmek yiyor. Organik ürünler, yüzyılın göz alıcı alanı. Ya biz? Coğrafyamız kulaklarını tıkamış bir kez... “Böyle uçuk konuları geçelim” deyiveriyoruz, O mahzurlu dediğin var ya... Geçiniz! Ne ruhumuza, ne de bedenimize çalışmaz...

Bu sene yaz, tam yaz gibi geçti. Artık bunu da söyler hale geldik. Neden? Çünkü mevsimlerde öyle tuhaf değişiklikler, kaymalar görüyoruz ki... Eski zamanlardan bildiklerimize yakın bir seyir bize bayram ettiriyor: Hah, yaz dediğin tam da böyle olmalı idi diye! Bu aynı zamanda ne demek? Her rengin zenginliğinin bütün tabiatta görünür, elle tutulur hale gelmesi demek. Ve nihayetinde tabiatın son sözü söylemesi... Ve de her türlü sebzemeyve alanında bonkör olduğu günler demek. Türkiye, tesadüfen yaz başına rastgeldi. Geçtiğimiz yıla rastgeldi ve de sanki kaynadı gibi... Çok ama çok önemli bir konuyu layıkı ile tartışmadan pas geçiyor. Ve baştan itiraf edeyim, sadece lezzetlerden söz etmiyorum. Sağlığımız açısından da hayati önemdeki bu tartışmayı Avrupa Topluluğu’na borçluyuz. Basında da yer aldı, Muhtelif Avrupa Topluluğu Ülkeleri, özellikle Almanya; üstüne bir de Rusya... Türkiye’den ihraç edilmek istenilen biberleri kabul etmediler, geri yolladılar.

Eskiden olsa “Canım nesi var has biberlerimizin?” diye girişerek... “Zaten bu Almanlar da hepten Türkiye düşmanı... Ya da, acaba bu konuda da bir Merkel marifeti var mı?” diye devam ederdik. Ama artık eğlenebileceğimiz bir noktayı da geçtik. Bütün dünyada ekolojik organik tarıma ağırlık veren görüşler, yatırımcılar gündemde... Pekâlâ ya bizim coğrafyada ahval nasıl? Acıklı... Kabul edilebilir normların üstünde zirai ilaç ya da hormon kullanılması vukuat-ı adiye. Bunun değil şüphesi, evhamı üstüne kullanılabilir olması var ya... Vahim!

21’inci yüzyılın ortasında yer almak isteyen bir toplum için kabul edilemez bir keyfiyet. Peki nedir olup bitenin bize maliyeti? Onu söylemek bizi aşar. Zaten muhtemelen esas maliyeti gelecekte göreceğiz... Bekliyoruz ki tıp adamlarımız, beslenme uzmanlarımız çıkıp konuşsun, anlatsınlar. Elbette bahis mevzumuz kazip Instagram şöhretleri değil. Onlara hava hoş, günlerini gün etmedeler. Gerçek akademisyenlerimizden söz etmedeyiz...


HORMONLU BAHÇE SAKİNLERİ, EGONUZ NE ÂLEMDE?
Biz şu kadarını söylemiş olalım. Malumunuz, insan vücudu bir dizi problemle başa çıkabiliyor. Çok şükür, kendi kendisini muhtelif beladan arındırıp, temizleyebiliyor. Ama artık şunu da iyiden iyiye biliyoruz. Vücudumuz söz konusu olan zirai ilaçları ya da kullanıldığı söylenegelen hormonları dışarı atamıyor. Bunlar ne yazık ki vücutta birikiyor. Birikiyor ve önemli sağlık problemlerine neden oluyor. Çoğu zaman siz olup biteni ne vakit seziyorsunuz? Gecikerek, ne yazık ki problem ortaya çıktığında anlıyorsunuz. Yani artık geri dönüşün olamadığı noktada...

Sorarım sizlere, halk sağlığı açısından önemli olan ne olsa gerektir? Bundan daha hayati olabilecek bir konu olabilir mi? O şahane, adeta sitcom-vari ‘hormonlu tavuk’ tartışması elbette hatırlarınızda olmalı: Erman Toroğlu “Hayır, o frikik” dediği zaman günlerce, keyfiyeti bütün Türkiye tartışıyor... Ağlamaya meyilli Fenerbahçeliler hemen federasyonu istifaya çağırıyorlar. Hız kesmeyip spor bakanını da müdahaleye davet ediyorlar! Yine aynı Toroğlu, hayatını kazandığı iş sahasında mikrofonu eline aldığında, bir profesyonel olarak, çeşitli tuhaflıklara işaret ettiği zaman ne oluyor? Hiç...

Hatırlayın lütfen. “Hormon konusuna dikkat !” dediğinde ne tepki verildi? Hiç... Halkımız kendisine aldırmıyor, üreticiler hakaret ediyor, bakan ise azarlıyor... Peki ama sorarım size, bütün bu “anlamsız kişiselleştirme” kabul edilebilir mi... Tam da bize mahsus Doğu usulü toz duman yapmasak... Laboratuvar sonuçları ve bilim adamları konuşsa daha iyi olmaz mı? Bu başlık halk sağlığını bire bir ilgilendirmede... Ve acilen ele alınması gereken bir konu.

Devlet, çağdaş devletler gibi
davranmalı. Tüketici de had safhada bilinçlenmeli. Girmeye can attığımız Avrupa Topluluğu normları ayan beyan yayınlanmalı... Ziraat ve gıda sektörü amansız bir denetime tabi tutulmalı...

Devlete hâkim “radyasyonsuz çay” refleksini bir kenara koyma zamanı... İnsanımızın sağlığını bilimsel yöntemlerle korumalı ve kollamalıyız. Kalender meşrebimiz bir kez daha galeyana geldi diyelim. Olacak iş değil. Haydi kendimizi bir kenara bırakalım. En azından gelecek kuşaklara, çocuklarımıza borçluyuz, unutmayasınız...

KURTLU ELMA KAÇ PARA?
Dünya neleri tartışıyor biz neleri? Ekolojik tarımda da ne yazık ki süratle gerilere düşüyoruz. Bugün dünya ölçeğinde 15 milyon hektarın üstünde ekolojik üretim yapıldığı gözleniyor. Bu tarım alanı Türkiye’de ne kadardır dersiniz? Ziraat ülkesi Türkiye’mizde topu topu bu iş için 50 bin hektar kullanılıyor. Oysa ekoloji demek, sıhhat demek, sofistikasyon demek ve elbette para demek. Bugün artık dünyanın neresinde olursa olsun, mağazalarda özel köşeler, vitrinler var.

Ekolojik mamullere ayrılmış. Onlara daha çok para talep olunuyor. Ekolojinin ne demek olduğunu bilen tüketiciler, şayet takadları varsa şikâyet etmeksizin ödüyorlar. Peki hal böyle iken bize ne oldu? Türkiye asır başında bu sahada dünya klasmanında ilk beşin içinde yer almada idi... Nasıl oldu da bugünlere geliverdik?

Bu alanda dünya birincisi Avustralya. Elde ettiği para 8 milyar doların üstünde. Onu Arjantin ve İtalya takip ediyor. Yine asır başına kadar İtalya ile başa baş durumda idik. Türkiye şu anda 50 bin hektara gerilemişken İtalya 2 milyon hektara çıktı! Sanayi ülkesi, G7 mensubu İtalya bu alanda 2.5 milyar dolara yakın bir gelir sağlıyor. Peki, üreticileri bırakalım, gelelim pazarlara. Haydi ekonomist ağzı ile olsun. Hangi pazarda kaç para dönü- yor? Ne dersiniz? Sıkı durun. Sıkı durun da küçük dilinizi yutmayın.

Alman Beslenme, Tarım ve Tüketiciyi Koruma Bakanı anlatıyor: “Almanya’da organik ürünler pazarındaki yükseliş devam ediyor. Organik besin sektöründeki üreticilerin, işleyicilerin, alım-satım yapanların sayısı geçtiğimiz yıllarda sürekli artış gösteriyor. Biyolojik ekim yapılan tarım arazilerinin oranı toplamda yüzde 5 düzeyinde. Almanya biyo ürünlerde Avrupa’daki en büyük pazar. Her süpermarkette büyük bir organik besin reyonu var ve satışa sunulan ürünler katı kurallar altında üretiliyor ve denetleniyor. Organik ürünler pazarı da yükselme trendini sürdürüyor. Almanya, organik ürünlerde yaklaşık 6 milyar Euro ile Avrupa’nın en büyük pazarı.”

Gördüğünüz gibi bu konu romantizm ve doğa merakı ile izah edilemeyecek kadar ciddi. Her açıdan! Ekonomimizin yanı sıra, elbette aynı zamanda halk sağlığı açısından da... Hem devlet, hem müteşebbis, hem de tüketici olarak dikkat kesilmeliyiz. Bu hayati ‘future projesini’ es geçemeyiz !


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Hava Durumu
Salı 21 MPH 28°
Kısmen Güneşli