HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Amberin Zaman

Amberin Zaman

[javascript protected email address]

Ankara'dan yeni Kürt açılımı

12 Haziran 2012 Salı, 09:58:22Güncelleme: 13:33:03

BİRKAÇ gün önce Türkiye'nin hamiliğinde Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Suriye Ulusal Konseyi (SUK) İstanbul'da toplanarak Kürt kökenli Abdulbasit Seyda'yı yeni başkanı olarak seçti.
Felsefe doktoru Seyda'nın başa getirilmesiyle birlikte Suriyeli Kürtlerin Müslüman Kardeşler'in tekelinde olduğu iddialarıyla yıpranan SUK'a katılımın hedeflendiği sır değil.
Uzun yıllar İsveç'te yaşayan ve 2003 yılında Suriye'deki Kürt sorununa dair bir kitap yazan Seyda şimdiden Suriye'de faaliyet gösteren PKK'ya yakın çizgideki PYD tarafından "uluslararası güçlerin elindeki oyuncak" ilan edildi. PKK'ya yakın ANF ajansına demeç veren PYD Lideri Salih Müslim Muhammed, "Seyda az çok bildiğimiz biridir. Kendisi bir akademisyen ama hiçbir zaman Kürt sorunuyla ilgilenmemiş biridir... Kürtler için yapacağı hiçbir şey yoktur" dedi. PKK çevresi haricinde görüştüğüm bazı Kürtler de Seyda'nın Suriyeli Kürtleri ikna edemeyeceğine inanıyorlar.
Kürt sorunu penceresinden bakıldığında Suriye'nin, AK Parti ve PKK'nın çekiştiği yeni cephe olduğu net şekilde görülüyor. İşte tam bu yüzden Seyda'nın geçtiğimiz gün milliyetçi Kürt çevrelerine yakın diyebileceğimiz ve uydu üzerinden yayın yapan IMC TV kanalına verdiği ezber bozan demeci, bana son derece ilginç geldi. Pazar günü yayınlanan söyleşiyi kadın şair (aynı zamanda kuzeni) Jana Seyda ile yapan Seyda, Kürtleri Birinci Dünya Savaşı'nda Türkiye ve Fransa arasında yapılan pazarlıklar sonucu parçalanmış "ulus" olarak tarif etti.
Suriyeli Kürtlerin Baas rejimi altında yaşadıkları zulmü dillendiren Seyda, Kürtlerin önündeki en büyük sorunun muhaliflerin dahi üzerlerinden atamadıkları katı Arap milliyetçiliğinin olduğunu vurguladı. Ve Kürtlere zorla Arap kimliğinin dayatıldığını belirtirken bundan böyle Kürtlerin kendi kimlikleriyle anılacağını ifade etti.
Seyda, Suriye'de Kürt kimliğinin resmen tanınması ve Kürtlerin tüm haklarının "misakı milli" çerçevesinde kabul edilmesi gerektiğini program boyunca defalarca tekrar etti. Dahası söz konusu hakları güvence altına alan bir mutabakat belgesinin konsey üyeleri tarafından imzalandığı gibi belgenin çok yakında kamuoyuna açıklanacağını sözlerine ekledi.

'DAVUTOĞLU VE CLINTON'LA GÖRÜŞTÜM'
Seyda, Türkiye'nin Suriyeli Kürtlere tanınacak hakların Türkiye'deki Kürtler arasında bölücülüğü körükleyeceği endişesiyle bu yönde atılmak istenen adımlara set çektiği iddialarına ne diyordu peki?
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla görüştüğünü ve kendisine Türkiye'nin Kürt sorununu "adil şekilde" çözmedikçe Türkiye'nin istikrara kavuşamayacağını söylediğini anlatan Seyda, Türkiye'nin Arap dünyasıyla ancak Kürtler üzerinden iletişim kurabileceğini savunmuş. Seyda'nın iddia ettiğine göre Davutoğlu bu sözlerine itiraz etmemiş.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'la da buluştuğunu ifade eden Seyda, onunla da benzer görüşler paylaşmış.
Seyda'nın Kürt sorununun "Suriye sınırları içerisinde çözülmesi gerektiği" yönündeki vurgusunda Ankara'nın payı olduğunu tahmin etmek zor değil.
Söyleşinin diğer dikkat çeken yönlerinden biri, Seyda'nın PKK'yı hiçbir şekilde ağzına almamasıydı. Soruları yöneltirken kuzeni de bu konuyu hiç açmadı. Seyda'nın Suriye muhalefeti üzerindeki etkisi ne olur, şimdiden kestirmek güç. Muhalefetin temel sorunlarından biri de Hür Suriye Ordusu ile yaşanan kopukluk. "Şuriye'de esas mücadeleyi canımız pahasına biz (HŞO) verirken bedel ödemeden koltuğa gelip siz (ŞUK) konmak istiyorsunuz" şeklinde özetlenebilen sürtüşmeyi Seyda giderebilir mi? Muhalefetin en büyük eksiği olan uluslararası düzeyde kredibilite sahibi bir lider profilini çizebilir mi?
Emin değilim. Ancak eğer iddia ettiği gibi Türkiye, Suriyeli Kürtlere bütün talep ettikleri hakların anayasal güvence altında verilmesine itiraz etmiyorsa bu Türkiye'nin Suriye politikasında kritik bir eşiğin aşıldığına işaret eder. Seyda'nın bahsettiği mutabakat metni açıklandığında işin rengi daha da netleşir.
Ankara bu yeni "Kürt açılımı"nda samimi mi? Bu Suriyeli Kürtler lehine diğer muhalifler üzerinde ağırlığını ne kadar kullanacağına bağlı. Ancak samimiyetinin gerçek ölçüsü Suriyeli Kürtlere reva gördüğü hakları Türkiye'deki Kürtlere de reva görmesinde yatıyor.

Diğer Yazıları

Eyalet sistemi ve Osman Baydemir'in çilesi

  • Yayın Tarihi: 02/04/13 09:49
  • [javascript protected email address]
ADINI ister eyalet sistemi koyun ister ademimerkeziyetçilik. Gelsin. Köklü bir değişiklik gelsin. Çünkü Türkiye'nin mevcut idari yapısı gerçekten belediyelerin hayatını cehenneme çeviriyor. Ve faturasını sıradan vatandaş ödüyor. Her bir bölgesinin...
Devamını Oku

Roboski ve geciken adalet

  • Yayın Tarihi: 30/03/13 09:45
  • [javascript protected email address]
Arkasında kar kaplı dağlar, etrafında çamur. Genç adam anlatıyor. "İsmim Veli. Ve Serhat Encü'nün abisiyim ben. Tarih 28 Aralık 2011. Gecenin zifiri karanlığı, soğuk hava, kar, çamur ve ölüm korkusu. Bunlardan hiçbiri o gece ölüme giden yoldan...
Devamını Oku

Esenboğa Havalimanı'nda neler oluyor?

  • Yayın Tarihi: 26/03/13 09:42
  • [javascript protected email address]
İKTİDAR çevrelerinin işlerine geldiğinde "örnek gazete" diye takdim ettikleri The New York Times, dünkü sayısında Türkiye'ye ilişkin bomba bir iddia ortaya attı. C.J. Chivers ve Eric Schmitt imzalı yazıda, Ankara Esenboğa Havalimanı'nın 2012 yılının...
Devamını Oku

1992-2013: Nevruz'dan Newroz'a uzanan yol

  • Yayın Tarihi: 23/03/13 11:17
  • [javascript protected email address]
1992 yılında yani Türkiye nüfusunun yarısından fazlası 10 yaş altındayken, birçok Kürt henüz bebekken Mezopotamya coğrafyasının en kadim kentlerinden Cizre'ye Nevruz "kutlamalarını" izlemeye gitmiştim. Kent merkezini yarım hilal şeklinde çevreleyen...
Devamını Oku

Başkanlık sistemi gelmeden barış olur mu?

  • Yayın Tarihi: 19/03/13 09:27
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Erdoğan, Anayasa Komisyonu'na 23 Nisan'a kadar süre tanıdı. Bu süre ekim sonuna kadar uzatıldı. Mesaj net: "Ya yeni Anayasa taslağı üzerinde anlaşırsınız ya da kendi Anayasa'mızı kendimiz yaparız." Gerekirse BDP ile anlaşır, gerekli çoğunluğu...
Devamını Oku
Tüm Yazıları