• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Ayşe Özek Karasu

Ayşe Özek Karasu

[javascript protected email address]

Danimarkalı Sofie’nin dramı!

05 Şubat 2012 Pazar, 10:57:09

Mahkemeler üniversitelilere çatır çatır ceza kesiyor. Malatya’da 5 öğrenci yasadışı örgüt üyeliğinden 13 yıla kadar hapse mahkûm oldu. Karadeniz Teknik’ten bir kız, okul gazetesi yoluyla rektöre hakaretten 11 ay yedi. Kılıçdaroğlu ise “Parasız eğitim isteyen gençler cezaevlerinde tutsak” diyor. Cezalar haksız mı bilmiyorum. Ben sadece Danimarkalı bir kız öğrencinin hikâyesini anlatmak istiyorum.

Danimarka’da çocuklar üniversite çağına gelip de yuvadan uçtuğunda, devlet geçim kaynağı olsun diye her birine aylık bağlıyor. 700 Euro karşılığı Danimarka Kronu tutarında bir para. Tamamen gönlünden koparak. Eşitlik ilkesi ve insan sermayesine yatırım gereği, hediye. Ailenin gelir durumuna bakmadan. Karşılığını istemiyor. 20 yaş üstü 360 bin kadar öğrenci bu parayı alıyor. Öğrenci “yetmedi” derse, 400 Euro’ya denk bir miktar daha veriyor. Ama onu geri istiyor. Eğitim bitince 15 yıl içinde faiziyle taksit taksit alıyor. 22 yaşındaki Sofie Viborg Jensen de yettiremeyenlerden.

Devletten 1100 Euro alıyor. Ama kiraydı, yemekti, internet ve elektrik faturalarıydı derken o da yetmiyor. İleride borcunu ödeyememekten korkuyor. Sofie kendini “fakir” ilan ediyor, Politiken Gazetesi’ne dokunaklı bir yazı döşeniyor. Yoksulluktan kırılan öğrencilerin dramını, etkileyici bir dille anlattığı bu yazı milletin içini sızlatıyor. Bu zavallı gençlerin hali ne olacak şeklinde bir tartışma başlıyor. Kampuslarda, Facebook’ta tartışılıyor. Politiken’deki yazıya 2 bin kadar yorum geliyor. Televizyonda bir tartışma programına da katılıyor Sofie. Tartışmanın fitilini ateşleyen Sofie, her paragrafına “....dan/den artık yoruldum” deyişini oturtarak uslup yaptığı yazıda bakın nelerden yakınıyor:

* Şampanya ve istridye istediğim yok. Ben nasıl bir yoksullukla boğuştuğumu anlatma mücadelesinden yoruldum
* Kafelere gidememekten, latte içememekten
* Cuma gecelerine bira parası yetiştirememekten
* 14 yıl ders çalıştıktan sonra, öğrenciye uygun bir iş bulamamaktan
* Diğer öğrencilerin sosyal aktivitelere neden katılamadığımı anlamamasından
* Ay sonunu getiremeyeceğim diye yürek çarpıntısı çekmekten
* 22 yaşında, tatilde eve gitmek için bile ailemden para istemekten
* Sağlıklı ve dengeli beslenemediğim için yorgun düşmekten
* Doğum kontrol hapı ve takviye vitamin alamamaktan
* İnternette kartım reddedilecek diye her günümün kötü geçmesinden
* Öğrenci aylığına itiraz etmenin tabu olarak görülmesinden
* Param yetmedi deyince, “Alt tarafı 100 kron” cevabı almaktan
* ABD’de yaşamadığım için ne kadar şanslı olduğumun kafama kakılmasından
* Devlet yardımıyla nasıl da lüks içinde yaşandığını anlatan yazılardan
* Medya gençleri alkolik sefa düşkünü gördüğü için geçim derdimin ciddiye alınmamasından, Sofie “Bunlardan yoruldum” diyor.

BU KIZ NANKÖR MÜ?
Politiken’de çıkan yazıya gelen bazı yorumlar kızı haklı çıkarıyor. Kimi, “Kendine bir iş bul” diyor, kimisi “Daha ucuz bir eve çık.” Biraz da nankör muamelesi görüyor. Sofie’nin yakınmaları şu sıra Danimarka siyasetinde pek karşılık bulmuyor. Çünkü, Sosyalist Halk Partisi geçen yıl “yoksulluk” meselesini gündemine aldığında bu bağlamda ağzının payını da almıştı.

Partiden bir kadın siyasetçi, yoksulluğu gözler önüne sermek için, tek başına çocuk büyüten bir annenin evine konuk olmuş, kadının devletten ayda 2100 Euro yardım aldığı ortaya çıkınca medya önünde maskara olmuştu. Sol siyaseti abandone eden bu olay uzun süre gazetelerin dilinden düşmemişti. Yani “yoksul” öğrencilerin derdine çare bulmak, siyaset gündeminde değil. Peki “Vatandaşın iyi eğitim görmesi devletin çıkarınadır” diyen Sofie gerçekten nankör mü? Kendini refah toplumunun eşit bireyi olarak görmüyorsa, eşit yaşam koşullarına sahip değilse, haklıdır. Öyledir. Ne hissediyorsa, odur. Ama refah toplumuna yaranmak kolay da değildir. Devlet, ailelerin gelir durumuna bakmaksızın lise öğrencilerine de ayda 135 Euro tutarında yardım yapıyor. Danimarkalılar o yardıma “Kahve parası” diyor.

Diğer Yazıları

Dünya güzeli gıdı yaptıysa, kime ne?

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 11:40
  • [javascript protected email address]
Bize uzak, ilgi alanımıza girmiyor ama bir aydır izliyorum. Hint yarımadası, Aishwarya Rai doğum kilolarını neden atamadı, onu tartışıyor. Bollywood siteleri, "Dünya güzelisin, nasıl gıdı yaparsın" diye çemkiriyor. Magazin mobbingine karşı...
Devamını Oku

First girl friend’ler

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 13:06
  • [javascript protected email address]
Almanya ve Fransa'da yeni cumhurbaşkanları, "eş"leriyle evli değil ya, yeni kavram türedi: First girl friend. Lady olmak için nikâh cüzdanı gerekiyor! Kadınlar üzerinden bir tartışma yine. Oysa daha önemlisi, iki kadın da gazeteci. Biri çıkar çatışması...
Devamını Oku

First girl friend'ler

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 11:15
  • [javascript protected email address]
Almanya ve Fransa'da yeni cumhurbaşkanları, "eş"leriyle evli değil ya, yeni kavram türedi: First girl friend. Lady olmak için nikâh cüzdanı gerekiyor! Kadınlar üzerinden bir tartışma yine. Oysa daha önemlisi, iki kadın da gazeteci. Biri çıkar...
Devamını Oku

Katar’ın güzel sanatlar perisi...

  • Yayın Tarihi: 06/05/12 11:41
  • [javascript protected email address]
Birkaç saat petrol pompalamak yeterli. 13 dakikalık açık artırmada, 120 milyon dolara 'Çığlık' senindir. Munch'un tablosu Katar Kraliyet Ailesi'ne gidecek diye zaten söylenti vardı. New York Sotheby's'teki müzayede, 120 milyon dolarlık satışla rekor...
Devamını Oku

Dikkat! Korsan çıkabilir!

  • Yayın Tarihi: 29/04/12 10:50
  • [javascript protected email address]
Adam, Almanya'daki üçüncü siyasi gücün lideri ama Dedektif Kurukafa okuyor, İngilizce'den. İrlandalı yazar Derek Landy'nin korku, mizah ve esrarla harmanlanmış fantezi romanlar serisini. Adam dediysek yaşı da henüz 28. Korsan Partisi'nin lideri...
Devamını Oku
Tüm Yazıları