HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Ayşe Özek Karasu

Ayşe Özek Karasu

[javascript protected email address]

Sporda kadın sesinden korkanlar

30 Eylül 2012 Pazar, 08:29:23Güncelleme: 14:14:06

Ümit Özat haklı, kadınlar futboldan anlamaz. Bakın ben de kadınım ve alenen bilmesem, Ümit Özat’ın eski bir futbolcu olduğunu katiyen anlamazdım. HABERTÜRK stüdyosunu terk ettikten sonra oturduğu diğer kanal koltuğunda baktım, cüsse ve lisan itibarıyla sporcuya benzetemedim.

Simge Fıstıkoğlu’na ve bütün kadınlara ettiği onca ağır laftan sonra daha fazla seyretmeye dayanamadığım için geçtim kanalı. Sonra okuduk. “Herkes haddini bilecek. ‘Ha ha ha ben de erkekler kadar futboldan anlarım’ ukalalığını kabul edemiyorum” diye devam etmiş lüzumsuz atışlara. Simge’ye hakaretleri yetmemiş, taklidini yaparak alay da etmiş.

“Yanlış anlaşıldım” dedikten sonra aynı teraneyi sürdürmesi absürd. Kavgadan reytingle sebeplenmeye kalkışmak da etikle pek bağdaşmıyor. Tek taraflı olduğu için. Geçen Londra Olimpiyatları’nda bizim vakayı hafiften andıran bir olay yaşandı. Hafiften diyorum çünkü hakaretin kahramanı Özat kadar ısrarcı çıkmadı. Ve medya kavganın kaymağını yeme derdine düşmediği için mesele fazla uzamadan kapandı. Yıllarca BBC’de, sonra ITV’de spor programları sunan ünlü yorumcu Des Lynam, Daily Telegraph Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle bir cümle kurdu: “BBC’nin olimpiyattaki kadın sunucuları çok iyi iş çıkardı. Ancak kanımca kadın sesi pek çekici değil ve zaman zaman asap bozucu da olabiliyor.”

KADIN MAÇ ANLATIRSA
Lynam’ın bu sözleri fena halde cinsiyetçi bulundu. Üzerine hücum edildi. Sosyal medyada tepki yağdı. “Des Lynam’ın kadınlarla ilgili düşünceleri, eski tüfeklerin neden yenilerle değiştirilmesi gerektiğini kanıtladı” benzeri yorumlar yapıldı. Guardian’daki blogunda Roy Greenslade şöyle yazdı: “Des’in kadın yorumcularla ilgili görüşlerine katılmıyorum. Birçok müsabakada erkekler de anlatırken histerik davranıyor, ne dedikleri anlaşılmıyor.” Biz o unutulmaz “Her yerinden öperim Rüştü”lere “Ağlamak istiyorum sayın seyirciler”e bayılıyoruz ama o yorumlar tam da Greenslade’in tarif ettiği kategoriye giriyor. 1999’da astronomik bir transfer ücretiyle BBC’den ITV’ye geçen Lynam nicedir ekranlarda değil. Raf ömrü doldu. Lynam’ın andığı kadınlardan Jacqui Oatley ise BBC ekranında maç anlatmaya devam ediyor. Geniş bir fanatik kitlesi var. Kendisi aynı zamanda BBC’nin bir numaralı futbol programı “Match of the Day”in ilk kadın yorumcusu olarak da tanınıyor. Yetmiyor; Oatley’in aynı zamanda teknik direktörlük lisansı da var. Kadınların anlamadığı futbolda. ABD’de de geçenlerde bir ilk yaşandı. Beyzbol ligi ilk kadın yorumcusuna kavuştu. Eski softbolcu Michele Smith iki erkeğin yanında yorumcu koltuğuna okurdu. Ama sosyal medyadan da ağza alınmayacak küfürler yayıldı, beyzbolda kadın sesi duymak istemeyenlerden.

Smith, beyzbola yakın bir branş olan softbolda iki olimpiyat altınına sahip olduğu için kimse “O beyzboldan ne anlar” demeye cesaret edemedi neyse ki. Kadın yorumcuya bile tahammül edemeyen Ümit Özat, ABD’deki son tartışmayı duysa ne yapar acaba? Tartışma şu: Erkek futbol (Amerikan), basketbol, beyzbol ve hokey liglerinde oynayan 122 takımın neden bir tanesinin başında bile kadın koç yok? ESPN spor kanalı üniversitelerde kız takımlarını bile yüzde 68.5 çoğunlukla erkek koçların çalıştırdığını haber yapınca açıldı konu. Kadın koçların yeterince rekabetçi olamayacağı, NBA ya da NFL sporcularının kadın patrona yeterince saygı gösteremeyeceği, soyunma odalarında kadınlara yer olmadığı gibi görüşler ileri sürüldü. “Erkek adam kadından emir almaz” diye kestirip atanlar oldu. Karşı görüşler de çıktı; Harvard araştırmasına göre “yönetim kademesindeki kadınların erkeklerden daha etkili olduğu” örnek verildi. Spor yönetimi uzmanı Prof. Ellen Staurowsky “Erkekler, kadınlara tahammülden aciz oldukları yönündeki iddiaları kendilerine hakaret saymalı” dedi. Ümit Özat’a duyurulur.

Diğer Yazıları

Kupayı nasıl bilirsiniz?

  • Yayın Tarihi: 13/07/14 09:25
  • [javascript protected email address]
Biz iyi biliriz. Akşama final var, harika biliriz. Bütün dünya iyi bilir. Amerikalılar da artık iyi biliyor, fazladan, "seksi" de buluyor. Bu Dünya Kupası'nda Amerikalılar futbolu daha bir sevdi. Medya, kamuoyu daha fazla futbolla yatıp kalktı. Bir...
Devamını Oku

Kara delik Google

  • Yayın Tarihi: 06/07/14 09:37
  • [javascript protected email address]
Unutulma hakkı Google'da kara delikler açmaya başladı. Ya da Orwell'ın 1984 romanındaki gibi bellek boşlukları. Şu İspanyol avukattan sonra - bakın adını yazıyorum Mario Costeja Gonzalez- Merrill Lynch'in eski CEO'su Stan O'Neal'le ilgili bir...
Devamını Oku

Sosyal yağcılıktan sıkılanlara

  • Yayın Tarihi: 29/06/14 10:12
  • [javascript protected email address]
Instagram'da takip ettiğim kızların yeme içmeyle pek âlâkası yok. El-ayak, ev-bark, deniz-güneş, manzara fotoğrafı severler, sofra bahsine girmezler... Halil Özer hariç. Gerçi o kız değil ama olsun. Dünya Kupası'nda birkaç gastronomik sahneyi...
Devamını Oku

Sefaret değil, sanki cambazhane

  • Yayın Tarihi: 22/06/14 09:17
  • [javascript protected email address]
Güzin Özen Yılmaz, tanıdığım en hanımefendi diplomasi muhabiridir. Bu yüzyılda artık pek rastlanmayan ince, zarif bir üsluba sahiptir. Nitekim, 16. 18. yüzyılda Osmanlı'daki yabancı elçileri anlattığı "Elçiye Zeval Olmaz" kitabında, dönemin nüktedan,...
Devamını Oku

Kızların uyumu: Pekiyi

  • Yayın Tarihi: 08/06/14 09:17
  • [javascript protected email address]
Almanya'da entegrasyona dair yeni potansiyeller" başlıklı araştırmayı okuyunca insan ilk şu izlenime kapılıyor: Almanya'daki Türklerin asimilasyonu bakımından "sıkıntı yok". Çünkü değil asimile olmak, entegrasyonları bile zayıf. İnsan potansiyeli söz...
Devamını Oku
Tüm Yazıları