Öne Çıkanlar
Son Dakika
02.05.2017 - 00:30 | Güncelleme:

Kontrol kimde?

 

Ah şu gençler!...diyerek söze başlayasım geldi. Bir zamanlar ben de 20’li yaşlarımı sürdüğüm dönemlerde “Ben şimdi ne olacağım, nerede, nasıl yaşayacağım?” soruları ile boğuşmuş, zaman zaman çıkmaza girmiştim. Küçükken bize çizilen bir yol, içinden çıkamayacağını sandığımız bir ortam, değiştiremeyeceğimizi düşündüğümüz bir gelecek var olduğunu zanneder ve bu hayata prangalar ile bağlı olduğumuzu varsayardık.

Yaşam enerjimizin çekildiğini ve mahkum olduğumuz bu hayata katlanmaktan başka çaremiz olmadığı duygusu ile boğuşur dururduk.

Oysa çözümü imkansız görünen sorunlara farklı bir açıdan bakarak yeni manevralar yapma şansımız olduğunu zaman içinde anladık. Örneğin bazen okuduğunuz bir kitap, bir film ya da yakın bir arkadaş bu farkındalığı yakalamamıza sebebiyet verdi.

Ya da güvenli gördüğünüz yoldan uzaklaşıp bilinmeze atıldığımızda orada yeni bir yol bulma imkanı doğdu. Üstelik belki de bunun ödül çok da büyük olmuştur.

Sabah yatağınızdan mutlu kalkmak, sevdiğiniz ve yaratıcı olduğunuz bir işte çalışmak ,açık ve samimi ilişkiler kurmak, yaşadığınız anları dolu dolu ve keyifle yaşamak gibi... Haftanın ilk günü “Ah şu gençler” şeklindeki yakınma nedenime gelince... Yakın geleceğimiz 90’lı yıllarda doğan gençlerimizin elinde. Birçoğu yüksek öğrenimlerini yeni bitirdiler ve yavaş yavaş iş hayatına atılma çabasındalar. Fakat bu gençler öylesine bozuk bir eğitim sisteminden geçtiler ki, kobay fare misali...

BEYİN GÖÇÜ YAŞANIYOR

Bugün burada bütün dünyanın bildiği eğitim sistemimizin bozukluğunu değil de yeni mezun gençlerimizin geleceklerini konuşmak tartışmak istiyorum. Çünkü bu gençlerden biri de benim oğlum. Yurt dışında üniversiteyi bitirdikten sonra üstüne bir de orada yüksek lisans yaptı. Şimdi ise kara kara “Türkiye’ye dönüp dönmemek konusunda” düşünmekte? Kendini prangalar ile birşeylere bağlı hissetmekteymiş, ne yapacağına karar veremiyormuş?

Oğlumun ülkesini, ailesini, dostlarını ve çevresini ne kadar çok özlediğini nasıl iyi biliyorsam, kendisine “Dön artık Türkiye’ye!” dememi de çok istediğini biliyorum. Benden bunu duymak istiyor.

Oğluma “Çözüm imkansız değil, çaresiz değilsin, bozma moralini. Su yolunu bulur” desem de, yardımda yetersiz kaldığımın farkındayım.

Peki yaşamlarımızın kontrolü kimde?

Sizler biliyorsanız lütfen söyler misiniz bana işsizliğin had safhada olduğu ülkemizde bu eğitimli gençlerimizin geleceklerinin kontrolü kimde?

Şu an ülkemizde inanılmaz bir beyin göçü yaşanırken, ben oğluma nasıl “dön” diyeyim? Ya döndükten sonra uzun süre iş bulamaz ve burada ki işsiz üniversite mezunları arasında hayatı erir giderse? Ya da “dönme kal orada” dediğimde ülke hasreti nedeniyle girdiği duygusal çıkmazın içinden çıkamazsa? Orada çalışıp mutsuz bir yaşam süreceğini bile bile “kal gelme buraya” diyebilir miyim? Anlayacağınız şu ara ailece tam bir kaos yaşamaktayız ve ben kafayı yemek üzereyim. Bizleri ele güne muhtaç edenlere ne demeli bilmem ki...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 28 MPH 17°
Sağanak Yağışlı