• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Balçiçek İlter

Balçiçek İlter

[javascript protected email address]

Ne bereketli topraklarmış kemikler fışkırıyor!

27 Ocak 2012 Cuma, 10:30:11

ÖNCELİKLE bir özür... Geçtiğimiz hafta sonundan beri öylesine hastayım ki, inanın başımı kaldıramadım. Çarşambaya kadar elimdeki bantlarla televizyonu idare ettim ama iki gün gazeteye yazamadım, kusura bakmayın. Bu arada yine bir virüs dolaşıyor etrafta haberiniz olsun; yüksek ateş, kusma gibi başlıyor ve devam ediyor. Aciller tıklım tıklım... Uzun lafın kısası, onca gündem içinde kalem oynatmadan durmak epey zor oldu, ne yalan söyleyeyim...

Önce derin bir nefes alalım...
Diyarbakır'da bulunan kafataslarından, kemiklerden başlayalım...
Bir ülke düşünün...
Kültür Bakanlığı'nın yaptırdığı restorasyon çalışmaları esnasında ortaya şans eseri kafatasları çıkıyor... Bir, üç, beş
değil, önce 19 adet... Sayınca kolay geliyor tabii. Ardından her geçen gün yükselen sayı, en son 24'tü galiba...
Bir ülke düşünün, topraklarından kemikler fışkırıyor...
Ne bereketli topraklarmış ya Rabbim!
Aileler ellerinde kayıp oğullarının fotoğraflarıyla kemiklere koşuyor...
"Bari mezarı olsun, bari mezar taşına sarılıp ağlayayım" diye...
Bir ülke düşünün...
Kimse kılını kıpırdatmıyor o kemikler için...
Adli Tıp'a gönderilmiş, hangi döneme ait olduğu bulunacakmış "fasa fiso"sundan bahsetmiyorum... AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, önceki gün bizim kanalda "Kemiklerin İstiklal Mahkemesi dönemine ait olduğunu düşünüyorum" dedi. Neden? Çünkü doksanlı yıllarda kıyafetlerle gömüyorlarmış cesetleri de ondan! Bir ülke düşünün...
Cinayeti işleyen cesetleri üst üste atıyor, düzgün gömme diye bir hassasiyeti bile yok. Üstelik hani meşhur lafla, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede...
Üst üste atmışlar adamları...
Çırılçıplak...
Nasıl öldürüldüler, ne tür işkencelerden geçtiler düşünmek bile istemem...
Nazi toplama kamplarının görüntülerini anımsattı bana...
Ürperdim, ürpermeye devam ediyorum.
Ensarioğlu'nun iddiasını canlı yayında Başbakan'ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan'a da sordum. "Aslında fark etmez hangi dönemde olduğu" diye başladı ve devam etti: "Evet kemiklerin 90'lı yıllara ait olduğunu sanmıyoruz. Kesin sonuç Adli Tıp'tan gelecek."

Konuyla ilgili en evlere şenlik açıklamayı ise bir başka AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat yapmış. Demiş ki: "Belki de bu ölümler heyelan sonucunda olmuştur!" "Yok artık" dedim ilk okuduğumda ve Oya Eronat'ı aradım. Genel kurulun ortasında buldum. "Nasıl söylersiniz böyle bir şeyi?" diye başlayınca söze, cümleler birbirini izledi.
Eronat sakince beni dinledi ve sordu: "Sahi siz nasıl inanırsınız benim bunu söylediğime? O kemiklerin fotoğraflarını gördüm. İçim burkuldu. Korkunç bir acı. Mezarları bile yok. Kanaatim 90'lı yıllarda olduğu yönünde ama elimde herhangi bir rapor olmadan nasıl çıkıp diyebilirim ki 'Bunlar 90'lı yıllarda JİTEM'in faaliyetleridir' diye... Raporu bekliyoruz, her şey açığa kavuşacak."
Peki ya heyelan iddiası?
"Konuşurken 'Ne olduğunu kesin olarak bilmiyoruz, her şey olabilir' derken heyelan olasılığını da saydım, bundan
ibaret."
Ne diyeyim şimdi?
Keşke saymasaymış!
Benim derdim onun bunun açıklaması, Adli Tıp raporu falan değil...
Bir ülke düşünün...
Topraklarından kafatası fışkırıyor ve hepimiz susuyoruz.
Rahatsız olmuyoruz...
Gündemimizde bile değil...
Niye bu kadar duyarsızız, niye önemsemiyoruz?
Niye?

Diğer Yazıları

'Hanım, bakmasın kızın bana öyle!'

  • Yayın Tarihi: 22/02/12 10:33
  • [javascript protected email address]
AKŞAMLARI özellikle iş çıkışında metro malumunuz, tıklım tıklım.O günlerden biriydi. Kapılar açıldı, bindim ve oturacak yer buldum. "Niye bugün böyle boş?" diye düşünürken fark ettim onu. İki yanımda oturuyordu. Gencecik bir kız. Yaş ya 14 ya 15. Çocuk...
Devamını Oku

Emniyete gelen gizemli telefon

  • Yayın Tarihi: 21/02/12 10:30
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN'ın son günlerde yaşanan MİT-Emniyet krizi hakkında söylediklerini iyi okumak gerekiyor. Kendilerini yoldan saptırmaya yönelik her türlü girişimin Türkiye'nin ilerlemesine müdahale anlamına geldiğini söylüyor."Demokraside yasamanın, yürütmenin,...
Devamını Oku

Tanrılar kana doymayacaklar mı?

  • Yayın Tarihi: 19/02/12 12:32
  • [javascript protected email address]
"BABAMIN sözünü tuttum ve uzun zaman hiç üzülmemiş gibi yaptım. Yıllar boyu onun öldüğüne inanmadım. Geri gelecek diye bekledim. Kalabalıklarda ona benzettim insanları; yabancı ülkelerde beyaz saçlı, kısa boylu, tombulca adamları takip ettim, odur diye....
Devamını Oku

Tehlikenin farkında mısınız?

  • Yayın Tarihi: 18/02/12 11:44
  • [javascript protected email address]
TAM da olması gerekenler yaşandı aslında... Van depreminden sonra hepimiz oradaydık. O gün de söylemiştim bugün de aynı şeyi düşünüyorum. Tabii ki deprem ertesinde yanlarında olmak önemli ama asıl tehlike herkes geri geldiğinde başlayacak... Bir dönem...
Devamını Oku

Delirmek üzereyim

  • Yayın Tarihi: 17/02/12 11:01
  • [javascript protected email address]
CANIM memleketimin bir ilçesinde ilk ve orta dereceli okullara giden çocuklara bomba ve silahları tanıtmak için ders verilmesine karar verildi...Yaşasın!!! Bu ne güzel adım... Canım memleketimin canım Silvanlı öğrencileri... Duyuyor musunuz? Ne kadar...
Devamını Oku
Tüm Yazıları