• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Balçiçek İlter

Balçiçek İlter

[javascript protected email address]

Delirmek üzereyim

17 Şubat 2012 Cuma, 11:01:08

CANIM memleketimin bir ilçesinde ilk ve orta dereceli okullara giden çocuklara bomba ve silahları tanıtmak için ders verilmesine karar verildi...
Yaşasın!!! Bu ne güzel adım... Canım memleketimin canım Silvanlı öğrencileri... Duyuyor musunuz? Ne kadar şanslısınız!!!
Ben bombayı görünce tanımam ama siz bombayla roketatarın farkını bilecek, hangi mayının kafa kopardığını, hangisinin sadece bel altına çalıştığını öğreneceksiniz...
Önerim şu: Acilen bu dâhiyane adımın tabletlere uygulanması gerek...
Bomba ve silahlar başlığı altında... Fotoğrafları da yükleyelim elbette...
Hani öğrenci eve doğru yürürken neme lazım, Allah korusun, evlerden uzak olsun, bir bombaya rast gelirse, hemen açsın tabletini, fotoğrafla karşılaştırsın. Türk yapımı mı, Amerikan mı, kaçak mı?
Müthiş bir hizmet...
Hatta diyorum ki ayın tabletlere, "Mayına basan nasıl kurtulur?" başlığıyla bir video filmi yüklensin. Sadece öğretici amaçlı... Mayına basan çocuk açsın tableti, bir ayağı mayındayken yaşama şansı var mı yok mu öğrensin. Gerçi biraz iç karartıcı olabilir, kolunu bacağını kaybetmeden kurtulacağını seyretmesi ama olsun... "Patlayıcı maddelerle ilgili eğitim çalışması"nı öylesine yürekten destekliyorum ki haberi duyunca gözyaşlarımı tutamadım. Yani bölgeye yapılacak daha iyi bir hizmet düşünemiyorum.
Kimin aklına geldiyse alnından öpmek ve Başbuğ'un deyimiyle "bir boru" hediye etmek isterim. Bu sayede çocuklar, çocuklarımız, yavrucuklarımız Ceylan'ın akıbetine uğramayacaklar. Pardon, o mayına basmamıştı, uzaktan vurulmuştu değil mi? Bak bu olmadı, çocuklara üzerlerine dönen silahları hissedebilecekleri bir eğitim de verilmesi şart. Yoksa kuş gibi avlanıyorlar biliyorsunuz. Geriye parçaları kalmıyor!
Neyse dönelim konumuza... Bu vizyoner proje sayesinde açıkta bulunan patlayıcılara basmayacak, ihbar edecek mini minilerimiz. Yazıyorum yazıyorum ama ayağa kalkıp alkışlayasım geldi aslında, zor tutuyorum kendimi!
Bravo! Bravo!

Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Hakikaten bu kadar mı salak gözüküyoruz? Neymiş efendim, çocuklar açıkta bulunan patlayıcıyı tanıyacakmış. Sormazlar mı adama, o patlayıcının açıkta işi ne diye?
Nasıl bir ilçedir Silvan ki, roketatarlar, bombalar, lav silahları, mayınlar öylece açıkta herkesin ortasında duruyor? Topraklarından kafataslarının fışkırdığı bir memlekette roketatar açıkta olmuş ne fark eder?
Ya bütün ülke şuurunu yitirdi ya da ben delirmek üzereyim.
Kimse o patlayıcıları orada açıkta bırakanla ilgilenmiyor da olası ölümlere sebebiyet vermemek için çocuklarımızı mı eğitmeye kalkıyoruz! Yuh ki ne yuh!


Mehmet Ali Birand açıklama yapmalı!

BİRAND çıktığı televizyon programlarında imzasını attığını söylediği "28 Şubat Belge-seli"ni anlatıyor. Karşısına oturan meslektaşlarım da şunu demiyor: "İyi ama yıllardır beraber çalıştığınız, markanızı emanet ettiğiniz, beraber 32. Günü, sunduğunuz, arkanızı rahatça yasladığınız -ki bizim meslekte zordur- gazeteci Rıdvan Akar diyor ki: 'Söz konusu belgesel benim ve yedi arkadaşımın emeğidir, Birand üzerine oturmuştur. O kiminle röportaj yapıldığından dahi habersizdir'."
Sormuyorlar kardeşim! Neden? Şeffaflığa inanan, "Veremeyecek hiçbir hesabım yoktur" diyen, dik tavrına, duruşuna zaman zaman şapka çıkardığım, habercilikte ise her daim bir numara olduğuna inandığım Birand mı bu soruyu istemedi yoksa? Birand, Türkiye için önemli bir değerdir. Onun yakından tanık olduğum habercilik hırsı, heyecanı ve tutkusu belki de hiçbirimizde o kadar kuvvetli değil. Ama bugün yakın çalışma arkadaşı olan ve başarılı işlere imza atan bir başka gazeteci Rıdvan Akar çıkıp diyor ki: "Emeğimi çaldılar!"
Bunu söyleyen herhangi bir isim değil, eline geçen her fırsatı Birand'a vurmak için kullananlardan hiç değil. İnternet sitesindeki yazısından anladığım kadarıyla, kırıldığı nokta parasal pulsal dahi değil. "Siz konuşuyorsunuz belgeseli ama onu biz yaptık, Birand değil" diyor.
Ve biz, medya mensupları da susuyor muyuz? Yazıklar olsun!
(Dünyanın her yerinde marka isim, ekip çalışmasının üzerinde vitrinde gözükür ama ekibin imzasını jenerikte bile yayınlamamak başka bir iştir.)

Diğer Yazıları

Nihayet! Hop kardeşim!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 10:04
  • [javascript protected email address]
SONUNDA biri patladı... AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik'ten bahsediyorum!Zaten ben bu patlamayı uzun süredir bekliyordum, üstelik Çelik'ten geleceğini düşünüyordum, umuyordum... Sadece biraz daha önce bekliyordum, ne yalan söyleyeyim... Zaten biraz vicdanı...
Devamını Oku

Sakıncalı fıstık!

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:53
  • [javascript protected email address]
DÜN Ahmet Altan'ın satırlarını okuyunca gülümsedim. Yolda kolumdan yakalayıp doğru yolu göstermeye çalışan emekli teyzeler, yaşını başına almış asker amcalar geldi aklıma: "Yavrum, güzel çocuğum, güzel kızım sen niye böyle yapıyorsun, Atatürk...
Devamını Oku

Ve İzmir ve Zülfü Livaneli ve CHP

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 10:04
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs Cumartesi gecesi, "Bayram tam da böyle kutlanır!" dedirtecek bir konserdeydim... Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, "Zülfü Livaneli stadyum konseri olsun, üstelik halka açık olsun" demiş, kolları sıvamış... Stadyum hıncahınç...
Devamını Oku

Kentlerin ‘Efendi’si

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:49
  • [javascript protected email address]
EVLERİNE bayıldım... Avlulu evlerine... Hemen her kapıyı çaldım. Müthiş misafir edildim. Kimi turşu kuruyordu, kimi temizlik yapıyordu... Hemen buyur ettiler, evlerini gezdirdiler, üşenmediler "helli kahve" de yaptılar... Eski bir kiliseden bozma evi...
Devamını Oku

Dil olmayınca bakışlar derin olur!

  • Yayın Tarihi: 19/05/12 08:35
  • [javascript protected email address]
"ABLA valla senden benden iyi yaşıyorlar... Yemek bedava, kalacak yer bedava, ceplerine harçlık da veriyorlar. Çocukları okula da gidiyor... Bir de bu adamlar gece sınırın öte yakasına gidip savaşıyor, sonra buraya dönüyor... Senin benim vergimden oluyor...
Devamını Oku
Tüm Yazıları