HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Balçiçek İlter

Balçiçek İlter

[javascript protected email address]

Gazeteci

10 Haziran 2012 Pazar, 10:08:01Güncelleme: 14:57:07

“Dur şu karışıklık bir geçsin de, bakarız...”

Gazeteci Ayşenur Arslan‘a “Programını apar topar bitir” denilirken böyle söylendi...

Karışıklık nedir, neyi beklemek gerekiyor, endişe nerede bilmek mümkün değil! Tek bildiğimiz 27 Temmuz’da sona erdirmesi gereken Medya Mahallesi‘ni erken bitirdiler. Önce bardağın dolu tarafından bakalım, umarım bu sadece bir sezon sonudur...

Ayşenur Arslan eylül ayında tekrar karşımızda olur.

Bardağın boş tarafı mı?
Duyduklarım iç açıcı değil... Dün Amberin yazmıştı, “Bejan Matur röportajı yüzünden olabilir” diye... Birkaç hafta önce yaptığı “Avni Özgürel söyleşisi” de rahatsız etmiş yönetimi diye duydum...

Duydum, duydum da ihtimal vermek istemiyorum çünkü Ayşenur Arslan beğenin beğenmeyin, merak ediyor, sorguluyor, soru soruyor... Tarafını belli ediyor diye mi günah keçisi yani? Üstelik son günlerde her şeyi hükümetten bilmek gibi bir hobimiz gelişti...

Bir korku dalgası yarattıklarını, endişe duymak için her türlü koşulu yavaş yavaş sağladıklarını yadsımıyorum elbette ama Medya Mahallesi‘ni de mi onlar tatile gönderdi? Madem hükümet Ayşenur Arslan‘dan rahatsız, niye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Medya Mahallesi‘ne çıkacaktı? Program sona erdirilmeseydi yani... Evet, yanlış okumadınız, önümüzdeki günlerde Arınç‘ı Ayşenur Arslan‘ın karşısında izleyecektik...

Merakla bekliyordum ne yalan söyleyeyim... Uzun lafın kısası kısa bir araştırmadan sonra anladığıma göre... Hayır, Medya Mahallesi‘nin tatile gönderilişinin arkasında hükümet yok... Evet, erken tatile çıkışın arkasında “Kürt meselesi” var... Artık hangi konuğun söylediklerinden rahatsız olunduysa...  Dün Ayşenur Arslan‘a ulaşmaya çalıştım ama olmadı... Umarım önümüzdeki günlerde kendi bir açıklama yapacaktır, tabii ona bir açıklama yapıldıysa... Acayip bir dönemden geçiyoruz, eskileri aratmayacak garip, garip olduğu kadar iç kapatıcı, birilerinin adına başkalarının engellemeler yarattığı günlerden... Herkesin, her şeyin kurtuluşu gazetecilerde...

Bütün suç da yine bizlerde, gazetecilerde... Neden? Sorasım var... Hakikaten inanıyor musunuz buna? Başkalarının kâğıtlarında, kendi vicdan muhasebemizi yapıp, yazıp çiziyoruz... Bize ayrılan alanda... Verilen çemberi “Ne kadar genişletebiliriz” diye orasından burasından çekip duruyoruz... Yapsak ne kadar yapabiliriz denemelerindeyiz... Bu kadar sorumluluk... Bu kadar yük... Haksızlık yapmayın be kardeşim! Yazıp duruyoruz habire... Omuzlarımıza yüklenmiş kelimelerin ağırlığıyla...

Dünyayı değiştirmeye çalışmak, üstelik değişeceğine inanmak... Nasıl bir nefes darlığı biliyor musunuz? İçerideki meslektaşlarımıza bile sesimizin yetmediği bu günlerde biz mi halledeceğiz memleketin sorunlarını, biz mi bulacağız yani o sırrı? İnsan olmanın erdemini... İyiliği... Kendi içimizdeki kötülükle de başa çıkmaya çalışırken üstelik... Başa dönelim...

Ayşenur, canla başla vicdanını konuşturmaya, “Bir dakika durun, bu işe şuradan da bakın” diyen gazetecilerden... Umarım sesini yakın zamanda tekrar duyarız.

Not: Amberin haklı her ne kadar bizim mahallede de, Habertürk‘te de yanlışlar olmuşsa da, bu cümleleri okuyabiliyorsanız, kısmen rahattır o çember, verilen o alan bir nispette geniştir ki yazabiliyoruzdur bunları...

Diğer Yazıları

Bana biraz müsaade!

  • Yayın Tarihi: 03/03/13 11:23
  • [javascript protected email address]
PEŞİNEN söyleyeyim, bu bir veda yazısı değil... Kısa bir ayrılık diyelim... Kurulduğu günden bu yana içinde bulunmaktan büyük gurur ve keyif duyduğum Habertürk Gazetesi'ndeki köşemi sonlandırıyorum. Vay! Sonlandırıyorum deyince... Ne acayip bir cümle...
Devamını Oku

Koskoca adamları eğitsek ne olacak?

  • Yayın Tarihi: 27/02/13 10:44
  • [javascript protected email address]
Erkek öğrencilerden biri sözü aldı ve dedi ki: "Aslında boşuna konuşuyoruz. Şiddet gösteren erkek hep gösterecek, bunun düzelmesi pek mümkün değil; çünkü o da babasından, çevresinden aynısını görüyor, şu ana kadar görmüş zaten. Onları düzeltmek için...
Devamını Oku

Bir şey yap!

  • Yayın Tarihi: 26/02/13 09:39
  • [javascript protected email address]
HEP kadına şiddeti konuşuyoruz konuşmasına ama sanki çocuklar kenara itiliyor, sanki bir şeyler eksik kalıyor gibi bir his var bu aralar içimde... Sanki daha çok çocuk konuşmalıyız, daha çok projeye destek vermeliyiz... Tam da denk geldi, Genç Hayat...
Devamını Oku

Farkındayım, umursuyorum!

  • Yayın Tarihi: 23/02/13 13:00
  • [javascript protected email address]
ÇOK birikti, o kadar birikti ki dün masamın üzerindeki yığını görünce ben utandım. Yetmiyor, yetemiyoruz orası ayrı ama elimden geldiğince herkese "Söz sende" demeye çalışıyorum, hem ekrandan hem bu köşeden... O yüzden bugün söz içeridekilerde......
Devamını Oku

Gel buraya, gel!

  • Yayın Tarihi: 22/02/13 12:14
  • [javascript protected email address]
O bakış var ya o bakış... Ben onu bilir, onu söylerim arkadaş! O bakışın önemi öyle büyük, o bakış öyle kıymetli ki... Kifayetsiz kalır sözler, cümleler... Bağcılar Engelliler Sarayı'nda yarım gün geçirdim... Önce annelerle tanıştım, oğullarını...
Devamını Oku
Tüm Yazıları