2013 müsibet yılı olsun!
RAKAM ilginç. 13 rakamının gazabına inananlara Allah kolaylık versin!
Şaka bir yana, Türk tenisinde ve tabii ki Türk sporunda olağanüstü bir yılı geride bırakıyoruz. Spor kültürümüz, spor ahlakımız, spor yaşantımızla, sınava tabi olduğumuz bir yılı bitiriyoruz. Cumhuriyet kurulduğundan beri, spora ve spor adamına, zurnanın son deliği muamelesi yapmanın gazabını, ‘’şike’’ müsibetiyle yaşadık. ‘Bir müsibet, bin nasihatten evladır’ sözü yeterli değilmiş demek ki... Toplumun %98.5’i sporu günlük yaşamına katamamış durumda...
Oysa okullardaki eğitim müfredatı içinde beden eğitimi derslerinin en önemli amacıdır bu. ‘’Bireye; sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için, egzersiz yapma alışkanlığı kazandırmak’’ amaç budur. Diğer yandan, Sağlık Bakanlığı televizyon reklamlarıyla, Gençlik ve Spor Bakanlığı ise gazete reklamlarıyla bu eksikliği kapatmaya çalışıyor. Kötü değil ama eksik bir çalışma. Topluma, “sağlıklı yaşamak için hareket etmen lazım’’ diyor. Farkındalık yaratıyor. Bu işin güzel tarafı. İyi de, bu reklamı gören ‘farkına varan vatandaş’ ne yapacak? Reklamdaki gibi yürürse, belirli bir süre sonra hiçbir gelişme olmayacağını görüp spor yapmaktan vazgeçecek. Çünkü, insan vücudu aptal bir mekanizma değil. Spor, aynı oranda ve sistemde tekrarlandığı sürece, metabolizmada ezbere dayalı bir reaksiyon doğuyor ve gelişim sürdürülebilir olmaktan çıkıyor. Her gün 20 dakika yürüyerek sağlıklı olmak diye bir cümleyi dilimize pelesenk ettiler.
Kim bunlar?. Tıp doktorları. Tıp doktoru, sporun sakatlığı ve tedavisiyle ilgilenir. Spor, beden eğitimi öğretmeninin ve spor adamlarının işidir. Ancak obezite ile ilgili medyada konuşan, öğütler veren isimler arasında spor adamı yok. Dr. Mehmet Öz, Dr. Ender Saraç ve diğerleri. Hatta bazı mankenler bile spor egzersizi üzerine uzman edasıyla çıkıp konuşabiliyor. Spor adamlarının olmadığı bir yerde, doktorlar da mankenler de spor uzmanları gibi davranıyor. Sonuç, toplumun%50’si obez! Futbol kulüplerinde de aynı süreç işliyor. Kulüpleri spor adamları yerine iş adamları yönetmeye başlayınca, başımıza neler geldiğini hepimiz gözlemliyoruz. Onun içindir ki, 2013 yılı için ‘Bir müsibet bin nasihatten evladır’ sözünü hatırlatarak mesaj vermek istedim. Yeni yılda, gerçek spor adamları tarafından yönetilen bir Türk sporu olması dileğiyle...