07 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
12 Ekim 2016 Çarşamba, 09:36:58 Güncelleme:09:41:56

Memenizi sevin!

 

Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı. Her tarafta meme kanserine dikkat çekmek için kampanyalar, ilanlar ve etkinlikler düzenleniyor. Her yıl 1.4 milyon kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Bu da kadınlarda en çok görülen kanserin memede geliştiği anlamına geliyor

“Memenizi Koruyun” kitabının yazarı radyolog Prof. Ayşegül Özdemir ile meme kanseri hakkında doğrular ve yanlışları konuştuk... Siz de bu sene taramanızı atlamayın, olur mu!

- Meme taramaları için kadının âdet döngüsü dikkate alındığında en uygun zaman diye bir şey var mı?
Aslında radyolojik açıdan her zaman uygundur, tanıyı etkilemez. Lakin mamografi çekmek için meme sıkıştırılır. Sadece âdet döngüsü değil aynı zamanda psikolojinizin de güçlü olduğu zamanda tarama yapılsın. Âdet dönemine yakın hassasiyet varsa gelmemeyi tercih etsin.

- “Fibrokistik” yapı ne demek?
Mamografi yapılan kadınların %95’inde kist, denz, fibrokistik hastalık gibi terimlere rastlanır. Kanser şüphesi gibi öne çıkan başka bir bulgu yoksa hekimler hastalara memelerinin fibrokistik yapıda olduğunu söylerler. Bu kadınlar kanser risklerinin arttığı endişesiyle sık sık muayeneye gider ve biyopsi önerilerini kolaylıkla kabul ederler. Aslında fibrokist diye bir şey yoktur. Bu uydurma bir sözcüktür. ‘Fibrokistik değişiklikler’ tanısı günümüzde gereksiz, tetkik ve ameliyatların en yaygın gerekçelerinden biridir.

‘AİLENİZDE DEĞİL SİZDE KANSER OLMASI EN MÜHİMİ’
- Ailesinde meme kanseri olanlar en yüksek risk grubu mu?
Ailenizde meme kanseri olması değil sizde meme kanseri olması en mühimidir. Bir kere meme kanseri geçirmiş bir kadında genetik veya başka faktörlerden dolayı tekrarlama eğilimi vardır. Ailenizde meme kanseri olmasından ziyade kaç yaşında olduğu ve size ne kadar yakın olduğu önemlidir. Halanızın meme kanseriyle annenizin meme kanserinin size olan etkisi farklı olduğu gibi annenizin 40 yaşında meme kanseri olmasıyla 80 yaşında meme kanseri olmasının etkisi de farklıdır.

- Erken âdet görenler meme kanserine daha mı çok yakalanır?
Bu östrojen progestronla, üreme yeteneğinizin olduğu süreyle alakalı. Âdet görmeye ne kadar erken başlar ve geç bitirirseniz, bu östrojene maruz kaldığınız sürenin artması demektir.

- Çok doğurmak ve çok emzirmek meme kanserinden korur mu?
Bu göreceli bir durumdur. Diyelim ki bir kadın 13 ila 45 yaş arası âdet gördü. Onun östrojene maruz kalma süresi, 52 yaşında menopoza giren kadından daha kısadır. Bu çok küçük bir farkla erken menopoza gireni diğerinden daha avantajlı hale getirebilir. Emzirdiğiniz süre boyunca östrojen düşüktür. Aynı şekilde hamileliklerin sayısı ne kadar fazlaysa o dönemlerde östrojen miktarında düşme olur. O nedenle de (göreceli olarak) ne kadar geç yaşta âdete başlarsan, ne kadar erken menopoza girersen, ne kadar çok hamilelik geçirirsen ve ne kadar uzun emzirirsen östrojene maruz kalma süren azaldığı için, meme kanseri riski bunlar olmayanlara göre biraz daha az diye düşünülebilir.

‘MOMOGRAFİNİN YARARI ZARARINDAN FAZLADIR’
- Meme kanseri elle hissedilir mi?
1 cm’ye kadar elinizle hissedilmez. 1 cm’den sonrası katlanarak büyür. Kanser standart bir hastalık değildir ve herkeste farklı seyreder. Kanserle savaştan kayıpsız çıkmanın en güvenilir yolu, kanserin dolaşıma girmeden önce yakalanmasıdır. Mesela ikinci evrede tanı koyulan bir kadın sıfır ve birinci evrelere göre daha şanssızdır lakin üçüncü evreye göre şanslıdır.

- Ultrason mu? Mamografi mi?
Mamografi herkese gerekli, ama ultrason mamografiden memesini gördüğümüz hastanın sadece bir kısmına gereklidir. Türkiye’de genel uygulama tam tersi şekilde: her kadına ultrason, mamografi. Yararı olmayan bir şeyi isterseniz ayda bir yapın meme kanserini görmezsiniz; işte bu bir zarardır. Yani radyasyon almasın diye yanlış yöntemle tararsanız hastaya zarar verirsiniz; mevcut kanseri atlarsınız.

- Mamografi zararlı mı?
Gereksiz olan her şey zararlıdır. Mamografi her yaşta yapılır, önemli olan neden yapıldığıdır. 40-55 yaşları arasında yılda bir, 55-74 yaşları arasında iki yılda bir yapılan mamografide 100 bin kadından 86’sında kanser gelişebileceği, buna karşılık 497 kadının erken tanıyla meme kanserine bağlı ölümden korunabileceği gösterilmiştir. Mamografinin yararı, potansiyel zararından çok daha fazladır.

- Silikonlu memede kanser olur mu?
Meme hücresinin olduğu her yerde meme kanseri gelişebilir. Estetik cerrahi planlıyorsanız mutlaka meme kanseri taraması yaptırın. Meme estetiği geçirildikten sonra tanı zorlaşır.

- Deodorantlar ya da lazer epilasyon meme kanseri riskini artırır mı?
Bu iddiaların bilimsel kanıtı yoktur.

- Mamografi ya da ultrason sonuçlarını seneler içinde saklamak lazım mı?
Sizde bir kitle bulsam ve bunun bir sene önce de orada olduğunu bilsem önerim farklı olur. Onun için tek bir radyoloğunuz olmalı. Radyolog, bir nokta koyuyor, ikinci noktayı o koymazsa onun ayrı kitle olduğunu bilemez.

 

Meme taramaları ne sıklıkta yapılmalı?

Senede bir güvenli bir süredir. Eğer siz daha iyi olacağını düşünüyorsanız birkaç senede bir mamografi yaptırın ya da hatta hiç yaptırmayın; kendi kendinize muayene edin. Yeterince bekleyen her kadın kendi memesindeki kanseri bulur. Bunun için doktora gitmesine gerek yoktur. Bizim bir sene güvenli süredir dememizin sebebi evre 0’da ya da 1’de bulunabilmesi içindir.

 

Kendinizi gereksiz işlemlerden korumak için 9 öneri

1- Hiçbir meme biyopsisi acil değildir!
Panik, yanlış kararlar aldırır! Sakin olun. Derhal karar vermeye çalışmayın. Memenizdeki kanserse zaten yıllardır oradadır, birkaç hafta daha bekleyebilir.

2- Bedeniniz üzerindeki denetim yetkinizi “hekimlere” devretmeyin.
Bedeniniz size aittir! Hekimlerinizi “karar verici” değil, “rehber” olarak görmeye çalışın.

3- İnsanlar yardım etmeye çalışırlar. Peşlerine bilinçsizce takılmayın.
Herkesin bir “fikri” vardır ama “bilgisi” olan azdır. Ağızdan ağıza anlatılanlara fazla itibar etmeyin. “Aile meclisi” kararları mantıksal olmaktan çok, duygusal olmaya meyillidir. Durumunuzu kendi başınıza değerlendirmek konusunda kararlılık gösterin.

4- Bilgi kirliliğine kapılmayın.
Magazin haberlerine fazla itibar etmeyin. Medyadan ve internet sitelerinden çok bilgi toplayabilirsiniz ama bilimsel olanları ayıklamanız zordur!

5- Danışma yöntemini doğru seçin.
Hekimlerle “yazışmayı” ya da “telefonlaşmayı” değil, “yüz yüze” görüşmeyi tercih edin!

6- Konuyu doğru dalda uzmana danıştığınızdan emin olun.
Radyoloji ile ilgili yorumları radyoloji uzmanlarına sorun.

7- Başka hekimlere de danışın, ama dikkatle seçerek.
Olasılıkları her yönden görmeye ve anlamaya çalışın. Herkesin yaptığı şey doğru demek değildir. Çoğunluğun ne dediğinden çok, mantığınızın ne dediğiyle ilgilenin. Eleştirel düşünebilmek için çoğunluk görüşe değil, farklı görüşlere gereksiniminiz vardır.

8- Hekimlerinizle açık konuşun.
Bütün sorularınıza yanıt aldığınıza emin olun. Beklenmeyen bir haberin etkisiyle psikolojik durumunuz konuşulanları doğru algılamanızı ve hatırlamanızı zorlaştırabilir. Eleştirel bir yöntemle yeterince okuyup düşündüğünüzde sorularınız netleşecektir. Bunları yazın. Sonra hekiminizden konuyu tekrar tartışmak için randevu alın. Bu randevuya, durumunuza sizinle birlikte kafa yoran eşinizi veya arkadaşınızı da götürün.

9- Hekimleriniz de insandır!
Hasta-hekim ilişkisi, insan-insan ilişkisidir. Hekimlerinizin de bunalmış, duygusal ya da dikkatsiz anları vardır. Üstelik hiç kimse sürekli olarak aynı verimlilikte çalışamaz. Önyargısız ve anlayışlı olmaya çalışın. Görüşmenizin verimli geçmediğini ya da birbirinizi iyi anlamadığınızı düşünüyorsanız farklı bir gün tekrar görüşün.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Çarşamba 29 MPH
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı