Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "ZAMAN geçtikçe mesleğime âşık oluyorum" dedi genç kadın... "Bir mucize gerçekleşiyor gözlerimin önünde." Şaşırdım. 20 seneden fazladır ebelik yapıyordu bunu söyleyen insan. Pek az para kazanıyor; pek zor bir iş yapması bekleniyordu ondan. Antalya'dan Birsen Ebe'ydi konuşan ve Zeynep Kamil'den Tuba ve Moda ASM'den Ayça... Üç şahane kadınla birlikte öğle yemeği yiyorduk o gün. Türk Jinekoloji Derneği'nin kongresindeydik hep birlikte. Beni de konuşmacı olarak davet ettikleri ebelik oturumları TJOD kongresinde ilk defa yer bulmuştu kendine. Bu yer buluş, ebelerin doğum diyarına geri döneceğinin ilk sinyali olarak da algılanabilir...

        *

        Ebeler Derneği Başkanı Nazan Karahan bu geri dönüş için canla başla çalışıyor. Söyleyecek çok sözü, yapacak çok işi olan bir kadın. Doğal doğumun medikalize olana göre çok daha ucuz ve daha sağlıklı olduğunu; rutin uygulamaların ve doğuma yapılan müdahalelerin kadının faydasına olmadığını söylüyor konuştuğumuzda. Ebelere yatırım yapılmasının; mesleki erklerinin onlara iade edilmesinin, doğru şekilde istihdam edilmelerinin ve eğitim olanaklarının artırılmasının toplumun çıkarına olacağını söylüyor...

        Zamane köy ebelerinin aksine lisans düzeyinde eğitim aldıktan sonra ebe olunuyor artık. Geleneksel bilgi bilimsellikle birleştiriliyor. Türkiye ebe bakımından zengin bir ülke: 43 bin 301 çalışan ebe var. Sayıca çoklar ama mesleklerini icra edemiyorlar. Gebe kadın, doktor yerine ebeyi tercih edemiyor; çoğu ebe de doktor asistanı gibi çalışıyor. (Hamileliğimde kontrollere gittiğim hastanenin ebesinin görevi benim kilomu ve boyumu ölçmekti... 4 senelik eğitimin sonunda bu mu ebenin hamileyle olan tek ilişkisi?)

        Ebeliğin doğru kullanılmadığı bizimki gibi ülkelerde hem sezaryen oranları hem de doğuma müdahale oranları Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı normallerin çok üstünde... Brezilya, Meksika, Tayland bu ülkelerden bazıları.

        Oysaki ebelerin doğum dünyasında tekrar aktif hale gelişiyle doğuma yapılan müdahaleler, anne-bebek ölümlerini çok daha azaltıyor... Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Örnekler ortada... Ebeliğin doğru uygulanışı açısından Hollanda en iyi rol modellerden biri. Hamile kalmak isteyen kadınlar doğrudan ebeyle bağlantıya geçiyorlar. Hamilelikleri ebe tarafından takip ediliyor ve bu takibin ücreti devlet tarafından ödeniyor. Ebe, gerek görürse gebeyi kadın doğum doktoruna yönlendiriyor; bunu da sosyal sigorta ödüyor. Kadın eğer doğrudan doktora gitmek isterse bunu kendi ödemek zorunda... Hollanda'da doğumların 3'te biri evde gerçekleşiyor.

        *

        Sezaryene karşı olduğum kadar normal doğum adı altında kadına eziyet edilmesine de karşıyım... Ebelerle bunu da konuşuyoruz uzun uzun. Doğum masasına yatırılıp hareket özgürlüğünün kısıtlanması, patlatılan su keseleri, doktoru tatile gidecek diye erken alınan bebeklerden bahsettikçe gözleri doluyor bazılarının.

        Oysaki doğum bir eşik diyoruz! Yeni bir cana hayat veren kadının bir anne olarak yeniden doğuşu... Onun en çok şefkate, anlayışa, desteğe ihtiyaç duyduğu an hayatında... Neden hak ettiği gibi olmasın? Neden ameliyat masalarında, spot ışık altında, eli kolu bağlı, hayatının en önemli olayında seyirci olarak yaşasın bu büyük değişimi... İnsanın nasıl dünyaya geldiği önemsiz bir konu mu?

        *

        Tanıştığım ebeler sayesinde bu ülkenin hamilelik, doğum ve doğum sonrası bakım sisteminde bir gün bir şeylerin değişebileceğine inanmaya başladım... Çok değil birkaç sene içinde loş ışıkta, güzel bir müzik eşliğinde, istediği gibi hareket ederek hatta suda, hiç müdahalesiz doğurmak isteyen kadınlar olacak her yerde. Hastaneler bu talebe karşılık verecek, doğum odaları düzenleyecekler. Bütün sistem buna göre yeniden yapılandırılacak. Bir bebeğin ve bir annenin doğuşu medikal değil duygusal bir an olarak algılanacak yeniden... Eğitimli ebeler ve kadınlar sayesinde; doğum diyarının başrolü tekrar asıl sahibine, kadına geri verilecek.

        Diğer Yazılar