Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GEÇENLERDE TIME Dergisi'nin kapağında boy gösteren 26 yaşındaki anne ve emzirdiği (4 yaşına yakın) oğlu birçok ülkede doğal ebeveynlik konusunun tartışılmasına yol açtı. Doğal ebeveynlik (attachment parenting) Amerikalı çocuk doktorları William ve Martha Sears'ın ortaya attığı bir kavram fakat Anadolu insanı ya da diğer Doğu halkları için hiç de yeni değil...

        Sears'lara göre, bebek her istediğinde emzirmek, her ağlamasına cevap vermek, birlikte uyumak ve "baby wearing" denen bebeği vücudunda taşımak doğal ebeveynliğin kuralları. Akımın takipçileri bu şekilde büyüyen çocukların ruhsal olarak daha sağlıklı yetişkinler olacaklarını düşünüyor. Makaleye göre işin kötü tarafı bunu uygulamayan anne babaların kendilerini "eksik ebeveyn" gibi hissetmeleri.

        Doğal ebeveynliği ve uzun süreli emzirmeyi kadını eve kapatmanın ve dünyanın yönetimini erkeklere bırakmanın bir yolu olduğunu iddia edenler de var. Elisabeth Badinter bu görüşün şiddetli savunucularından... Feminist akım, bu görüşü destekleyen yazılar kaleme alıp duruyor... Konu dünya basınında çok yankı bulunca bu konuda ne düşündüğümü soran birçok mail aldım... Gelin Türk usulü doğal ebeveynliğe yakından bakalım.

        *

        Doğal ebeveynliğin Batı versiyonu ısıtılıp tekrar önümüze konduysa da bizim topraklarda durum yurtdışındakinden farklı. Anadolu özünde doğal ebeveynliği senelerce uygulamış bir kültüre sahip.

        • Emzirme Türk toplumunda kabul gören, benimsenen bir davranış biçimi. Başka ülkelerin aksine bizde bebeğini emziren anneye yan gözle bakılmaz, hatta desteklenir.

        • Bebeğin ihtiyaçları Türk annesinin terazisinde estetik kaygılardan önce gelir. "Göğüslerim sarkacak" diye emzirmeyen anneye ben hiç rastlamadım.

        • Ağlama konusuna gelince, Türk anneleri genelde "Yabancılar ne güzel bebelerini koyuyorlar yatağa ağlasa da bakmıyorlar, biz bunu beceremedik" diye yakınırlar. Türk annesi ayakta sallar, ninni söyler, yanına yatırır ve genel eğilimi bebeğe kıyamamak şeklindedir.

        • Birlikte uyumak konusu 3 odalı daireler gibi imkânlarla popülerliğini yitirmiş olsa da Anadolu kadını kayınlarıyla paylaştığı evin bir odasında yaşadığından bebeğini zaten yanında yatırmaktan başka seçeneği olmamıştır. O oda onların aile odasıdır.

        • Bebeği giymek anlamına gelen "baby wearing" de bizim topraklarımızın gayet aşina olduğu bir uygulama. Bebeğini sırtına bağlayıp tarlada çalışan kadının hepimizin hafızasında bir yeri vardır... Puset ise bizim için bebeği sırtta taşımaktan çok daha yeni bir araç...

        *

        Bu topraklarda senelerce uygulanmış olan "öz doğal ebeveynliğin" önünde birtakım engeller varsa eğer bu da ülkenin sosyal şartlarından kaynaklanıyor... Bebek sahibi olan annelere sadece 4 ay ücretli izin veren iş kanunu, bebeklerin Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyesine göre "en azından 6 ay", daha iyisi "2 yıl" boyunca emzirilmesinin önündeki en büyük engel... Verin bakalım bir sene ücretli izin hakkı, bakın ne çok anne sütü alacak bizim çocuklarımız...

        Bizde durum

        UZAKTAN bakınca bizim evde de doğal ebeveynlik uygulanıyor gibi gözüküyor. Uzay 3 aylık olduğundan beri yanımızda yatıyor, 20 ayını bitirdi hâlâ emiyor, kendi kendine uyuyabilsin diye hiçbir eğitim vermedik, her türlü kumaş parçasını onu kucağımda ya da sırtımda daha rahat taşıyabilmek için denedim ama bunlar bizim için kendiliğinden gelişen durumlardı... Gece kalkmakta zorlandığım için yatağa aldım; nasıl keseceğimi bulamadığım için bu kadar uzun emzirdim, kollarım yorulduğu için sling kullandım...

        Şimdiye kadarki gidişat gayet umut verici ama yavaş yavaş sütü bırakması için çalışmalara, acaba kendi odasında mı yatsa diye yatak arayışlarına geçiyoruz... Değişiyoruz. Bizim de doğallığımız buraya kadarmış... Doğal ya da değil, meme ya da mama, yatak ya da oda fark etmez... Önemli olan herkesin kendi rahat edebildiği yolu bulması; velhasıl çocukların ruh sağlığına en iyi gelen şey mutlu, huzurlu ebeveynler bana kalırsa.

        Diğer Yazılar