SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Farklı olanı bulunuz

16 Eylül 2016 Cuma, 00:37:46 Güncelleme:08:39:45
Dicle Keskinoğlu

Dicle Keskinoğlu

[javascript protected email address]

 

Kadın erkek farketmez, hepimiz toplu halde bayılıyoruz; yargısız infaza, sorgusuz sualsiz eleştiriye.

Bütün yaz okuduk durduk; “vay efendim o topuklularla plaja gidilir miymiş?”. “Denize fönlü girilir miymiş?”, “Güneşin alnında makyajla dolaşılır mıymış?”

Her şeyin bir oluru, akla mantığa sığanı, göz ve nizamı varmış. Rivayete göre bu saydıklarımın aksini yapan “normaller” doğru yoldaymış. Diğerlerininki ise abartı, yapay, sevimsiz ve elbette rahatsızmış.

Bu genel rahatsızlık başkalarını da rahatsız ediyor olacak ki, ne zamanki bahsi geçen ve tribünlerde görülmesinden haz edilmeyen davranışa şahit olunsa, tez elden abalıya vurmalıymış.

Peki, hiç empati kurduk mu? Mesela kumda topuklu ayakkabıyla yürümeyi denedik mi? Boşuna, yürüyemezsiniz. Kansere çare bulursunuz, kumda o ayakkabılarla yürüyemezsiniz.

Ya da mesela dalgalı denize fönlü, makyajlı girip, tek bir tel bile ıslanmadan gelin başı şeklinde karaya çıkabilir misiniz?

Ben yapamam mesela. Kaldı ki denize girip çıktıktan sonra kulağımdan bile kum çıkar, fönü bozmamak şurada dursun...

KÖTÜ KALPLİ ANNE GİBİ

Bence yerdiğimiz, hor gördüğümüz bir çok farklılık ve acayipliğin arkasında aslında başarı var. Eleştir eleştir nereye kadar, belki de gün takdir etme günüdür.

Geçtiğimiz hafta Amerika Açık’ta mücadele eden Serena Williams’ı izledim. Ona ilk baktığınızda gördüğünüz şey kasları olabilir fakat her nedense ben bu sefer, mürdüm eriği renginde abiye bir elbise gördüm.

Sonra, kulağındaki sallantılı pırlanta küpeler gözümü kamaştırınca, dikkatimi kulağa kaydırdım. Derken tırnaklarıyla yüzleşip, dehşeti yaşadım.

Yüksek muhtemel, bir eşinin Pamuk Prenses’in kötü kalpli üvey annesinde bulunduğu takma tırnaklarıyla, bırakın servis topunu atmasını, raketi nasıl tuttuğuna bile hayret ettim.

Kendisinden zamanında Steffi Graf’ın kırdığı Grand Slam rekorunu kırması bekleniyordu. Olmadı. Fakat bence o kıyafetlerle tenis oynamayı becererek kendi alanında ciddi bir rekora imza attı. Üzerine atletle şort giyip tenisi herkes oynar. Siz kolaysa, tuvaletle, takıyla, takma tırnakla oynayın.

DÜNYAYI “NORMALLER” KURTARAMAZ

Geçen gün herkesin ultra özenerek hazırlanıp katıldığı bir düğünde, bilimum misafirin dönüp dönüp baktığı birisi vardı.

Kareli gömleğe, desenli papyon takmış, saçlarını dağıtmış, acayip ayakkabılarıyla takımını tamamlamıştı. Hepimiz onun yanında o kadar sıradan kaldık ki. Ama oturduğumuz yerden ağız burun kıvırıp, dalga geçmeyi tercih ettik.

İçten içe zevk bile aldık. Aslına bakarsanız hep farklı olanı yeriyor sırf sıradanız diye kendimizle övünüyoruz. Ama sorun şu ki, farklı olmak zor, sıradanlığın bir numarası yok.

Bana sorarsanız dünyayı bir gün farklılar kurtaracak. İskelede topuklu ayakkabıyla yürüyen takma platin sarısı saçlı kızdan bahsetmiyorum.

Gerçek farklılıklardan çekinmeyen, sıradanlığı reddenlerden bahsediyorum. Aslında cesareti ve yüksek özgüveni kastediyorum. Siz bunu bir düşünün.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN