10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
05 Kasım 2016 Cumartesi, 00:53:31 Güncelleme:08:47:03

Cadıya her gün bayram

 

Belirli günler ve haftaların birçoğuna karşıyım. Mazisi uzun yıllara dayanan, dini ve milli olanlarla bir alıp veremediğim yok. Her geçen yıl aralarına bir yenisi eklenen, yakın çevrede tebrik edilme talebi oluşturan, hediye alınması lazım gelen günlerle pek anlaşamıyorum. Nitekim, her gün elimde, güncellenmiş özel günler ajandasıyla dolaşmadığım için, yetişemiyorum.

Mesela bu yıl, sanıyorum iki kızım olmasından ötürü, Dünya Kız Çocukları Günü’nde bir sürü tebrik aldım. Ancak gelin görün ki, böyle bir günün varlığından bile haberdar olmadığım için ben anlamlandırana kadar gün bitti. Tebrik kısmına geçemedim.

ÜLKE GÖNDEMİ

Takdir edersiniz ki, takvimler hızlı ilerliyor. Bu hafta için Cadılar Bayramı’nı işaret ediyor.

Kendisine karşı değilim. Hatta çocuklar cephesinden bakarsak, eğlenceli bile buluyorum. Yalnız hakkında ortaya atılan muhtelif ve mualif görüşlere karşıyım.

Ülke gündemimiz, Cadılar Bayramı ile sallanıyor. Hala emin değilim; şimdi cadıya her gün bayram mı değil mi, cadılar bayramını kutlamak için cadı olmak gerekli mi, dahası malum gün caiz mi? Uykularım kaçıyor.

Milletçe cevapları ivedilikle bulabilirsek pek sevineceğim.

Tarihçesine eli klavye tutan her Google kullanıcısı kolayca ulaşabileceği için sadece özet geçme gereği duyuyorum. Uzun yıllardır Avrupa ve Amerika’da 31 Ekim’i 1 Kasım’a bağlayan gece kutlanan, önceleri yaz mevsiminin bitip kış mevsiminin başlamasını temsil eden, sonradan küçük çocukların korkutucu kıyafetlerle mahallelerindeki evlerin kapılarını çalıp şeker topladıkları bayram.

Önceleri Hristiyan kökenli dini bir bayramdı ancak bu bahsedilen yüzyıllar önceydi. Şimdi dini gitti, eğlencesi kaldı. Seküler ve popüler bir eğlence biçimi desek yerinde olur. Başka bir deyişle, kapı gıcırtısına oynayan Türk halkının, kapı gıcırtısına parti yapan ecnebi versiyonlarının günü. Amerika’da uzun zamandır çocuk bayramı olarak kutlanıyor.

Çocuklar kostüm giyiyor, şeker ve çikolatanın dibine vuruyor, resim çektiriyor ve eğleniyor.

MASUM BİR EĞLENCE

Başka bir deyişle müthiş masum, kendi halinde basit bir eğlence. Masum olmayan, Cadılar Bayramı’nı büyütmek, din ile özdeşleştirmek ve “Kandiller, Kadir Geceleri dururken Cadılar Bayramı da neymiş” şeklinde sorgulamak. Yok artık daha neler demeyi bir borç biliyorum. Cadılar Bayramı ile ideolojileri ya da dini neden karşılaştırıyoruz? Sevgililer Gününü, ikindi namazından sonra mı kutluyoruz da, Cadılar Bayramı kandilin yerini tutmaya kalkışsın. Ya da dinden korkumuz, ayıplanma endişemiz bu kadar mı ayyuka çıktı da, iki cadı kostümü giyip, bir balkabağı oymaktan korkar hale geldik. Alt tarafı Batı’dan görülmüş, beğenilmiş, uygulanmış milyarlarca detaydan birisi...

Bu arada şunu da belirtmek istiyorum; kızlarımın okullarında gayet şenlik tadında kutlandı.

ÜÇ NESİL BİR ARADA

Hatta büyük kızımın okulunda kostümün evde tasarlanması ve dikilmesi istendi. Aile boyu nasıl eğlendik anlatamam. Üç nesil oturup kumaş kestik.

Bence önemli olan, tıpkı diğer bir bayram ve özel gün gibi, ailenin bir araya gelip bir şeyler paylaşmasıydı. Adının ne olduğu çok da önemli değildi.

Kaldı ki çocuklarınıza milli ve dini bayramlarmızı gerektiği ölçüde öğretirseniz, çocuklar Cadılar Bayramı’nda el öpmeye, Kurban Bayramı’nda da kostüm giymeye kalkışmaz. Aradaki farkı kolaylıkla çözebilirler, nerede eğlenmeli, nerede saygıyla eğilmeli ayrımına varırlar. Bana kalırsa, kaotik ülke gündemimiz arasında, Cadılar Bayramı’nın caizliği tartışması saçma bir yöne doğru gidiyor. Cadılar Bayramı değil de hayat bayram olsa, daha çok insan daha az şeye kafasını takarmış gibi geliyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 18 MPH 12°
Kısmen Güneşli