SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Rusya’dan henüz ses seda yok

25 Ağustos 2016 Perşembe, 00:27:39 Güncelleme:08:39:59
Dilek Gappi

Dilek Gappi

[javascript protected email address]

 

Ağır salvolu küslüğü geride bırakmak adına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ziyareti ile Rusya’yla yeniden barış çubuğu yakıldı.

Ruslar’ın çekik gözlü, ‘bir şeyden korkmam bakışlı’ lideri Putin o kadar kükredikten sonra, Türkiye ile dargın kalmaya daha fazla cesaret edemedi.

Dünya o kadar hızlı yeniden şekilleniyor ki, küresel analizciler bu barışı birçok nedene bağlıyor.

İngiliz Daily Telgraph ise geçenlerde Rusya ile barışın ABD’ye verilen bir ikaz fotoğrafının ötesine geçmeyeceğini ikili ilişkilere ve özellikle turizme son buluşmanın sıcaklığının kolay yansımayacağını iddia etti.

İngilizler, yayınladıkları makalede Rusların bu yıl Türkiye’ye gelmeyeceğini vurguladı.

Biz fesat İngilizler kadar karamsar olmayalım.

Ne de olsa seyahat planları anında yapılmıyor. Antalya Alanya gibi Rusların sevdiği tatil yörelerinde yıl sonuna kadar ılıman iklim var ve Ruslar’ın bu aylardaki rezervasyonları barış çubuğunun yanıp yanmadığını gösterecektir.

BASTIRMAK LAZIM

Ticaret cephesinde ise yine aynı ‘bekleyiş’ hakim.

Egeli ihracatçılar birçok kalemde yüzde 40’a yakın düşüş yaşadıkları Rusya pazarından bir ses bekliyorlar.

Henüz çıt yok!

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, umutla beklediklerini ancak hala Rusya tarafında hareketlilik görmediklerini söylüyor.

Ege’den yapılan ihracatta 2015’de 259 milyon 200 bin dolar olan ilk 10 ay rakamı, 2016’da 177 milyon 849 bin dolara geriledi ki bu oranlarda önceden kurulan bağlantıların payı büyük.

Ege Bölgesi’nin Rusya’ya yaptığı ihracatta, ilk üç sırayı su ürünleri ve hayvancılık mamulleri, tütün ile yaş sebze ve meyve alıyor.

Türkiye ve Rusya arasında yaklaşık 30 milyar dolarlık ticaret hacminin büyük kısmını elbette enerji oluşturuyor ancak kalan kısım tarım ağırlıklı olsa da Ege’nin payı potansiyeline oranla hayli düşük.

Ama şimdilik dengeler ters.

Türkiye’nin tarım ürünleri ithalatında 2.8 milyar dolar ve yüzde 23 pay ile Rusya Federasyonu yer alıyor. Ağırlığı tarımsal hammadde ithalatı oluşturuyor.

Düşünün soğuk ülke her yanından bereket fışkıran bu topraklara tarım ürünü satıyor!

Söz konusu Rusya pazarı ise alınacak çok yol var.

Bugünlerde ticaret, sanayi odaları ve ihracatçıların Rusya seferleri düzenlemesinde, Rusları biraz sıkıştırmakta  fayda var.

Tabii ilişkilerimizde, İngilizlerin iddia ettiği gibi, dünyaya farklı amaçlarla verilen bir pozun ötesine geçilebilirse...

Yazık bu gençlere

Vekil ya da belediye başkanı değilim, bir işletmem, tesisim de yok. Yerel ölçekte çalışmalarını sürdüren mütevazı bir gazeteciyim.

Ama bilgisayarımda son iki ayda iş arayan  gençlerin cv’lerinin sayısı çoktan 50’yi aşmıştır. Genellikle iki günde bir aranıyorum, “Dilek Abla var mı bir gelişme diye”

Onlar adına keyfim kaçıyor, moralim bozuluyor. Çoğu pırıl pırıl, bu kentin üniversitelerinden mezun gençler. Şimdi neredeyse herkes “Kapatılan üniversiteler sayemde devletleştirildi” diyor, eksik kalmayalım evet biz de birkaç kez konuyu yazmıştık ama madalyonun öte yüzü bu işte. “İstanbul’a gitmekten başka çareniz yok” demek her geçen gün daha zorlaşıyor.

Ekonominin gidişini görmek için göz boyayan gündemlere değil, asgari ücrete razı gençlerin buna rağmen yaşadıkları çaresizliğe bakılmalı.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN